Ağrı Dağı çevresinde yıllardır tartışılan “Nuh’un Gemisi burada mı?” sorusu, 2026 yılında başlatılan kapsamlı bilimsel çalışmalarla yeniden uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı. Doğubayazıt ilçesindeki gemi biçimli Durupınar Formasyonu’nda yüksek çözünürlüklü yeraltı taramaları, üç boyutlu modelleme ve karot sondajlarıyla bölgenin yapısı araştırılıyor.
Çalışma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında, Noah’s Ark Scans iş birliğiyle ve resmi izin kapsamında yürütülüyor. Projenin ilk aşamalarında GPS ve LiDAR tabanlı haritalama, üç boyutlu modelleme, GPR ve elektrik özdirenç yöntemleriyle yeraltı görüntülemeleri gerçekleştirildi.
Yeraltında ne var?
Araştırmayı dikkat çekici hale getiren noktalardan biri, önceki jeofizik taramalarda formasyonun altında tespit edildiği bildirilen doğrusal yapılar, dik açılar ve koridor benzeri anomaliler.
Projenin metodoloji verilerine göre 2014-2021 yılları arasındaki ERT ve GPR çalışmalarında doğrusal anomaliler ve dik açılar belirlenirken, 2019 radar verilerinin 2023'teki analizinde koridor ve oda benzeri olarak yorumlanan bazı yapılar haritalandı. 2024'te alınan toprak örneklerinde ise formasyonun içindeki örneklerde dışarıdakilere göre yaklaşık üç kat daha fazla organik materyal tespit edildiği bildirildi. Ancak araştırmacılar bu bulguların Nuh’un Gemisi'nin bulunduğunu kanıtlamadığını özellikle vurguluyor.
Bu kez toprağın altına sondaj yapılıyor
2026 çalışmalarıyla araştırma yalnızca yüzey ve radar görüntülemeleriyle sınırlı kalmadı. Eylül ayında Durupınar Formasyonu'nda karot sondajlarına başlandı.
Araştırma ekibinin açıklamasına göre formasyonun içindeki ve dışındaki belirlenen noktalarda 18 metreye kadar derinlikten örnekler alınmaya başlandı. Ekip, bazı sondaj noktalarında organik madde açısından zengin katmanlar ve boşluklarla karşılaşıldığını bildiriyor. Bunların ne olduğunun belirlenmesi için örneklerin bağımsız laboratuvarlarda incelenmesi gerekiyor.
Dolayısıyla araştırmanın en kritik kısmı bundan sonra başlayacak. Karot örneklerinin yapısı, yaşı ve organik içeriğine ilişkin laboratuvar sonuçları, Durupınar'ın oluşumuna dair bilimsel tartışmada yeni veriler sağlayabilir.
Yeraltına özel araç da indirildi
Araştırma ekibi ayrıca daha önce radarlarla belirlenen boşlukların içerisine özel kameralı robotlar göndermeyi de çalışma programına aldı. Projenin resmi planında “void exploration” olarak tanımlanan aşamada, yeraltındaki boşluk ve odacıkların robotik kameralarla görüntülenmesi hedefleniyor.
Ekipten son günlerde yapılan açıklamalarda “GOPHER” adı verilen özel aracın da formasyonun içine indirildiği ve görüntü aldığı ileri sürüldü. Bu görüntüler ve sondajlardan elde edilen materyallerin bilimsel analizi, araştırmanın bundan sonraki aşamasında önem taşıyor.
Bear Grylls da Doğubayazıt’a geldi
Çalışmaların uluslararası alanda gördüğü ilginin en dikkat çekici göstergelerinden biri ise dünyaca ünlü İngiliz maceracı ve televizyon programcısı Bear Grylls’ın Doğubayazıt’a gelmesi oldu.
Anadolu Ajansı, 19 Eylül’de yayımladığı haberinde İngiliz ve ABD'li üç farklı ekibin bölgedeki bilimsel çalışmaları belgesel haline getirmek için çekimler yaptığını bildirdi. Bear Grylls'ın ekibi de bunlar arasında yer aldı.
Uluslararası basında da son sondaj çalışmaları geniş yer buldu. Özellikle karot sondajlarının başlaması ve yeraltına robot gönderilmesine yönelik hazırlıklar yabancı basında haberleştirildi.
5 ülkeden araştırmacılar katıldı
Projenin açıklanan programına göre 2026 arazi çalışmalarına 5 ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrenci katıldı. Çalışmanın tüm aşamalarının 2027 içerisinde tamamlanması, elde edilen bilimsel verilerin “Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları” adıyla yayımlanması ve sonuçların uluslararası bilimsel bildirilerle paylaşılması hedefleniyor.
Bu nedenle Durupınar’da bugün gelinen nokta, “Nuh’un Gemisi bulundu” şeklinde kesin bir sonuçtan ziyade, iddianın modern jeofizik yöntemler ve doğrudan jeolojik örneklemeyle sınandığı yeni bir araştırma aşaması anlamına geliyor. Projenin kendi bilimsel metodolojisinde de mevcut verilerin “yönlendirici ancak kesin olmadığı” ve nihai değerlendirme için jeofizik araştırmalar ile karot çalışmalarının tamamlanması gerektiği belirtiliyor.





