Doğubayazıt, yüzyıllardır Ağrı Dağı’nın eteklerinde farklı hikâyelere ev sahipliği yapıyor. Ancak bunlardan biri, doğduğu İtalya’dan binlerce kilometre uzaklıktaki bu ilçeyle kurduğu bağ nedeniyle diğerlerinden ayrılıyor.
İtalyan mühendis ve araştırmacı Angelo Palego, yaşamının yaklaşık 35 yılını Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ne ait olduğuna inandığı izleri araştırmaya adadı. Onun için Doğubayazıt yalnızca bir geçiş noktası değil, yıllar içinde hayatının önemli bir parçasına dönüşen bir yer oldu.
İtalya’dan Ağrı Dağı’na uzanan merak
Palego’nun Doğubayazıt ve Ağrı Dağı ile tanışması 1985 yılında başladı. İlk gelişinin ardından dağın zorlu coğrafyasına yönelik ilgisi giderek arttı.
Yıllar içerisinde farklı tarihlerde Ağrı Dağı’na çok sayıda tırmanış gerçekleştiren Palego, çalışmalarının merkezine Nuh’un Gemisi arayışını koydu. Kendi araştırmaları, fotoğrafları, kutsal metinler ve uydu görüntülerinden yararlanarak dağdaki bazı oluşumların gemiye ait olabileceğini savundu.
1989 yılında ise Parrot Buzulu ile Batı Platosu arasındaki yüksek kesimde dikkatini çeken bir oluşumun Nuh’un Gemisi olduğuna inandığını açıkladı. Palego, 4 bin 300 metrenin üzerindeki bölgede gördüğü yapıyla ilgili görüşlerini yıllar boyunca kitap ve çeşitli çalışmalarla kamuoyuna aktardı.

Doğubayazıt’tan kopmadı
Ağrı Dağı’na duyduğu ilgi, Palego’nun karşılaştığı zorluklara rağmen sona ermedi.
1993 yılında Doğubayazıt çevresinde kaçırıldığı ve daha sonra serbest bırakıldığı belirtilen İtalyan araştırmacı, yaşadığı bu olayın ardından da ilçeyle ve Ağrı Dağı ile bağını sürdürdü.
Onun hikâyesini farklı kılan noktalardan biri de burada ortaya çıktı. Yabancı bir araştırmacı olarak geldiği Doğubayazıt, yıllar içerisinde Palego’nun tekrar tekrar döndüğü bir adres haline geldi.
Ağrı Dağı için yeniden yola çıktı
İtalyan araştırmacının Ağrı Dağı'na yaptığı seferlerin sayısı yıllar içerisinde 20’yi aştı. 2018’de gerçekleştirdiği tırmanış, Palego’nun dağdaki çalışmalarının en uzun soluklu dönemlerinden birinin devamı oldu.
İlerleyen yaşına rağmen Ağrı Dağı’na olan ilgisini kaybetmeyen Palego, 2021 yılında yeniden Doğubayazıt’a geldi. Amacı bir kez daha dağa çıkmak ve yıllardır peşinden gittiği araştırmasını sürdürmekti.
Ancak bu kez yolculuğu zirveye ulaşamadı.
Palego, 2021 yılında Doğubayazıt’ta hayatını kaybetti.
Son durağı Doğubayazıt oldu
Angelo Palego’nun hikâyesini Doğubayazıt açısından dikkat çekici hale getiren en önemli ayrıntı ise ölümünden sonra ortaya çıktı.
İtalyan araştırmacı, vasiyeti doğrultusunda Doğubayazıt’ta toprağa verildi. Böylece yıllarca araştırmak için geldiği Ağrı Dağı, onun için hayatının son durağına da dönüştü.
Bugün Palego’nun mezarı, yıllarını araştırmaya adadığı Ağrı Dağı’nın bulunduğu coğrafyada yer alıyor.
İtalya’da başlayan bir hayatın son bölümünün Doğubayazıt’ta tamamlanması, ilçenin Ağrı Dağı ile kurduğu ilişkinin ne kadar farklı hikâyelere ev sahipliği yaptığını da ortaya koyuyor.
Nuh’un Gemisi iddiası kesinleşti mi?
Palego’nun yıllarca üzerinde çalıştığı en önemli konu Nuh’un Gemisi’ydi. Araştırmacı, Ağrı Dağı’ndaki bazı oluşumların geminin kalıntıları olduğuna inanıyordu.
Ancak bu iddia bilimsel olarak kesinleşmiş bir bulgu olarak kabul edilmiyor. Ağrı Dağı'nda Nuh’un Gemisi'ne ilişkin çok sayıda araştırma ve iddia bulunmasına rağmen, yapının kesin olarak gemiye ait olduğunu ortaya koyan bilimsel bir kanıt bulunmuyor.
Palego’nun hikâyesini asıl dikkat çekici yapan da belki bu noktada ortaya çıkıyor.
Onun Doğubayazıt ve Ağrı Dağı ile ilişkisi, yalnızca bir arkeolojik keşif arayışından ibaret değildi. Yıllar boyunca aynı dağın peşinden gitmesi, sonunda hayatının son günlerini de bu coğrafyada geçirmesiyle farklı bir anlam kazandı.
İtalyan bir mühendis, Doğubayazıt’ın hikâyesine nasıl dahil oldu?
Angelo Palego, Doğubayazıt’a araştırma yapmak amacıyla gelen yabancılardan yalnızca biri olarak başladı. Fakat yıllar boyunca ilçeye defalarca dönmesi, Ağrı Dağı’na yeniden ve yeniden tırmanması ve sonunda vasiyeti gereği buraya defnedilmesi, onu Doğubayazıt’ın sıra dışı hikâyeleri arasında bıraktı.
İtalya’da doğan Palego’nun hayatının son durağı Doğubayazıt oldu.
Bugün Ağrı Dağı’nın eteklerinde onun mezarı, geride bıraktığı uzun arayışın sessiz bir hatırası olarak duruyor.




