TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Doğubayazıt ilçesindeki Telçeker-Üzengili bölgesinde “Nuh’un Gemisi” iddiasıyla yürütülen araştırma ve sondaj çalışmalarına ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, oluşumun doğal heyelan süreçleriyle meydana geldiği vurgulanarak, bilimsel dayanaktan yoksun iddialara kaynak aktarılması eleştirildi.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi Telçeker ve Üzengili köyleri arasında yer alan ve kamuoyunda “Nuh’un Gemisi” olarak bilinen silüete yönelik yürütülen sondaj ve araştırma iddiaları üzerine TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Kültürel Jeoloji ve Jeolojik Miras Çalışma Grubu tarafından yazılı bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Yapılan açıklamada, bilimsel metodoloji ile inanç temelli yorumların birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekilerek, bölgedeki yapının heyelan ve kayaçların farklı aşınma özellikleri sonucu oluşmuş doğal bir jeolojik yapı olduğu ifade edildi.

"Bir Yer Şeklinin Gemiye Benzemesi Kanıt Teşkil Etmez"

JMO tarafından yapılan açıklamada, önceden kabul edilmiş bir sonucu kanıtlama amacı taşıyan çalışmaların bilimsel bir araştırma olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bölge, heyelan süreçlerinin etkili olduğu bir alan olup gemiye benzetilen biçimin; jeolojik yapı, litolojik farklılıklar ve heyelan süreçleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir yer şeklinin gemiye benzemesi, onun gemi kalıntısı olduğunun bilimsel kanıtı değildir. Bu oluşumun Nuh Tufanı ile ilişkilendirilmesini destekleyen, bilimsel olarak doğrulanmış bir jeolojik kanıt ortaya konmuş değildir."

Açıklamada ayrıca, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 1986 tarihli jeoloji-jeomorfoloji ve jeofizik etütlerinin, yapının doğal süreçlerle geliştiğini kanıtlayan temel bilimsel dayanaklar arasında yer aldığı hatırlatıldı.

"Veriler Kamuoyu ve Bilim Camiası ile Paylaşılmalı"

Jeofizik ölçümlerde tespit edildiği öne sürülen anomalilerin tek başına arkeolojik veya jeolojik bir köken belirleyemeyeceği vurgulanan metinde; alınan sondaj örneklerinin konumu, yöntemi ve analiz sonuçları açıklanmadan yapılan duyuruların kamuoyunu yanılttığı kaydedildi. Kullanılan teknolojinin tek başına bir araştırmayı bilimsel kılmayacağı ifade edilerek, elde edilen verilerin şeffaf bir şekilde denetlenebilir şartlarda paylaşılması istendi.

"Bilimsel Gerçekliği Olmayan İşlere Kaynak Ayrılmamalı"

Ülkedeki kıt kaynakların deprem, afet önleme, su kaynakları ve mühendislik jeolojisi gibi hayati alanlara ayrılması gerektiği savunulan açıklamada, kurumsal itibarın kanıtlanmamış iddialara meşruiyet kazandırmak için kullanılmaması gerektiği altı çizildi:

"Ülkemizde bilimsel araştırmaları destekleyen kuruluşların kaynakları sınırlıdır. Depremler, volkanlar, heyelanlar ve seller gibi insan yaşamını doğrudan etkileyen olaylara yönelik çalışmalar yeterince desteklenmezken, bilimsel gerçekliğe dayanmayan çalışmalara kaynak ayrılması kabul edilemez."

Doğubayazıtlı sanatçı Ozan Baycan'ın yeni projesi METAPHOR yayında
Doğubayazıtlı sanatçı Ozan Baycan'ın yeni projesi METAPHOR yayında
İçeriği Görüntüle

Son olarak Jeoloji Mühendisleri Odası, Telçeker heyelan bölgesinde yapılacak her türlü müdahalenin heyelan riski ve doğal mirasın korunması esas alınarak planlanması gerektiğini ve konunun takipçisi olacaklarını belirterek kamuoyuna duyuruda bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi