Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Van ziyaretinin ardından gittiği Diyarbakır'da Kürtçe eğitim, kayyum atamaları, Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğu ve Suriye'deki Kürtlerin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Rûdaw'ın sorularını yanıtlayan Erbakan, Türkiye'de resmî dilin Türkçe olmasının Kürtçenin öğrenilmesi ve öğretilmesine engel oluşturmadığını belirtti. Erbakan, kayyum atamalarını eleştirirken, Suriye'deki Kürtlerin de ülke yönetiminde eşit haklarla temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
"Kürtçenin öğretilmesi doğuştan gelen bir haktır"
Anadilde eğitim taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbakan, resmî dil ile anadilin öğrenilmesi ve öğretilmesinin birbirinden ayrı konular olduğunu vurguladı.
Erbakan, Kürtçe eğitime yönelik yaklaşımlarını şu sözlerle anlattı:
"Tabii, bununla ilgili daha önce de hep aynı şeyi söyledik. Resmî dilin Türkçe olması ayrı bir konu, tek bir resmî dilin bulunması ayrı bir konu. Ancak bunun yanında Kürtçenin öğrenilmesi, öğretilmesi ve yeni nesillere aktarılması da bölge insanının doğuştan gelen bir hakkıdır."
Bu hakkın engellenmemesi gerektiğini belirten Erbakan, iktidara gelmeleri halinde atacakları adımlara ilişkin şunları söyledi:
"Bu hakkın hiçbir şekilde gasp edilemeyeceğini ifade ediyoruz. İktidarımızda Kürtçe öğretimin ve eğitimin yapılması için gerekli adımları atacağımızı da söylüyoruz."
Babasının Kürtler ve bölge halkına yönelik siyasi yaklaşımını sürdürdüklerini dile getiren Erbakan, Yeniden Refah Partisinin de aynı anlayışla hareket ettiğini belirtti.
Erbakan, "Evet, biz bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Erbakan Hoca’mızın bölge insanını kucaklayan yaklaşımı, aynı şekilde Yeniden Refah Partisi’nde de var. Biz de aynı şekilde, samimiyetle ve ümmet kardeşliği anlayışıyla bölge insanını kucaklamaya, bölge insanının maddi ve manevi sıkıntılarını gidermek için gerekli adımları atmaya geliyoruz." dedi.
Necmettin Erbakan'ın siyasi çizgisinin partilerinde devam ettiğini belirten Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erbakan Hoca’mızın 60 yıllık siyasi çizgisi ve özellikle hayatta olduğu dönemdeki 42 yıllık mücadelesi boyunca bölge insanına ve bölgenin sorunlarına yönelik ortaya koyduğu yaklaşım, bugün Yeniden Refah Partisi’nde de muhafaza ediliyor."
"Kayyum atamalarına son verilmeli"
Barış sürecine ilişkin soruları da yanıtlayan Erbakan, silahların bırakılması ve örgütün tasfiye edilmesi yönündeki beklentilerini dile getirdi.
Erbakan, sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Tabii, şu anda iki adım var. Bunlardan biri silahların bırakılması, örgütün tasfiye edilmesi ve bu durumun Millî Güvenlik Kurulu tarafından onaylanarak ilan edilmesidir. Biz de bu adımın bir an önce atılmasını, örgütün tasfiye edilmesini ve silahların teslim edilmesini istiyoruz. Millî Güvenlik Kurulu’nun da bu durumu onaylamasını büyük bir heyecan ve istekle bekliyoruz."
Kürtlerin taleplerine ilişkin soruya yanıt veren Erbakan, anadilde eğitim konusunun çözüme kavuşturulması gerektiğini yineledi.
"Anadilin konuşulması, öğretilmesi, öğrenilmesi ve yeni nesillere aktarılması konusunda hiçbir engel veya zorluk çıkarılmamalıdır. Yine bölge insanının en önemli şikâyetlerinden biri olan kayyum atamalarına da son verilmesi gerekir."
Belediye başkanlarının görevden alınması halinde izlenmesi gereken yönteme de değinen Erbakan, kayyum yerine belediye meclisinin kendi içinden yeni başkan seçmesini önerdi.
Erbakan, "Bir belediye başkanı herhangi bir sebeple görevden alınıyorsa onun yerine kayyum atanması yerine belediye meclisinden bir başkan seçilmesinin en uygun yöntem olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısı
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin de konuşan Erbakan, tutukluluk süresinin uzamasını eleştirdi.
Hukukçularıyla yaptıkları görüşmelere dayanarak Demirtaş hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını öne süren Erbakan, şu ifadeleri kullandı:
"Demirtaş’ın tutukluluk süresi 10 yıla yaklaştı. Hukukçularımızla yaptığımız görüşmelere göre, şu anda hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor. Bazı suçlarla ilgili davalar istinaf ve Yargıtay aşamalarında, ancak kesinleşmiş bir hüküm yok."
Erbakan, Demirtaş'ın serbest bırakılması gerektiğini savunarak şöyle konuştu:
"Kesinleşmiş bir hüküm olmadan bir insanı beş yıldan fazla tutuklu bulundurmak hukuka ve insan haklarına aykırıdır. Dolayısıyla bir an önce serbest bırakılması gereklidir. Çünkü tutukluluk süresi beş yılı aşmış ve 10 yıla yaklaşmış durumda. Bu, hukuken uygun bir durum değildir."
Suriye'deki gelişmelere ilişkin soruyu da yanıtlayan Erbakan, ülkenin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirtirken, Kürtlerin siyasi ve idari süreçlere eşit haklarla katılmasını savundu.
Erbakan, "Tabii, Suriye’nin de Türkiye gibi toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak Kürtlerin Suriye yönetiminde ve siyasetinde eşit haklara sahip olarak yer alması, siyasetin ve yönetimin içinde bir paydaş olarak bulunması son derece önemlidir." dedi.
Suriye'deki Kürtlerin haklarının korunması gerektiğini yineleyen Erbakan, "Türkiye’de olduğu gibi Suriye’de de Kürtlerin haklarına riayet edilmeli. Bununla birlikte Suriye’nin de Türkiye gibi toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.




