Ağrı’da yüksek binaların dış cephelerinde kelle koltukta çalışan boya ustaları, mesleğin getirdiği ağır çalışma koşullarını, hayati riskleri ve yaşadıkları hak kayıplarını gazetemize değerlendirdi. Yıllardır iskele üzerinde ter döken emektarlar, bir yandan aşırı sıcak ve dondurucu soğuklar gibi zorlu iklim şartlarıyla mücadele ederken, diğer yandan iş güvenliğinin ve sosyal güvencenin olmadığı bir sektörde hayatta kalmaya çalışıyor.

32 yıllık emekçi Yılmaz usta: İlk zamanlar korkuyla çıkıyorduk iskeleye
Saha koşullarını ve mesleğin ağır şartlarını aktaran 57 yaşındaki Yılmaz Gökçe, 1994 yılından bu yana bu işi yaptığını belirterek ilk yıllarda emniyet kemeri ve iş güvenliği önlemleri olmadan yüksekte çalışırken büyük korkular yaşadıklarını ifade etti.
Kışın çile, yazın kimyasal kokusu
Bölgedeki iklim şartlarının çalışma hayatını daha da zorlaştırdığına dikkat çeken Gökçe, en büyük çileyi soğuk havalarda çektiklerini ve kış şartlarında bu işi yapmanın dayanılmaz bir hale geldiğini vurguladı. Sürekli maruz kaldıkları boya kimyasallarının insan sağlığını doğrudan tehdit ettiğini belirten Yılmaz Gökçe, bu ağır kokunun ve kimyasalın insanın saçını dahi dökecek kadar vücuda zarar verdiğini dile getirdi.

"Ne sigorta var ne de kazanç"
Sektördeki güvencesizlik sorununa da değinen Gökçe, yüksek hayati riske rağmen sigortasız çalışmak zorunda kaldıklarını, Ağrı’da bu işin zaten bir kazancının olmadığını ve mesleğin bir geleceğinin bulunmadığını söyleyerek sadece geçim mecburiyetinden dolayı bu çileyi çektiklerini aktardı.
"Aklı evde kalan işçi cepheye çıkıyor"
Mesleğin getirdiği psikolojik ve hayati risklere dikkat çeken Enver Usta ise başka bir mesleği olmayan insanların çaresizce yüksek cephelere çıkmak zorunda kaldığını, geride ailesini bırakan boyacının aklının evde kaldığını ve hatalı malzemelerle kurulan iskelelerde can pazarı yaşandığını dile getirdi.
"Kendi yükselttiğimiz binaya buyur edilmiyoruz"
Ağrı’da iş güvenliği ve sigorta bilincinin bulunmadığını vurgulayan Enver Usta; aşırı sıcaklarda insanların iskelede baygınlık geçirdiğini, bu uğurda çok sayıda işçinin iskelelerden düşerek hayatını kaybettiğini söylerken, kendi alın terleriyle yükselttikleri binaların sahipleri tarafından iş bittikten sonra bir "buyur" bile edilmediklerini ifade etti.
"Türkiye'ye mülteci çok geldiği için yevmiye bulamıyoruz"
İşçiye değer verilmesi gerektiğini ve Türkiye'de bu durumun büyük bir sorun olduğunu belirten Enver Usta; sığınmacı ve mülteci işçilerin götürü usulü ucuza çalıştırılması nedeniyle yerli ustaların yevmiye dahi bulamadığını söyleyerek yetkililerin hem iş güvenliği hem de istihdam konusunda yerli emekçiye sahip çıkması gerektiğini vurguladı.
Ağrı’da iskeleler söküldüğünde geride kalan çaresizlik
Boya ustalarının anlattıkları, Doğu’nun çetin kış şartlarında yüksek binaların dış cephelerinde verilen mücadelenin sadece bir "geçim derdi" olmadığını, aynı zamanda derin bir güvencesizlik ve değersizlik hissini de gözler önüne seriyor. İskeleler sökülüp binalar renkli yüzleriyle şehre merhaba dediğinde, o duvarlara ömrünü, sağlığını ve gençliğini bırakan emektarlar yine görünmez olmaya devam ediyor.
Yetkililerin ve sektör temsilcilerinin iş güvenliği denetimlerini artırması, sigortasız çalışmanın önüne geçmesi ve yerli emekçinin hakkını koruyacak somut adımlar atması, bu iskelelerde can veren ya da meslek hastalıklarıyla boğuşan yüzlerce ustanın en büyük beklentisi olarak ortada duruyor.