Mehmet Koç

Göreve yeni başlayan Ağrı Valimizi bu yazının dışında tutmak gerekir. Çünkü bir valinin şehre ne kazandırdığını değerlendirmek için zamana ihtiyaç vardır. Asıl ölçü, görev süresi sona erdikten yıllar sonra geriye ne kaldığıdır.

Ağrı, geçmişte görev yapan bazı valilerin bugün bile hatırlanmasını sağlayan önemli hizmetlere tanıklık etti.

Öyle hizmetler vardır ki aradan yıllar geçmesine rağmen ayakta kalır. Bu hizmetler belediyeler tarafından cadde sokaklara verilen isimlere benzemez. Çünkü cadde ve sokak isimleri her zaman değişebilirken, o hizmetlerin üzerindeki isimler kolay kolay silinmez. Çünkü insanlar yapılan hizmeti unutmaz.

Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, 12 Eylül döneminde Ağrı Valiliği yapan Kutlu Aktaş;

Ağrı’daki görevi döneminde sanayi, ağaçlandırma ve turizm alanlarında çeşitli yatırım ve hizmetleri imza attı. Özellikle Van yolu çevresindeki ağaçlandırma çalışmaları, sanayi sitesi ve Balık Gölü’ndeki turizm yatırımı sayılabilir.

Balık Gölü’nde yapılan otel ve diğer tesislerin bugün harabeye dönmüş olması ise, bir başka gerçeği ortaya koyuyor:

Bir hizmeti yapmak kadar, onu yaşatmak da önemlidir.

Bir vali gider, başka bir vali gelir. Bürokratlar değişir, yönetimler değişir. Fakat ortaya konulan eser doğru yerde ve doğru amaçla yapılmışsa şehirde yaşamaya devam eder.

Ağrı’nın yakın geçmişinde spor alanındaki çalışmalarıyla hatırlanan valiler de vardır.

Özellikle Lütfi Yiğenoğlu döneminde spora verilen önem, bugün hâlâ spor tesisleri ve stadyumlar üzerinden hatırlanmaktadır. 99 ve 2000 li yıllarda vali Yiğenoğlu’nun desteğiyle Doğubayazıt‘ın iki takımı üçüncü ligde oynuyordu.

O nedenle bir valinin adının bir stadyumda yaşaması, aslında sadece bir tabeladan ibaret değildir. O isim, şehir hafızasında yapılan işlerle birlikte yaşamaktadır.

Daha geriye gittiğimizde ise Vali Şevket Ekinci adı karşımıza çıkıyor.

Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı çevresindeki olası konumuyla ilgili çalışmaların yoğunlaştığı dönemde, bu bölgenin değerlendirilmesine yönelik sosyal tesis ve turizm çalışmalarının başlatılması da Ekinci döneminin hatırlanan girişimleri arasında.

Bugün Ağrı’nın geçmişine baktığımızda şunu daha iyi anlıyoruz:

Bir valinin başarısı, görev yaptığı dönemde kaç toplantıya katıldığıyla değil, görevinden ayrıldıktan sonra şehirde ne bıraktığıyla ölçülmeli.

Çünkü makamlar geçicidir.

Valilik konutu, makam aracı, protokol sıraları ve resmi törenler bir gün sona erer.

Ama bir yol kalır.

Bir ağaçlandırma alanı kalır.

Bir sanayi sitesi kalır.

Bir spor tesisi kalır.

Bir turizm yatırımı kalır.

Ve en önemlisi, insanların hafızasında “Bu hizmet şu vali döneminde yapılmıştı” cümlesi kalır.

Bugün Ağrı’da bazı valilerin isimlerinin tesislerde, yapılarda veya yatırımlarda yaşamaya devam etmesi biraz da bunun göstergesidir.

Elbette her yatırımın eksikleri olabilir. Bazıları zamanla bakımsız kalabilir, bazıları işlevini yitirebilir. Ancak burada önemli olan, şehir için bir şey yapma iradesinin ortaya konulmuş olmasıdır.

Bugünün yöneticileri için de asıl ders burada yatıyor.

Yeni görev yapan valilerden beklenen, geçmişin hizmetlerini küçümsemek ya da her şeyi yeniden kendi döneminden başlatmak değil; iyi yapılanı korumak, eksik olanı tamamlamak ve kendi döneminden de gelecek kuşaklara kalacak eserler bırakmaktır.

Sokak ve cadde isimleri değişebilir.

Tabelalar değişebilir.

Yönetimler değişebilir.

Ama şehre gerçekten hizmet edenlerin bıraktığı izleri değiştirmek kolay değildir.

Çünkü bazı isimleri tabelalar değil, yaptıkları hizmetler yaşatır.


Mehmet Koç

Doğubayazıt doğumlu. Ankara Maliye Okulu ve İktisat Fakültesi Maliye Bölümü mezunu (SMMM). Maliye ve Sağlık bakanlıklarında görev yaptı.

İki dönem Doğubayazıt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına seçildi.

Ağrı’nın ilk Sürekli Basın Kartı sahibi.