Türkiye İstatistik Kurumu eylül ayı enflasyonunu %29,73, bağımsız araştırma grubu ENAG ise %46, duyurdu. Ancak Ağrı Sebze Hali'ndeki tezgâhlara ve cebe yansıyan tablo, bu oranların sokağın gerçeğinden çok uzakta olduğunu gözler önüne seriyor.
"Emeklinin halini düşünen yok, köylü perişan"
Ağrı'da geçim mücadelesi veren yurttaşlar, açıklanan enflasyonun mutfaktaki hayat pahalılığıyla uyuşmadığını belirtiyor. Bir emekli, yaşanan durumu şu sözlerle dile getiriyor:
"Bir emeklinin aldığı 27 milyon maaşla nasıl geçinecek? Sadece gıdaya yetmiyor. Tabii kendileri 450-500 milyar maaş alıyorlar. Onlara göre hava hoş. Emeklinin halini düşünen yok. Köylü perişan. Bir kilo domates ihtiyacını göremiyor. Daha ne olacak enflasyonumuz? Çok düşük değil."
"Onlar kuzu yiyor, biz burada domates alamıyoruz"
Ağrılı vatandaşlar, resmi verilere güvenmediklerini belirterek gelir dağılımındaki uçuruma ve yetkililerin yaşam tarzına sert tepki göstererek, "TÜİK'in açıkladığı oranlar yalan, gerçeği yansıtmıyor. Kendileri gidip orada yüksek maaş alıyorlar, ama biz onların aldığı gibi yüksek maaşlar almıyoruz. Onlar porsiyonları küçültün diyorlar ama kuzu yiyorlar, biz burada domates alamıyoruz."
"Param yok ki alayım: Bir iki poşet 1 milyar"
Sebze halindeki fiyatlar bomboş filelere yansırken, temel gıda maddelerini bile almakta zorlanan yurttaşlar cüzdanlarındaki erimeyi şöyle aktarıyor:
"Hiçbir şey almadım. Param yok ki alayım. Olmayan parayı ben nereden getireyim?
Hal esnafı: "Önceki zamanlarla arada korkunç fark var"
Yalnızca vatandaş değil, Ağrı Sebze Hali esnafı da mağdur. Satışların her geçen gün düştüğünü belirten esnaf, ekonomik tablodaki büyük çöküşe dikkat çekiyor:
"Şu an alım gücü çok az. Satış oranlarımız gün gittikçe düşüyor. Önceki zamanlarla şimdiki zamanı kıyasladığımızda arada korkunç fark var. Hani bana göre enflasyon yüksek. Düşük değildir yani."