Ağrı’nın Diyadin ilçesinde faaliyet gösteren Mollakara Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletme Projesi, bölgedeki çevre ve hukuk tartışmalarının odağında yer almaya devam ediyor. Projeye ilişkin önemli bir hukuki gelişme yaşanarak, tesisin temelini oluşturan üç ayrı maden işletme ruhsatının iptal edilmesi ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ağrı İdare Mahkemesi'ne başvuruldu.
Kurumlar ve Yurttaşlar Yargı Yoluna Başvurdu
Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan resmi açıklamalara göre, söz konusu dava süreci geniş bir katılımla ve titizlikle başlatıldı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) karşı açılan davaların arkasında güçlü sivil toplum aktörleri ve hak savunucuları yer alıyor. Ağrı Barosu Başkanlığı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ağrı Şubesi ile birlikte vatandaşlar Memet Hanifi Demir ve Abdullah Yaşar’ın müdahiliyetiyle yürütülen süreçte, toplam üç ayrı ruhsat (71039, 55411 ve 67219 numaralı ruhsatlar) için ayrı ayrı dava dosyaları açıldı. Açılan bu davalarda ruhsatların tamamen iptal edilmesi ve yargılama sonuna kadar madencilik faaliyetlerinin acilen durdurulması talep ediliyor.
Mahkemeden Ara Karar ve Bilgi Talebi
Dava dosyalarının mahkemeye intikal etmesinin ardından Ağrı İdare Mahkemesi ilk inceleme aşamasını tamamlayarak ara karara vardıştı. Edinilen bilgilere göre mahkeme, dava dilekçeleri henüz şirkete tam olarak tebliğ edilmeden önce projeye ait kritik bazı bilgi ve belgelerin Türk Altın İşletmeleri'nden resmi olarak istenmesine karar verdi. Şirket cephesi ise ilgili dava dosyalarına müdahil olabilmek amacıyla gerekli yasal dilekçelerini sunduğunu ve mahkemenin talep ettiği tüm bilgi ve belgelerin yasal süreler içerisinde dosyalara iletileceğini duyurdu.
Şirketten "Faaliyetler Sürüyor" Açıklaması
Yaşanan bu yoğun hukuki ve idari gelişmelere rağmen, Türk Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılan açıklamalarda sahadaki çalışmaların kesintiye uğramadığı vurgulandı. Şirket, devam eden tüm bu davalara ve hukuki itirazlara rağmen mevcut aşamada Mollakara Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletme Projesi kapsamındaki madencilik faaliyetlerinin ilgili mevzuat hükümleri ve yasal çerçeve doğrultusunda sürdürülmeye devam ettiğini bildirdi. Bölge halkının ve sivil toplum örgütlerinin yakından takip ettiği bu dava sürecinin, mahkemenin isteyeceği yeni belgeler ve yapacağı incelemeler sonrasında nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.





