Eğitim Sen Ağrı Şubesi, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte il genelindeki eğitim ve okul sorunlarını gözler önüne seren kapsamlı bir basın bildirisi yayımladı. Bildiride, tasarruf tedbirlerinin eğitime etkisi, öğretmen ve personel eksikliklerine, artan çocuk işçiliğinden, idari baskılara kadar pek çok kritik başlığa dikkat çekildi.

Eğitim Sen'in kamuoyuyla paylaştığı raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Sınıf Mevcutları ve Birleştirilmiş Sınıf Uygulaması:

Sınıf kapasitelerinin olması gereken ortalamanın çok üzerine çıkarıldığı, 35 öğrenci sınırı aşılmadıkça fiziksel imkânlar el verse bile yeni şube açılmadığı belirtildi. Yeterli derslik bulunan köy okullarında bile birleştirilmiş sınıf uygulamasının yaygınlaştırılmasının öğrenci yararına aykırı olduğu vurgulandı.

Personel ve Atama Eksiklikleri: İldeki öğretmen sayısının yarı yarıya düştüğü ve atamaların henüz yapılmadığı ifade edildi. Temizlik personeli alımlarının İŞ-KUR üzerinden yürütülmesi ve katı kurallar nedeniyle birçok köy okulunda temizlik personeli bulunamadığı, bunun da ciddi hijyen sorunlarına yol açtığı aktarıldı.

Taşımalı Eğitim ve Kız Çocuklarının Durumu: Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamında taşımalı öğrenci sayısının azaltılarak öğrencilerin pansiyonlara yönlendirilmeye çalışıldığı; bu durumun özellikle kız çocuklarının okuldan kopmasına neden olacağı ifade edildi.

Bütçe Yetersizliği ve Beslenme Problemleri: Eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği nedeniyle okulların velilerden yardım ve kayıt parası toplamak zorunda kaldığı belirtildi. Temiz suya erişimin sınırlı olduğu, okula aç gelen çocuklar için talep edilen "bir öğün ücretsiz yemek" talebinin ise karşılık bulmadığı kaydedildi.

Yeni nesil suç örgütlerine operasyon: Ağrı da 48 il arasında
Yeni nesil suç örgütlerine operasyon: Ağrı da 48 il arasında
İçeriği Görüntüle

Ekonomik Kriz ve Çocuk İşçiliği: Derinleşen ekonomik krizle birlikte artan maliyetlerin aileleri okul masraflarını karşılayamaz duruma getirdiği, bu tablonun çocukları okuldan kopararak "çocuk işçiliği"ne ittiği vurgulandı.

Müfredat ve Anadil Sorunu: Yeni müfredatın bilimsellikten uzak, dini referans alan ve itaate sevk eden bir yapıda olduğu eleştirildi. Ayrıca çocukların anadilinde eğitim alamamasının akademik başarıyı olumsuz etkilediği ifade edildi.

Öğretmenlerin Yaşam Koşulları ve Ücretli Öğretmenlik: Eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı, maaşlarının neredeyse tamamını barınma ve ulaşım gibi giderlere harcadığı aktarıldı. Köy okullarında yaygınlaştırılan ücretli öğretmenliğin "eşit işe eşit ücret" ilkesine aykırı bir emek sömürüsü olduğu belirtildi.

Liyakatsizlik ve İdari Baskılar: Seçmeli derslerin öğrenci tercihine göre değil, idarenin mevcut politik durumuna göre belirlendiği ifade edildi. İdareci seçimlerinde liyakat yerine sendikal bağlılık ve torpilin esas alındığı, okullarda mobbingin rutinleştiği ve ders programlarının öğretmenlerin aleyhine hazırlandığı dile getirildi.

Muhabir: Berrin Çelik