Serdar Kaya
Vêk êxistin Ehmedê Xanî
Navê nûbihara biçûkan lé danî.
Ehmedê Xanî onları derledi
Küçüklerin ilkbaharı adını verdi
Ne ji bo sahîb rewacan
Belki ji bo biçûkê kurmancan.
Yazmadı seçkin kimseler için
Belki Kürtlerin çocukları için.
Okulların açıldığı bu günlerde Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize daha doğrusu eğitim camiamıza faydalı olur diye Ehmedı Xanı’nın (Ahmedı Hani) eğitim manifestosu niteliğinde olan Nubihara Biçukan adlı eserinde ki, eğitim ve metotlarını sizlerle paylaşmak istedik.
Nübihara Biçukan, Kürtlerin dini ve milli önderlerinden Ehmedé Xani nin günümüze ulaşan ve ona ait oldukları kesin olan dört eserden biri ve kronolojik olarak ilkidir.
Nubihara Biçukan, Xani’nin "Mem û Zîn’in gölgesinde kaldığı için hak ettiği ilgiyi görememiş.
Xanî, medreselerde okutulan Arapça ders kitapları arasına Kürtçe ders kitaplarını da katmak ve böylece Kürtçeyi eğitim dili haline getirmek amacıyla hazırladığı "Nübihara Biçûkan" ile medreseye yeni başlayan Kürt çocuklarının kendi anadillerinin temel kelime ve terimleriyle tanışmalarını hedeflemiştir.
Nubihar, didaktik şiir tarzında manzum olarak yazılmıştır.
Doğu dillerinde manzum sözlükçülük geleneği ve Xanî ile
Nûbihar’ının bu gelenekteki yeri, İçerik dikkatle incelendiğinde Xanî nin bu sözlüğü ne denli bir pedagojik perspektifle hazırladığı ortaya çıkacaktır.
Bu Kürtçe kitap ilk Kürtçe-Arapça sözlük denilebilir. Ehmedê Xanî manzum bir şekilde Kürtçe kelimelerin[ya da Arapça kelimelerin Kürtçe] karşılıklarını vererek bir sözlük hazırlamıştır. Kitabı çocuklar için hazırladığı için bu ismi uygun görmüştür.
"Nûbihara Biçûkan"nın genelde Kürt dilinde, özelde de Kurmancî lehçesinde yazılmış ilk sözlük olması, bu alandaki boşluğu doldurmuştur.
Beyitlerde karşılıklı olarak yer alan Arapça-Kürtçe veya Kürtçe-Arapça kelimeler rast gele değil, belirli konularda yoğunlaşmak üzere seçilmişler.
Xanî bu seçim ve yoğunlaşma çerçevesinde konuları işlemede yakından uzağa, kolaydan zora, bilinenden bilinmeyene ve tümdengelim yöntem ve tekniklerini başarılı bir şekilde uygulayıp pedagojik bir perspektif sergilemiş.
Ehmed-é Xani bütün eserlerinden olduğu gibi Nûbihara Biçûkanı da Allah’ın adını anarak Yazmaya başlamıştır.
Kendisi Allah’a ve Hz. Peygambere inandığı gibi eserlerini okuyanlara da bu düşünceyi telkin etmektedir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,
Her ilmin başlangıcı Âlim Allah’ın adıdır.
Hamdler, övgüler ve tüm şükürler ona,
Çünkü O, merhamet eden yaratıcıdır.
İnsana dili veren zaten odur.
Sanki fesahat ve beyan aracıdır.
Dünyada ne kadar salâvatlar varsa,
Ümmi peygamberimiz hepsinin alıcısıdır.
Ehmedé Xanî ye göre melek tabiatı üzere yaratılmış olan çocuklara eğitimin ilk çağlarından beri Kur’an-ı Kerim dersi verilmeli, Kur’an dan sonra da İslam Akaidinin temel esasları onlara kavratılmalıdır:
Kur’anı bitirdiklerinde güzelim çocuklar,
Siyah-beyaz yazıyı tanımaya çalışsınlar.
Takı, bu bir kaç siyah-beyaz yazıyla çocuklar,
Melek tabiatları üzerinde kalsınlar.
Eğer Kur’an ve din eğitimi verilirse çocuklar melek tabiatları üzerinde kalmaya devam edecekleri gibi onları zihnî ve Fıtrî kabiliyetleri körelmemiş, daha da açılmış olacak, yetenekleri inkişaf edecektir:
Zihnin tüm kapıları onlara açılsın,
Her ne okurlarsa, kolayca anlasınlar.
Ehmedé Xanî’nin, ümidini bağladığı, başka bir ifadeyle ona göre gelecekle ilgili olarak ümit bağlanması gereken çocuklar, işte bu eğitimi alan, yani zihninde itikat temeli atılan zeki ve başarılı çocuklardır:
Çocuklardan vardır güzel bir ümidimiz,
Derslerini çalışsınlar, boş işlerle uğraşmasınlar.
Ödev ve derslerini her an okusunlar,
Bizi de iyilik ve güzellikle ansınlar.
Ellerini açıp dualarla bizi hatırlasınlar,
Bizleri andıklarında Fatihalar salsınlar...
Ehmedé Xanî, Nubihar’ında çocukların bilmesi gereken temel itikadî meseleleri manzum bir şekilde aşağıdaki tertip üzere zikretmektedir:
İlah Allah’tır elçi Resulullah’tır ey Allah’ı tanıyan,
Halife dörttür, her dördü de önderdir ey Müslüman!
O dörtten biri Ebu Bekir, diğeri ise Ömer ve Osman,
Sonuncusu Alı’dır hiç bir şüphe olmadan!
Mezhep imamlarını çok iyi bilmen gerekir candan,
Muhammed, Malik, Ahmed, diğeri kim? Numan.
On iki imamın adını yine bilmelisin candan,
Ali dört, Hasan iki, Muhammed üç tanedir ey can!
Diğeri Hüseyin, Musa ve Cafer'dir ey insan,
Bil ki şüphesiz bunlardır en üstün imamlardan!
On zat vardır ki, belirlenmiştir ashaptan,
Cennete girme müjdesini almışlar Allah’tan,
İlki Ebu Ubeyd’e gelir, diğeri her dört yaran,
Sonra Said, Sad, Talha, Zübeyr ve Abdurahman.
Kesin bilgimiz olmalı Hazret-i Resulullah’tan,
Babası anası kimdir; doğmuş, ölmüş ne zaman!
Ömrü altmış üç idi veda ederken dünyadan,
Tam elli üç yılı Mekke de geçti altmıştan...
Peygamberliği geldi, kırk yaşına geldiği zaman,
Kalan yirmi üç yılında kendisine indi Kur’an.
Ey Allah’ım, kendi lütfün la ümmetine et ihsan,
Kur’an ve imanla gönder onları bu dünyadan!
Bir şehsuvar gibi sürdükçe ümmetini atından,
Cennete götürsün tümünü, hesap meydanından.
Görüldüğü üzere Xanî, bir Müslüman evladının;
Allah’ını,
Peygamberini,
Kitabını,
Dört Raşid Halifeyi,
Dört Amelî Sünnî mezhep imamını,
Ehl-i Beyt’in on iki imamını,
AshabI kiramdan Aşere-i Mübeşşereyi,
Çok iyi tanıması gerektiğini ifade etmekte, bunları bilmeyi dinî/itikadî bir görev olarak telakki etmektedir.
Din ve itikadan bahsedilince ahlak konusu da hatıra gelmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadisinde;
"Ben ahlak güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildim."
Buyururken diğer bir hadisinde;
"İslam, güzel ahlaktan ibarettir."
Buyurmaktadır.
Ehmedé Xanî de bu temel ve evrensel din anlayışından dolayı itikadî meselelerden bahsederken konuyu ahlaktan soyutlamamakta, itikad ile ahlak konularını beraberce, yan yana ve iç içe ele almaktadır;
Perde güzel gönül devletinin önünden bir kalkarsa,
Güzel Gülistan bülbülünün gönlünden gamlar gider...
Öyle bir bilen ki, iyilikle tanınmış olsa,
Hilim, sabır ve vakarla olgun bir insan eder!
Ardına düşmen gerek, şayet bir maksadın varsa,
Ya o Mabudun ise, kendini hepten ona ver!
Her kim ki ilmi bırakıp hep cahil kalsa,
Kapları altın değil, sadece kaplama eder!
Kibir dayanağın olsa sende yoktur bir cevher,
Sırtındaki kitaplar sana kazandırmaz değer!
Şeyhlik, sofilik ve keramet; ilim, okumak ve amel,
Uzlet yerin sınıfın, tarikatın İslam, bunda yok bir halel!
Şayet olmak istersen kahraman, önder ve muteber,
Yalan-yanlışı söyleme, seni paramparça da etseler...
Her kim ki elini çekse dünyanın eteğinden,
Şüphesiz ki, rütbesi yükselir insanlar içerisinden.
İstemezsen kimse seninle yarıştırsın kanat,
İlmi oku hem ameli kendine eyle sanat...
Her kim ki, iyi bir ilim okumuşsa şayet,
Budur ona dünyada en büyük servet!
Yenibahar mevsiminde dilbersiz kır boş gelir,
Bundan iyi ömür olamaz, bu hal bana çok hoş gelir.
Sert de olsa öğretmende bir gönül olmalı,
Şükreden kul olmalı, geniş bir çöl olmalı!
İtikad, ahlak ve eğitim mesajlarıyla dopdolu olan Nubihar
İsimli manzum lügat kitabından Ehmedé Xanî nin çıkardığı netice ise şudur;
Kurtuluş yolunu arıyorsan şayet harıl harıl,
Mucizeler sahibi Muhammed in yoluna sarıl!
Mustafa ya inen şu Kur’anı duy,
Razı ol, gel de inan haydi ona uy!
Şefaatçim Hz. Ahmed e selamlar olsun
Şefaat ederken ben Ehmed-i de duysun!
Yukarda da izah edildiği gibi Ehmedı Xani, 32 yaşındayken çocuklara yönelik yazdığı bu eseri, eğitim manifestosu niteliğindedir.
Evet, bu izahatlardan sonra, Nubihara Biçuka’ın genel bir değerlendirmesini yaptığımızda, Ehmedı Xanî karşımıza bir pedagog olarak çıkmaktadır.
Bu bağlamda Ehmedı Xani‘nın, Eğitimin amaç ve ilkeleri ile ilgili görüş ve düşüncesini özet olarak şöyle sıralayabiliriz;
1. Her külfetin bir mükâfatı vardır. Öğrendiklerinizi tekrarlayarak pratiğinizi geliştirin. Bilgi insan iradesinin ve gelişmesi için gereklidir.
2. insan iradesinin merkezi akıl, duygunun merkezi gönüldür. Bilim güzüyle görün, duygu gözüyle sevin.
3. Öfke ve kavgayı-savaşı değil, barış, sabır ve hoşgörüyü tercih edin Çünkü bunlar birliği ve beraberliği olgunlaştırır.
4. Amacınıza, ülkünüze doğru yönelin, zaman kaybetmeden yol alın hedefinizi Kâbe gibi bilin.
5. Bilgisizliğinizi, cehaletinizi bilgiyle giderin, bunu yapmakla değer kazanır ve yücelirsiniz.
6. Kibir cehaletin eseridir. Duyguların binicisi akıl olmalı, dizgin daima aklın elinde olmalı.
7. Bilime sarılın, zira o size bilinmeyeni bahşeder.
8. Eğer saygın biri veya lider olmak istiyorsanız, doğrulardan asla şaşmamalısınız. Duruşunuz ısa, Musa, Sokrat, Halacı Mansur, Bistamî, Suhreverdi ve Pir Sultan Abdal duruşu olmalı. Zira adaletsizliğe karşı onurlu duruşta tanrı duruşu vardır.
9. Her ne yaparsanız, ne işlerseniz güzel yapın, cazip ve etkileyici olsun,
10. Yarışta öne geçmek istiyorsanız ilme yönelin, âmâlı kendinize sanat eyleyin.
11. Her kim ki bir ilim tahsil etmişse, farkındaysa o bir devlet sahibi olmuştur.
12. Yaşama ve sevdiklerinize bahar sevgisiyle sarılın, sarılın ki bahar çiçekleri gibi açılsın.
13. Eğitmenleriniz taş yürekli olsa bile, siz daima onlardan isteyin, isteyin ki elde edebilesiniz.
Bu eserle Kürt dili üzerine ilk çalışmayı yapan Xanî, görüldüğü üzere Kürtçeyi çocuklara kurallı olarak öğretiyor. Zaten yukarda ki, mısralarında da ifade ettiği gibi bu eseri Kürt katmanlarının çocukları için yazmıştır.
Kısacası, Xanî bu eserinde çocuklara ahlakı ve bilimi işaret ediyor, ana dilinin yanında çağın geçerli bilim dilini de iyi öğrenmeleri gerektiğini öğütlüyor.
Nubihara Biçukan hakkında ki bu kısa bilgilerden sonra, bizde, Allah dostu ve Gönül insanı olan bu büyük dehayı rahmet, minnet ve saygı ile anarak yazıyı noktalıyoruz.
Selam ve duayla
FAYDALANILAN KAYNAKLAR:
1) Prof. Dr. Kadri Yıldırım Ehmedé Xani Külliyatı l - avesta yayınları İstanbul 2008
2) H. Mem, Üçüncü Öğretmen Xanî, - İstanbul Kürt Enstitüsü Yayınları, İstanbul 2002.
3) Prof. Dr. M. Salih Geçit Güneşin Doğduğu Yerden Din, Ahlak ve Eğitim Rehberi Doğubayazıt 2008