<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ağrı Doğubayazıt Gazetesi</title>
    <link>https://dogubayazitgazetesi.com</link>
    <description>Ağrı Haber | Doğubayazıt Gazetesi | Ağrı Son Dakika Haber | Patnos Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dogubayazitgazetesi.com/rss/kultur" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 20:09:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/rss/kultur"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AĞRI’DA NEFES KESEN MAHALLİ AT YARIŞLARI COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-nefes-kesen-mahalli-at-yarislari-coskuyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-nefes-kesen-mahalli-at-yarislari-coskuyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehmet Cemil Baydar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Ağrı Valiliği himaye ve koordinesinde, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından organize edilen Mahallî At Yarışları, Ağrılı vatandaşların yoğun katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Kadim atçılık kültürünün yaşatılması amacıyla düzenlenen organizasyon, izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Dereceye Giren Sporcular Ödüllendirildi</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Yarış heyecanının adeta doruğa çıktığı 3 ayrı koşuda, biniciler kıyasıya bir mücadele sergiledi. Yarışların ardından düzenlenen törende, dereceye giren sporculara ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Mehteran ve Cirit Gösterileri Renk Kattı</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Sadece yarışlarla sınırlı kalmayan organizasyon, geleneksel gösterilerle adeta bir festival havasına büründü. Sahne alan Mehteran Takımı'nın marşları tribünleri coştururken, ata sporumuz cirit gösterisi ise izleyenlerden büyük alkış topladı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Valilikten Teşekkür ve Tebrik Mesajı</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Organizasyonun ardından Ağrı Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><blockquote><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">"Ağrı Valiliği himaye ve koordinesinde, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Mahallî At Yarışları, hemşehrilerimizin yoğun katılımıyla büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi. Yarış heyecanının doruğa çıktığı 3 koşuda dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edilirken, mehteran ve cirit gösterileri de organizasyona renk kattı. Kadim atçılık kültürümüzü yaşatan bu anlamlı organizasyona katılan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyor, dereceye giren yarışmacılarımızı tebrik ediyoruz."</span></p></blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-nefes-kesen-mahalli-at-yarislari-coskuyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/29/33803404585445.webp" type="image/jpeg" length="32585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Renklendirilmiş Tarihi Eski Beyazıt Fotoğrafı Büyük İlgi Gördü]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/renklendirilmis-tarihi-eski-beyazit-fotografi-buyuk-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/renklendirilmis-tarihi-eski-beyazit-fotografi-buyuk-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dengi Çelik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğubayazıt’ın tarihi köklerine ev sahipliği yapan ve halk arasında "Yukarı Beyazıt" olarak da bilinen eski yerleşim alanına ait tarihi bir fotoğraf, dijital ortamda renklendirilerek sosyal medyada paylaşıldı. Kısa sürede yüzlerce beğeni ve yorum alan paylaşım, Doğubayazıtlı vatandaşlar arasında büyük bir heyecan ve nostalji rüzgârı estirdi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Geçmişin Dokusu Gün Yüzüne Çıktı</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Sarp dağların eteklerine kurulu taş evleri, tarihi camisi, kalesi ve eşsiz mimarisiyle dikkat çeken kare, Eski Beyazıt’ın ihtişamlı günlerini bir kez daha gözler önüne serdi. Gelişen teknoloji sayesinde canlı renklere kavuşturulan fotoğraf, bölgenin tarihi mirasını ve geçmişteki sosyal yaşam alanlarını tüm detaylarıyla ortaya koydu.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Vatandaşlar Özlem ve Hayranlığını Dile Getirdi</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Fotoğrafın yayılmasıyla birlikte hem Doğubayazıt’ta yaşayanlar hem de gurbetteki hemşehriler duygusal anlar yaşadı. Paylaşımın altına yapılan yorumlarda, kadim kentin tarihi dokusuna duyulan hayranlık ifade edilirken, nostaljik kare adeta bir zaman yolculuğu hissi uyandırdı. Çok sayıda vatandaş, "Eski Beyazıt’ın ruhu bir başkaydı", "Tarihimize sahip çıkmalı ve bu değerleri unutmamalıyız" gibi ifadelerle duygularını paylaştı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Sosyal medyada yoğun ilgi görmeye devam eden renkli kare, Doğubayazıt’ın zengin kültür ve tarih mirasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/renklendirilmis-tarihi-eski-beyazit-fotografi-buyuk-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/28/89711662385258.webp" type="image/jpeg" length="74058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKİF MANAF SAĞLIK VE BARIŞ ÖDÜLÜ SABİHA GÖKÇEN’E İTHAF EDİLDİ]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-sabiha-gokcene-ithaf-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-sabiha-gokcene-ithaf-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haber: Zelal İlhan]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı tarafından sağlık, sürdürülebilir yaşam ve barış alanlarında topluma katkı sunan kişi, kurum ve kuruluşları onurlandırmak amacıyla hayata geçirilen “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü”, Sabiha Gökçen’in aziz hatırasına ithaf edildi.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşam sürmesine katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara verilen “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” kapsamında yeni bir karar aldı.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Bu kapsamda ödül, Türk havacılık tarihinin önemli isimlerinden Sabiha Gökçen’in barışa ilişkin ortaya koyduğu yaklaşım dolayısıyla onun aziz hatırasına ithaf edildi.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Sabiha Gökçen’in;</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     “Temelli barış gerçekleşmedikçe dünyada huzur bulmaya, rahat yaşamaya olanak yoktur. Savaşı değil barışı sevmeliyiz.”</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">sözlerinde yansımasını bulan barış vizyonunun, ödülün Sabiha Gökçen’e ithaf edilmesinde önemli bir yere sahip olduğu belirtildi.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Sağlıklı ve Barış İçinde Bir Yaşam İçin Çalışmalar Sürüyor</strong></span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Toplumun sağlıklı, sürdürülebilir ve barış içinde bir yaşam anlayışını benimsemesine katkı sunmayı amaçlayan Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin daha sağlıklı, mutlu ve barış dolu bir hayat sürmelerine yönelik çalışmalarına devam ediyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Vakıf tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında başta kadınlar ve engelliler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin daha kaliteli ve sürdürülebilir yaşam koşullarına ulaşmasına yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Araştırmaların yürütülmesi, köy projelerinin geliştirilerek hayata geçirilmesi, sağlıklı yaşam ve spor programlarının oluşturulması ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlanması da vakfın temel çalışma alanları arasında bulunuyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>“Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü” Projeleri Öne Çıkıyor</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı, insan sağlığının yanı sıra çevrenin korunması ve çevre bilincinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlere de önem veriyor.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakılması amacıyla çeşitli çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştiren vakfın öne çıkan projeleri arasında, her bireyin sağlıklı bir yaşamı hak ettiği anlayışıyla geliştirilen “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü” projelerinin hayata geçirilmesi bulunuyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Verilmeye Devam Edecek</strong></span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı tarafından hayata geçirilen Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri’nin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği belirtildi.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlık ve barış alanlarında topluma katkı sağlayan kişi, kurum ve kuruluşların ödüllendirilmesiyle hem bu alanlarda yapılan çalışmaların desteklenmesi hem de sağlıklı, sürdürülebilir ve barış içinde bir yaşam anlayışının daha geniş kesimlere ulaştırılması hedefleniyor.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/600;" src="https://www.dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/26/5414837672758.webp" width="900" height="600"></figure></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-sabiha-gokcene-ithaf-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/26/813471034487665.webp" type="image/jpeg" length="99360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AĞRI’DA DEV TV PROJESİ: ENES KAYA’DAN BÜYÜK ADIM!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-dev-tv-projesi-enes-kayadan-buyuk-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-dev-tv-projesi-enes-kayadan-buyuk-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haber: Naime Olcay Baran]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Ağrı – Doğubayazıt ilçesi, televizyon dünyasında büyük ses getirecek yeni bir dizi projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ağrılı 26 yaşındaki Enes Kaya, Diriliş Ertuğrul dizisinin yapımcısıyla büyük bir anlaşmaya imza attı. Şirket ekibi, yeni dizi projesi için Doğubayazıt’a geliyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Ağrı’nın tarihi ve doğal güzelliklerini ekranlara taşıyacak önemli bir televizyon projesi için tarihi bir adım atıldı. Enes Kaya, efsanevi Diriliş Ertuğrul’un yapım ekibiyle anlaşmaya vararak projeyi birlikte hayata geçirme kararı aldı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Edinilen bilgilere göre ortaklaşa yürütülecek proje için ulusal kanalların üst yetkilileri ile görüşmeler devam ediyor. atv mi, Star TV mi, Kanal D mi, Show TV mi yoksa TRT 1 mi; dev yapımın hangi kanalda izleyiciyle buluşacağı ise şimdiden büyük bir merak konusu oldu.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Planlanan çekimlerin Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt ilçe merkezi, Diyadin ve Ağrı merkezde gerçekleştirilmesi düşünülüyor. Böylelikle Ağrı’nın tarihi yapıları ve doğal güzellikleri geniş kitlelere ulaştırılacak.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Enes Kaya, bu projenin bölge turizmine ve ekonomisine büyük katkı sağlayacağını ve Doğubayazıt’ın tanıtımını dünya çapında yapacağını belirtti.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Yapılan anlaşmayla birlikte Ağrı, geniş kapsamlı bir televizyon yapımına ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, projenin ekran yolculuğu önümüzdeki süreçte netleşecek.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:675/900;" src="https://www.dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/25/46547608159286.webp" width="675" height="900"></figure></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-dev-tv-projesi-enes-kayadan-buyuk-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/25/68422492736577.webp" type="image/jpeg" length="11721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSTANBUL’DA BAYDER PİKNİĞİ COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİ]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/istanbulda-bayder-piknigi-coskuyla-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/istanbulda-bayder-piknigi-coskuyla-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dengi Çelik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Doğubayazıt Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BAYDER) tarafından geleneksel olarak düzenlenen büyük piknik organizasyonu, İstanbul ve çevre illerde yaşayan Doğubayazıtlıları bir araya getirdi. Katılımın son derece yüksek olduğu etkinlik, âdeta bir festival havasında kutlandı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Gurbetteki hemşehrileri buluşturan piknik organizasyonuna Doğubayazıt Belediye Başkanı Kenan Alkan da katılarak Doğubayazıtlıların heyecanına ortak oldu. Gün boyu süren programda çekilen halaylar, yapılan yarışmalar ve edilen sıcak sohbetler güne damgasını vurdu. Memleket hasretinin davul zurna eşliğinde halaylarla giderildiği etkinlikte, yediden yetmişe herkes keyifli anlar yaşadı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Başkan Ahmet Dumlu’dan Teşekkür Mesajı</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Programın sonunda bir konuşma yapan BAYDER Dernek Başkanı Ahmet Dumlu, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak organizasyona katılan tüm hemşehrilerine ve konuklara teşekkür etti. Dumlu, "Uzaktan ve yakından gelerek bu güzel atmosferi bizlerle paylaşan, dayanışmamızı güçlendiren tüm hemşehrilerimize ve Belediye Başkanımız Kenan Alkan'a şükranlarımızı sunuyoruz." dedi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Yoğun ilgi gören piknik, çekilen hatıra fotoğrafları ve bir sonraki buluşma dilekleriyle sona erdi.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/504;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/23/1299831460781932.webp" width="900" height="504"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/504;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/23/117217943529624.webp" width="900" height="504"></figure></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/istanbulda-bayder-piknigi-coskuyla-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/23/11138487100122.webp" type="image/jpeg" length="57520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nuh’un Gemisi İddialarında Yeni Gelişme]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/nuhun-gemisi-iddialarinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/nuhun-gemisi-iddialarinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Durupınar’da Yeraltı Radar Taraması Yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Doğubayazıt yakınlarında yer alan ve yıllardır “Nuh’un Gemisi” tartışmalarının odağında bulunan Durupınar oluşumunda uluslararası bir bilim ekibi tarafından yeni bir radar taraması gerçekleştirildi. Bölgedeki jeolojik yapının gizemini çözmeyi amaçlayan çalışmalarda elde edilen ilk bulgular kamuoyuyla paylaşıldı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Kaya mekaniği ve yeraltı radar sistemleri (GPR) uzmanı Dr. Khosrow Bakhtar’ın katılımıyla yürütülen çalışmada, alan modern ölçüm cihazlarıyla tarandı. Yapılan ilk değerlendirmeler, oluşumun sadece tek parça ve katı bir kaya kütlesinden ibaret olduğu yönündeki tezleri sarsacak nitelikte.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Yüzey Altında Katmanlı Yapı ve Anomaliler Saptandı</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Radar taramalarından elde edilen ilk verilere göre, yüzeyin altında belirgin anomaliler ve düzensiz yapı formasyonları tespit edildi. Yeraltında 200 feet’i (yaklaşık 60 metre) aşan derinliklerde yapılan incelemelerde, oluşumun tek bir "kaya kapağı" görünümünde olmadığı, alt katmanlarda farklı kütlesel değişkenlerin yer aldığı belirlendi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);"><strong>Bilim Ekibinden İhtiyatlı Açıklama</strong></span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Araştırma ekibi, elde edilen ham verilerin henüz işlenme aşamasında olduğunu ve nihai sonuçlar için erken konuşulmaması gerektiğini vurguladı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">Durupınar oluşumunun Nuh’un Gemisi olup olmadığına dair tartışmalar bilim dünyasında tazeliğini korurken, uzmanlar yeni radar verilerinin bağımsız bilim heyetleri ve jeologlar tarafından detaylıca incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bölgedeki detaylı analizin tamamlanmasının ardından hazırlanacak raporun kamuoyuna sunulması bekleniyor. (Haber Merkezi)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/nuhun-gemisi-iddialarinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/21/924641388644050.webp" type="image/jpeg" length="11005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğu’nun Asırlık Sırları Ege’nin İncisiyle Birleşti: İki Uzak Şehir Tek Bir Mutfakta Tarih Yazdı!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-asirlik-sirlari-egenin-incisiyle-birlesti-iki-uzak-sehir-tek-bir-mutfakta-tarih-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-asirlik-sirlari-egenin-incisiyle-birlesti-iki-uzak-sehir-tek-bir-mutfakta-tarih-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin iki zıt ucunda yer alan köklü mutfak kültürleri, gastronomi dünyasında benzeri görülmemiş büyük bir iş birliğiyle aynı tezgahta buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;">Ağrı ile İzmir’in asırlık yemek geleneklerini harmanlayan bu benzersiz proje, coğrafi sınırları tamamen ortadan kaldırarak iki kent arasında unutulmaz bir lezzet köprüsü kurdu. Genç şef adaylarının yeteneklerini konuşturduğu bu ortaklık, Türk gastronomisinin zenginliğini gözler önüne seren kültürel bir şölene dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><figure class="image"><img style="aspect-ratio:448/252;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/19/663681811745291.webp" width="448" height="252"></figure><p><strong>Anadolu’nun Mirası Ege’nin Esintisiyle Yoğruldu</strong></p><p style="margin-left:0px;">İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümleri, mutfak kültürlerini birleştiren dev bir adıma imza attı. Proje kapsamında Ağrı’dan yola çıkarak İzmir’e gelen geleceğin şefleri, İEÜ’lü akranlarıyla birlikte mutfak tezgahının başına geçti. Gün boyunca omuz omuza çalışan öğrenciler, Doğu Anadolu’nun ağır ağır pişen etli ve hamurlu geleneksel tatları ile Ege mutfağının hafif, zeytinyağlı ve otlu imza yemeklerini aynı anda hazırladı.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:448/252;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/19/72555191294693.webp" width="448" height="252"></figure><p><strong>Beş Gün Süren Gastronomi Akademisi ve Kültür Keşfi</strong></p><p style="margin-left:0px;">Ağrılı üniversite öğrencileri için düzenlenen bu özel program, sadece mutfakta yemek pişirmekle sınırlı kalmadı. Toplamda 5 gün süren yoğunlaştırılmış İzmir turnesinde genç şef adayları; bölgenin yerel üretim merkezlerini, gastronomi duraklarını ve asırlık kültürel mirasını sahada inceleme fırsatı yakaladı. Farklı coğrafyalara ait ürünleri dalından tabağa kadar takip eden öğrenciler, iki farklı bölgenin pişirme tekniklerini ve mutfak sırlarını birbirlerine aktararak mesleki vizyonlarını zirveye taşıdı.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:448/252;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/19/778681577912615.webp" width="448" height="252"></figure><p><strong>Lezzet Yolculuğunda İkinci Durak Serhat Şehri Ağrı Olacak</strong></p><p style="margin-left:0px;">Mutfaktaki bu tarihi buluşmanın, iki üniversite arasında sürdürülebilir bir geleneğe dönüşmesi için şimdiden yeni planlamalar yapıldı. Gastronomi köprüsünün ilk ayağı İzmir’de başarıyla tamamlanırken, projenin ikinci etabının yeni akademik dönemde hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Gelecek dönemde bu kez İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencileri Ağrı’ya gelerek serhat şehrinin mutfak kültürünü, yerel ürünlerini ve saklı kalmış gastronomi hazinelerini yerinde keşfedecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-asirlik-sirlari-egenin-incisiyle-birlesti-iki-uzak-sehir-tek-bir-mutfakta-tarih-yazdi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/19/92492239349244.webp" type="image/jpeg" length="14626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrılı eğitim yöneticisi Kutbeddin Kaya’nın kaleminden "Diriliş Mevsimi"]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/agrili-egitim-yoneticisi-kutbeddin-kayanin-kaleminden-dirilis-mevsimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/agrili-egitim-yoneticisi-kutbeddin-kayanin-kaleminden-dirilis-mevsimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat İl Millî Eğitim Şube Müdürü, Ağrılı eğitimci-yazar Kutbeddin Kaya’nın kaleme aldığı "Diriliş Mevsimi" başlıklı edebî yazı, Şehir Defteri Dergisi’nin 23. sayısında yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Aslen Ağrılı olan ve Tokat İl Millî Eğitim Şube Müdürü olarak görev yapan Kutbeddin Kaya, edebî çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kaya’nın bahar mevsimini konu alan "Diriliş Mevsimi" başlıklı yazısı, Şehir Defteri Dergisi’nin 23. sayısında okuyucuyla buluştu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Baharın yalnızca doğanın yeniden canlandığı bir mevsim olmadığını anlatan Kaya, yazısında tabiatın uyanışını insan ruhundaki yenilenme, umut ve yeniden başlama duygularıyla ilişkilendiriyor. Toprağın canlanması, dalların çiçeklenmesi ve doğanın yeniden hayat bulması üzerinden baharın insan yaşamındaki karşılığına dikkat çekiyor.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yazısında baharı "diriliş mevsimi" olarak nitelendiren Kaya, mevsimlerin insanlarda oluşturduğu duygu ve hatırlatmalara da değiniyor. Kışın ardından gelen baharı; umutların yeniden yeşerdiği, hayatın hareketlendiği ve doğanın bütün canlılığıyla kendini gösterdiği bir dönem olarak ele alıyor.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Edebiyat dünyasından farklı isimlerin bahara ilişkin eser ve dizelerine de yer veren Kaya, yazısında baharın şiir ve edebiyattaki yansımalarını değerlendiriyor. Baharın şairlere ilham veren yönüne dikkat çeken Kaya, doğanın yenilenmesini insanın iç dünyasındaki değişimle birlikte ele alıyor.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Diriliş Mevsimi", tabiatın yeniden uyanışından hareketle okuyucuyu umut, hayat ve yenilenme üzerine düşünmeye davet ederken, Ağrılı eğitim yöneticisi Kutbeddin Kaya’nın edebiyata olan ilgisini de ortaya koyuyor.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kaya’nın yazısı, Şehir Defteri Dergisi’nin 23. sayısında yayımlanarak okuyucuların beğenisine sunuldu. (İha)</span></p><p><img src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/18/983351091466009.webp" width="691" height="900"></p><p><br> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/agrili-egitim-yoneticisi-kutbeddin-kayanin-kaleminden-dirilis-mevsimi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/18/553191024136627.webp" type="image/jpeg" length="65286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AĞRI’DA KİTAP, TARİH VE KÜLTÜR MİLLET BAHÇESİ’NDE BULUŞTU]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-kitap-tarih-ve-kultur-millet-bahcesinde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-kitap-tarih-ve-kultur-millet-bahcesinde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dengi Çelik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) “Her Eve Bir Tarih Kitabı” projesi kapsamında şehre gelen Mobil Kitap Satış Mağazası Tırı, Ağrı Millet Bahçesi’nde kitapseverlerin ve akademisyenlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Türk ve dünya tarihine ışık tutan yüzlerce seçkin eseri vatandaşlarla buluşturan mobil mağaza, Ağrı’da adeta kültür rüzgârı estirdi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yakup Karataş, Ağrı Millet Bahçesi’ni ziyaret ederek stantta incelemelerde bulundu. Tarih bilincinin ve okuma kültürünün toplumun geniş kesimlerine ulaştırılmasının önemine değinen Rektör Prof. Dr. İlhami Gülçin, yürütülen çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ziyaret sırasında, AİÇÜ Rektör Yardımcısı ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Karataş ile Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Aktaş, sergilenen eserler ve tır bünyesindeki yayınlar hakkında Rektör Gülçin’e detaylı bilgi sundu. Vatandaşların ve öğrencilerin uygun fiyatlarla akademik ve tarihi kaynaklara erişim sağlamasına imkân tanıyan mobil mağazanın, Ağrı’nın kültür hayatına önemli bir dinamizm kattığı belirtildi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/agrida-kitap-tarih-ve-kultur-millet-bahcesinde-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/18/708461505575993.webp" type="image/jpeg" length="16733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt’ın Damak Çatlatan Meşhur Mutfağı ve Saray Manzarasında Gastronomi Şöleni]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitin-damak-catlatan-meshur-mutfagi-ve-saray-manzarasinda-gastronomi-soleni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitin-damak-catlatan-meshur-mutfagi-ve-saray-manzarasinda-gastronomi-soleni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğubayazıt'ta Ne Yenilir Ne İçilir? Doğubayazıt Meşhur Mutfağı!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;">Ağrı Dağı’nın gölgesinde, İshak Paşa Sarayı’nın ihtişamıyla büyüleyen Doğubayazıt, sadece tarihiyle değil, Doğu Anadolu’nun en köklü ve en karakteristik lezzet bileşenlerini barındıran mutfağıyla da tam bir gastronomi cennetidir. Yüzyıllardır süregelen hayvancılık kültürünün, taze dağ otlarının ve saray mutfağı geleneklerinin harmanlandığı Doğubayazıt lezzet haritası, sıradan bir yemek deneyiminin çok ötesinde, her lokmasında tarih fısıldayan bir serüven sunmaktadır. Bölgeye adım atar atmaz diyetleri rafa kaldıran bu zengin mutfak, keşfedilmeyi bekleyen eşsiz reçetelerle doludur</p><p><span class="text-big"><strong>Anadolu’nun En Eski Diye Yemeği: Tescilli Abdigör Köftesi</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt mutfağının mutlak hükümdarı ve yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip olan en meşhur lezzeti <a target="_blank" rel="noopener noreferrer" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Abdig%C3%B6r_k%C3%B6ftesi" rel="nofollow">Doğubayazıt Abdigör Köftesi</a>’dir. Türkiye'nin yapımı en zor ve en zahmetli yemeklerinden biri olarak kabul edilen bu şaheser, taze ve tamamen yağsız sığır etinin taş üzerinde tahta tokmakla saatlerce dövülmesiyle hazırlanır. Et, macun ve merhem kıvamına gelene kadar dövüldükten sonra sinirlerinden tamamen arındırılır; içine soğan, yumurta ve baharatlar eklenerek yoğrulur. İsmini İshak Paşa Sarayı'nın inşasında görevli olan ve mide rahatsızlığı çeken Çolak Abdi Paşa’dan alan bu devasa, içi yumuşacık haşlama köfte, geleneksel olarak nefis bir pilavın üzerinde servis edilir ve ilçede mutlaka tadılması gereken ilk lezzettir.</p><p><span class="text-big"><strong>Tandırın ve Ateşin Gücü: Doğubayazıt Sac Kavurması ve Selekele</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Bölgede yetişen kuzu ve oğlak etlerinin lezzeti, Doğubayazıt’ın et yemeklerini apayrı bir seviyeye taşımaktadır. Toprak tandırlarda saatlerce kendi yağıyla ağır ağır pişirilen lokum kıvamındaki tandır kebabı, etseverlerin vazgeçilmezidir. Bunun yanı sıra, odun ateşinde ve özel saclar üzerinde pişirilen Doğubayazıt Sac Kavurması ile yoğurt ve sarımsak sosuyla harmanlanarak özel günlerde sunulan "Selekele" (Sakele) ilçenin et kültürünün en saf örneklerindendir. Dağlardan toplanan gösteberg otuyla harmanlanarak hazırlanan "Gösteberg Eti" ise buram buram coğrafya kokan gizli bir saray aroması sunar. </p><p><span class="text-big"><strong>Güne Başlarken Doğubayazıt Kahvaltısı: Ağrı Ketesi ve Otlu Peynir</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt'ta sabahlar, fırınlardan yeni çıkmış sıcacık ve içi yumuşacık Ağrı ketesinin kokusuyla başlar. İlçenin zengin kahvaltı sofralarında, koyun sütüne yöresel dağ otlarının eklenmesiyle olgunlaştırılan meşhur otlu peynir başroldedir. Bu tuzlu ve aromatik lezzete, Ağrı Dağı eteklerindeki binbir çiçekten süzülen organik bölge balı ve taze manda kaymağı eşlik eder. Soğuk kış günlerinde ise kahvaltı tabağının hemen ardından, hamur kesikleri, yeşil mercimek ve yoğurtla pişirilip üzerine kızgın tereyağlı nane gezdirilen şifa kaynağı Kesme Çorbası içilir.</p><p><span class="text-big"><strong>Tatlı Bir Kapanış: Sehle Helvası ve Kaçak Çay Kültürü</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Bu ağır ve görkemli et yemeklerinin ardından Doğubayazıt mutfağının kapanışı da bir o kadar asildir. Bölgeye has un, tereyağı ve özel şerbetin kıvam almasıyla hazırlanan, ağızda dağılan Sehle Helvası yemeğin en tatlı sonudur. Doğubayazıt'ta yemeğin üstüne ne içilir sorusunun cevabı ise nettir: Sınır ticaretinin kültürel bir parçası olan, ince belli bardaklarda kıtlama şekerle servis edilen demli, aromatik kaçak çay. Günün yorgunluğunu İshak Paşa Sarayı’na karşı yudumlayacağınız bu çayla atmak, Doğubayazıt’ta bir yemek geleneğinden ziyade bir yaşam felsefesidir. </p><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt merkezinde yer alan, geleneksel tokmakla dövülerek hazırlanan tescilli Abdigör köftesini en orijinal haliyle deneyimleyebileceğiniz en popüler yöresel esnaf lokantasıdır.</p><p style="margin-left:0px;">İshak Paşa Sarayı ve Doğu Anadolu dağları manzarasına karşı hem yöresel Doğubayazıt sac kavurmasını hem de zengin kahvaltı çeşitlerini bulabileceğiniz modern ve popüler bir tesistir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitin-damak-catlatan-meshur-mutfagi-ve-saray-manzarasinda-gastronomi-soleni</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/699171015344466.webp" type="image/jpeg" length="56060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt Adı Nereden Geliyor? Meğer Yüzyıllar Önce Başka Bir İsimle Anılıyormuş!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-adi-nereden-geliyor-meger-yuzyillar-once-baska-bir-isimle-aniliyormus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-adi-nereden-geliyor-meger-yuzyillar-once-baska-bir-isimle-aniliyormus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın en çok merak edilen ilçelerinden Doğubayazıt’ın adı aslında nereden geliyor? Bugün sıradan bir ilçe adı gibi kullanılan “Doğubayazıt” kelimesinin geçmişine inildiğinde]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karşımıza eski yerleşim adlarından savaşlara, Celayirli bir hükümdardan Cumhuriyet dönemindeki köklü isim değişikliğine kadar uzanan şaşırtıcı bir tarih çıkıyor. Üstelik ilçenin adı her zaman Doğubayazıt değildi!</strong></p><p>Ağrı’nın doğusunda, Ağrı Dağı’nın eteklerinde ve Türkiye-İran sınırının hemen yanı başında bulunan Doğubayazıt, bugün yalnızca doğal güzellikleri ve tarihî yapılarıyla değil, <strong>ismiyle de geçmişin izlerini taşıyan</strong> önemli merkezlerden biri. İlçenin adını ilk kez duyanların aklına gelen soru ise oldukça basit: <strong>“Doğubayazıt ismi nereden geliyor?”</strong></p><p>Bu sorunun cevabı ise bugünkü adın kendisinden çok daha eski dönemlere uzanıyor.</p><h2>Merakı Zirveye Taşıyan Ana Başlık: Doğubayazıt’ın Eski Adı Ne İdi?</h2><p>Bugünkü Doğubayazıt’ın bulunduğu bölgenin geçmişte farklı isimlerle anıldığı belirtiliyor. Doğubayazıt Kaymakamlığı’nın tarihçe bilgilerinde, bölgenin Celayirliler tarafından ele geçirilmesine kadar <strong>“Daryunk”</strong> adının kullanıldığı aktarılıyor. Daha sonraki dönemde ise bölgenin adı <strong>Bayezid</strong> olarak anılmaya başladı.</p><p>Ancak burada tarihçilerin dikkat çektiği önemli bir ayrıntı bulunuyor.</p><p>Bazı akademik çalışmalarda “Daryunk”, “Daryung” ve “Daronk” gibi adların çok daha eski dönemlerden, hatta Urartu döneminden kaldığının kabul edildiği belirtilirken, <strong>Bayezid adının ortaya çıkışı konusunda farklı görüşlerin bulunduğu</strong> ifade ediliyor.</p><p>Yani bugün tek bir isimle bildiğimiz ilçenin geçmişinde, birbirini takip eden farklı adlar bulunuyor.</p><h2>Peki “Bayezid” İsmi Nereden Geldi?</h2><p>İşte hikâyenin en dikkat çekici bölümü burada başlıyor.</p><p>Yaygın tarih anlatısına göre Doğubayazıt yöresi, Celayir Devleti'nin iki kardeş arasında bölünmesinin ardından <strong>Sultan Bayezid’e</strong> verilmişti. Kaymakamlık kaynaklarında, Sultan Bayezid’in Bayram Hoca’nın saldırılarına karşı koyabilmek amacıyla <strong>1374 yılında Doğubayazıt Kalesi’ni restore ettirdiği</strong> aktarılıyor.</p><p>Sultan Bayezid’in ölümünün ardından ise halkın kendisine duyduğu bağlılık nedeniyle yerleşimin adının değiştirildiği ve eski <strong>Daryunk</strong> adının yerine <strong>Bayezid</strong> adının kullanılmaya başlandığı rivayet ediliyor. Aynı anlatıya göre kalenin adı da Bayezid Kalesi olarak anılmaya başladı.</p><p>Bu nedenle Doğubayazıt’ın bugünkü isminin temelindeki <strong>“Bayazıt/Bayezid” bölümünün Celayirli Şehzade Sultan Bayezid ile bağlantılı olduğu görüşü öne çıkıyor.</strong> Türkiye Bilimler Akademisi tarafından yayımlanan bir çalışmada da şehrin ismini Moğolların bir kolu olan Celayir Beyliği’nden Şehzade Bayezid’den aldığı belirtiliyor.</p><h2>Fakat Tarihçiler Arasında Küçük Bir Soru İşareti Var!</h2><p>Buraya kadar anlatılan hikâye oldukça net görünse de tarih araştırmaları konuya başka bir ayrıntı daha ekliyor.</p><p>Bazı akademik çalışmalara göre <strong>Bayezid adının Celayirli Sultan Bayezid’den geldiği görüşü güçlü olsa da kesin biçimde tek açıklama olarak kabul edilmiyor.</strong> Çünkü daha eski tarihli bazı Ermeni ve Bizans kaynaklarında, Bayezid adından önce <strong>“Basenia” ve “Basean”</strong> gibi isimlere rastlandığı belirtiliyor. Bu durum, bölgenin adlandırılmasının Celayirli Bayezid döneminden de daha eski bir geçmişe sahip olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.</p><p>Üstelik tarihî belgelerde ve seyyahların eserlerinde ismin farklı biçimlerde yazıldığı da görülüyor. Akademik kaynaklarda örneğin Clavijo’nun 1403 tarihli seyahat anlatısında <strong>“Vazit”</strong>, Sir Thomas Herbert’in eserinde ise <strong>“Baezd”</strong> biçiminde kullanımlar bulunduğu aktarılıyor.</p><p>Dolayısıyla “Doğubayazıt adı kesin olarak şuradan geliyor” demek yerine, <strong>Bayezid adının Celayirli Sultan Bayezid ile ilişkilendirildiğini ve bu konuda farklı tarihsel görüşlerin bulunduğunu</strong> söylemek daha doğru.</p><h2>“Doğu” Kelimesi Ne Zaman Eklendi?</h2><p>Peki Bayezid ne zaman Doğubayazıt oldu?</p><p>İşte bugünkü ismin ortaya çıkışı Cumhuriyet dönemine uzanıyor.</p><p>Cumhuriyet’in ilk yıllarında bölge <strong>Bayazıt</strong> adıyla anılıyordu. 1927 yılında Bayazıt vilayetinin merkezi Karaköse’ye taşındı ve Bayazıt ilçe merkezi haline geldi. Ardından 1935 yılında yapılan idarî düzenlemeyle, merkezi Karaköse olan Bayazıt vilayetinin adı <strong>Ağrı</strong>, merkezi Bayazıt olan kazanın adı ise <strong>Doğubayazıt</strong> olarak değiştirildi.</p><p>Akademik kaynaklarda da 1935 yılında <strong>Bayezid adının başına “Doğu” kelimesinin getirilmesiyle “Doğubeyazıt” adının ortaya çıktığı</strong> aktarılıyor. Bunun nedenlerinden biri olarak da resmî yazışmalar ve posta hizmetlerinde yaşanabilecek karışıklıkların önlenmesi gösteriliyor.</p><p>Böylece yüzyıllar boyunca farklı biçimlerde kullanılan isim, Cumhuriyet dönemindeki idarî düzenlemelerle bugünkü şekline kavuştu.</p><h2>Eski Doğubayazıt Nerede Kaldı?</h2><p>İşin bir başka şaşırtıcı tarafı ise bugünkü Doğubayazıt’ın bulunduğu yerin, tarihî Bayezid yerleşimiyle aynı olmaması.</p><p>Doğubayazıt Kaymakamlığı, geçmişte büyük bir sancak merkezi olan Bayezid’in ilçenin yaklaşık <strong>7 kilometre güneydoğusunda</strong> bulunduğunu ve eski yerleşimin bugün halk arasında <strong>“Yukarı Beyazıt”</strong> olarak anıldığını belirtiyor.</p><p>TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre de eski Bayazıt’ın ana yollara göre daha sapa bir konumda kalması nedeniyle yerleşim zaman içerisinde ovaya taşındı ve <strong>1938’den itibaren yeni yerinde gelişmeye başladı.</strong></p><p>Yani bugün Doğubayazıt dediğimiz şehir, yalnızca ismini değil, <strong>yerleşim hikâyesini de zaman içerisinde değiştirmiş bir şehir.</strong></p><h2>Bir İlçe Adından Çok Daha Fazlası…</h2><p>Bugün tabelalarda gördüğümüz <strong>Doğubayazıt</strong> adı aslında tek bir dönemin ürünü değil.</p><p>Bir ucunda geçmişte kullanılan <strong>Daryunk/Daryung/Daronk</strong> gibi adlandırmalar, diğer ucunda ise Bayezid ismi bulunuyor. Bunun üzerine Cumhuriyet döneminde “Doğu” kelimesinin eklenmesiyle bugün kullandığımız isim ortaya çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu nedenle Doğubayazıt’ın adı, aslında ilçenin yüzyıllar boyunca geçirdiği değişimin küçük ama son derece güçlü bir özeti niteliğinde.</p><p><strong>Kısacası Doğubayazıt isminin hikâyesi, yalnızca “Doğu” ve “Bayezid” kelimelerinin birleşmesinden ibaret değil. Bu isim; eski yerleşimlerin, Celayirli döneminin, tarihî Bayezid’in ve Cumhuriyet dönemindeki idarî değişikliklerin izlerini aynı kelimede taşıyor.</strong></p><h3> </h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-adi-nereden-geliyor-meger-yuzyillar-once-baska-bir-isimle-aniliyormus</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/9632453092376.webp" type="image/jpeg" length="75399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt İshak Paşa Sarayı Zindanlarında Ne Yaşanıyordu? Suçun Büyüklüğüne Göre Işık Bile Değişiyordu!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-ishak-pasa-sarayi-zindanlarinda-ne-yasaniyordu-sucun-buyuklugune-gore-isik-bile-degisiyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-ishak-pasa-sarayi-zindanlarinda-ne-yasaniyordu-sucun-buyuklugune-gore-isik-bile-degisiyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarayların ihtişamlı salonlarının ardında bambaşka bir dünya olduğu rivayet ediliyor. Zindanlara kapatılan mahkûmların, işledikleri suçun ağırlığına göre güneş ışığından farklı ölçülerde mahrum bırakıldığı anlatılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saray denildiğinde akıllara çoğunlukla görkemli salonlar, yüksek duvarlar, süslü kapılar ve ihtişamlı yaşam gelir. Ancak bu görkemli yapıların herkesten saklanan, çok daha karanlık bölümleri de bulunuyordu. Rivayetlere göre saray zindanları, mahkûmların yalnızca özgürlüklerinden değil, kimi zaman <strong>güneş ışığından bile mahrum bırakıldığı</strong> son derece ağır mekânlardı.</p><h2><span class="text-big">Işık Alan Zindanlar Nasıl Oluyordu?</span></h2><p>Anlatılanlara göre zindanlarda uygulanan koşullar, mahkûmun işlediği suçun büyüklüğüne göre değişebiliyordu. Daha hafif suçlarla ilişkilendirilen mahkûmların tutulduğu bazı odalarda, duvarların veya yapının mimari bölümlerinde bulunan özel boşluklardan içeriye sınırlı miktarda ışık sızdığı söyleniyor.</p><p>Bu küçük ışık açıklıkları, mahkûmun dış dünyayla kurabildiği neredeyse tek bağlantı olabiliyordu. Günün belirli saatlerinde içeri süzülen ışık, karanlık hücrenin duvarlarında kısa süreliğine bir aydınlık oluştururken mahkûm için zamanın geçişini anlamanın da nadir yollarından biri haline geliyordu.</p><h2><span class="text-big">Ağır Suçlular İçin Zindanlar Daha da Karanlıktı</span></h2><p>Rivayetlerin en dikkat çekici bölümü ise ağır suçlarla ilişkilendirilen mahkûmlarla ilgili.</p><p>İddialara göre suçun ağırlığı arttıkça mahkûmun tutulduğu bölümün koşulları da ağırlaşıyor, bazı mahkûmlar <strong>neredeyse tamamen karanlıkta bırakılıyordu.</strong></p><p>Güneş ışığından yoksun bir hücrede geçirilen zamanın, fiziksel bir cezadan çok daha ağır bir psikolojik baskı oluşturduğu düşünülebilir. Dışarıdan bakıldığında yalnızca taş duvarlardan oluşan bu mekânlar, içerideki mahkûm açısından zaman, mekân ve özgürlük duygusunun birbirine karıştığı kapalı dünyalara dönüşüyordu.</p><h2><span class="text-big">Sarayın Görkeminin Ardındaki Karanlık Dünya</span></h2><p>Bu anlatılar, saray yaşamının yalnızca ihtişam ve gösterişten ibaret olmadığını da ortaya koyan çarpıcı bir ayrıntı olarak dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir tarafta görkemli salonlarda devam eden saray hayatı, diğer tarafta kalın taş duvarların ardında dış dünyadan koparılmış mahkûmlar...</p><p>Özellikle zindanların mimarisinde ışığın kontrollü biçimde kullanıldığına ilişkin rivayetler, geçmiş dönemlerde <strong>cezanın yalnızca bedensel değil, mekânsal ve psikolojik boyutlarının da bulunduğu</strong> düşüncesini akıllara getiriyor.</p><h2><span class="text-big">Peki Bu Anlatılanlar Gerçek mi, Yoksa Bir Rivayet mi?</span></h2><p>Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Mahkûmların suçlarının ağırlığına göre güneş ışığına erişiminin düzenlendiği yönündeki anlatıların tamamının tarihsel olarak kesin biçimde doğrulanmış bir uygulama olduğu söylenemez. Bu nedenle söz konusu bilgiler, <strong>rivayet ve tarihsel anlatılar çerçevesinde</strong> değerlendirilmelidir.</p><p>Ancak bu hikâyenin asıl dikkat çekici tarafı, sarayların görkemli yüzünün arkasında nasıl farklı ve karanlık bir yaşam alanının hayal edildiğini göstermesi.</p><p>Bugün yalnızca ihtişamıyla hatırlanan sarayların altında veya içinde bulunan zindanlar, geçmişin en ağır cezalandırma yöntemlerinden bazılarına dair anlatıların merkezinde yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-ishak-pasa-sarayi-zindanlarinda-ne-yasaniyordu-sucun-buyuklugune-gore-isik-bile-degisiyordu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/37543938929397.webp" type="image/jpeg" length="88061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[240 Yıllık Sır: Doğubayazıt’taki İshak Paşa Sarayı’nın Kayıp Altın Kapısı Nereye Götürüldü?]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/240-yillik-sir-dogubayazittaki-ishak-pasa-sarayinin-kayip-altin-kapisi-nereye-goturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/240-yillik-sir-dogubayazittaki-ishak-pasa-sarayinin-kayip-altin-kapisi-nereye-goturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, kartal yuvasını andıran sarp kayalıklar üzerine kurulu İshak Paşa Sarayı, yalnızca Osmanlı mimarisinin görkemini değil, tarihin en büyük soygun hikayelerinden birini de bünyesinde barındırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarayın bir zamanlar göz kamaştıran ve som altın kaplamalarıyla efsanelere konu olan tarihi cümle kapısı, yüzyılı aşkın süredir ait olduğu topraklardan binlerce kilometre uzakta bulunuyor.</p><p><span class="text-huge"><strong>Sarayın Göz Bebeği Nasıl Yağmalandı?</strong></span></p><ul><li><strong>93 Harbi’nin Hüzünlü İzi:</strong> 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Doğubayazıt’ı işgal eden Rus birlikleri, saraydaki değerli eşyalarla birlikte ana giriş kapısını da yerinden sökerek taşıdı.</li><li><strong>Hermitage’ın Gizli Hazinesi:</strong> Sökülen tarihi kapının St. Petersburg’daki dünyaca ünlü Hermitage Müzesi’ne götürüldüğü ve müze envanterinde muhafaza edildiği kaydediliyor.</li><li><strong>Efsane mi, Gerçek mi?:</strong> Halk arasında kapının som altından yapıldığı anlatılsa da sanat tarihçileri kapının özel ahşap oymacılık üzerine altın yaldız ve pirinç işçiliğiyle kaplanmış nadide bir şaheser olduğunu doğruluyor.</li></ul><p><span class="text-huge"><strong>Doğubayazıt’ta Kapının Akıbeti Nasıl Şekillendi?</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><figure class="table"><table><thead><tr><th style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;"><strong>Dönem / Durum</strong></th><th style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;"><strong>Detaylar ve Gelişmeler</strong></th></tr></thead><tbody><tr><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;"><strong>Orijinal Kapı (1784 - 1877)</strong></td><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;">Selçuklu ve Osmanlı motifleriyle işlenmiş, altın yaldızlı kaplamalarıyla sarayın en görkemli sembolüydü.</td></tr><tr><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;"><strong>İşgal ve Kayıp (1877 - Günümüz)</strong></td><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;">Rusya’ya götürüldükten sonra diplomatik ve kültürel iade taleplerine zaman zaman konu oldu.</td></tr><tr><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;"><strong>Mevcut Durum</strong></td><td style="border-color:rgb(196, 199, 197);padding:8px 12px;">Sarayın girişinde bugün orijinal kapının boyutlarına uygun olarak hazırlanan ahşap bir replika yer alıyor.</td></tr></tbody></table></figure><p><span class="text-huge"><strong>Görkemli Mirasın İzinde Turizm Akını</strong></span></p><p>İshak Paşa Sarayı, yaşanan bu kayba rağmen her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor. Ziyaretçiler, sarayın muazzam avlularını gezerken kayıp altın kapının hikayesini dinleyip tarihi atmosferin büyüsüne kapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/240-yillik-sir-dogubayazittaki-ishak-pasa-sarayinin-kayip-altin-kapisi-nereye-goturuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/113700843857752.webp" type="image/jpeg" length="44357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[48 yıl sonra ortaya çıkan Doğubayazıt karesi! İshak Paşa Sarayı’na bir de böyle bakın!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/48-yil-sonra-ortaya-cikan-dogubayazit-karesi-ishak-pasa-sarayina-bir-de-boyle-bakin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/48-yil-sonra-ortaya-cikan-dogubayazit-karesi-ishak-pasa-sarayina-bir-de-boyle-bakin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğubayazıt'ta tarihe tanıklık eden İshak Paşa Sarayı’nın 1978 yılına ait bir fotoğrafı, aradan geçen yaklaşık yarım asrın ardından yeniden dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransız fotoğrafçı Michel Pazoumian tarafından çekildiği belirtilen siyah-beyaz kare, yalnızca sarayın geçmişini değil, 1970’lerin Doğubayazıt’ını da gözler önüne seriyor.</strong></p><p>Bugün Ağrı denildiğinde akla ilk gelen tarihi yapılardan biri hiç şüphesiz İshak Paşa Sarayı...</p><p>Doğubayazıt’ın yükseklerinde, Ağrı Dağı’nın eşsiz manzarasıyla bütünleşen saray, yüzyıllardır bölgenin en dikkat çekici yapılarından biri olarak ayakta duruyor.</p><p>Ancak bu kez gündemde olan şey sarayın bugünkü ihtişamı değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Tam 48 yıl öncesinden kalan bir fotoğraf.</strong></p><p>1978 yılında Fransız fotoğrafçı Michel Pazoumian tarafından çekildiği belirtilen kare, İshak Paşa Sarayı’nı bugünün ziyaretçilerinin alışık olduğu görüntüsünden oldukça farklı bir atmosfer içerisinde gösteriyor. Fotoğraf, sosyal medyada yeniden paylaşılmasıyla birlikte Doğubayazıt’ın yakın tarihine merak duyanların ilgisini çekti.</p><h2><span class="text-big">İSHAK PAŞA SARAYI'NIN 1978'DEKİ HALİ MERAK UYANDIRDI</span></h2><p>Fotoğrafın en dikkat çekici tarafı, sarayın yalnızca bir tarihi eser olarak değil, <strong>Doğubayazıt’ın gündelik hayatının ve coğrafyasının bir parçası olarak</strong> görülmesini sağlaması.</p><p>Bugün binlerce kişinin ziyaret ettiği, fotoğraf makinelerinin eksik olmadığı İshak Paşa Sarayı'nın çevresine 1978 yılının gözünden bakmak, aradan geçen zamanın bölgede nasıl bir değişim yarattığını da düşündürüyor.</p><p>Bir fotoğraf karesi...</p><p>Ama içinde koskoca bir dönem saklı.</p><h2><span class="text-big">48 YIL ÖNCE DOĞUBAYAZIT NASILDI?</span></h2><p>1978 yılına ait olduğu belirtilen bu kare, bugünün Doğubayazıt’ıyla geçmişin Doğubayazıt’ı arasında adeta görsel bir köprü kuruyor.</p><p>O yıllarda turizm bugünkü kadar gelişmiş değildi.</p><p>Fotoğraf teknolojisi bugünkü kadar ulaşılabilir değildi.</p><p>Sosyal medya yoktu.</p><p>Bir tarihi yapının fotoğrafının dünyanın dört bir yanına saniyeler içerisinde ulaşması mümkün değildi.</p><p>İşte bu nedenle 1978'de çekilmiş tek bir fotoğrafın bugün yeniden ortaya çıkması, yalnızca nostaljik bir görüntü olmaktan çıkıyor.</p><p><strong>Kentin hafızasından çıkarılmış eski bir sayfanın yeniden açılması gibi.</strong></p><h2><span class="text-big">FRANSIZ FOTOĞRAFÇININ OBJEKTİFİNDEN DOĞUBAYAZIT</span></h2><p>Fotoğrafın Michel Pazoumian tarafından 1978 yılında çekildiği bilgisi, sosyal medyada fotoğrafı paylaşan kaynaklarda yer alıyor.</p><p>Pazoumian’ın objektifinden yansıyan bu görüntü, Doğubayazıt’ın yalnızca tarihi yapılarının değil, geçmişteki atmosferinin de nasıl olduğunu merak edenler için dikkat çekici bir belge niteliğinde.</p><p>Fotoğrafın asıl çarpıcı tarafı ise şu:</p><p><strong>Bugün milyonlarca kişinin internet üzerinden gördüğü İshak Paşa Sarayı, 1978 yılında bambaşka bir dünyanın içerisinde duruyordu.</strong></p><h2><span class="text-big">BUGÜNÜN TURİZM MERKEZİ, DÜNÜN SESSİZ TANIKLIĞI</span></h2><p>İshak Paşa Sarayı bugün Doğubayazıt denildiğinde akla gelen ilk sembollerden biri.</p><p>Ancak 1978 karesi, yapının bundan yaklaşık yarım asır önceki sessizliğini hatırlatıyor.</p><p>Ne bugünkü ziyaretçi yoğunluğu...</p><p>Ne telefonlarla çekilen sayısız fotoğraf...</p><p>Ne sosyal medyada saniyeler içerisinde yayılan görüntüler...</p><p>Sadece saray, çevresindeki coğrafya ve o dönemin Doğubayazıt’ı...</p><p><strong>Fotoğrafın yıllar sonra yeniden gündeme gelmesinin sırrı da biraz burada yatıyor.</strong></p><h2><span class="text-big">BİR FOTOĞRAF, BİR ŞEHİR VE 48 YILLIK ZAMAN YOLCULUĞU</span></h2><p>Bazen tarihin en etkileyici belgeleri uzun metinler değil, tek bir fotoğraf karesidir.</p><p>1978 tarihli bu görüntü de Doğubayazıt için böyle bir anlam taşıyor.</p><p>Fotoğrafa bakanlar yalnızca İshak Paşa Sarayı’nı görmüyor.</p><p>Aynı zamanda <strong>48 yıl önceki Ağrı’yı, Doğubayazıt’ı ve bölgenin geçmişteki atmosferini hayal etmeye çalışıyor.</strong></p><p>Bugün sarayın önünde duran bir ziyaretçi için 1978 çok uzak bir tarih gibi görünebilir.</p><p>Fakat bu fotoğraf, o tarihin aslında hâlâ bir kare içerisinde yaşadığını gösteriyor.</p><h2><span class="text-big">DOĞUBAYAZIT'IN HAFIZASINDAN ÇIKAN O KARE</span></h2><p>Sosyal medyada yeniden paylaşılan fotoğrafın ardından özellikle eski Doğubayazıt görüntülerine ilgi de arttı. Aynı arşivlerde ilçenin farklı dönemlerine ait başka tarihi fotoğrafların da paylaşılması, bölgenin görsel hafızasına yönelik ilgiyi gözler önüne seriyor.</p><p>Ve belki de bu fotoğrafın en güzel tarafı şu:</p><p><strong>İshak Paşa Sarayı hâlâ aynı yerde.</strong></p><p>Dağlar hâlâ orada.</p><p>Doğubayazıt hâlâ orada.</p><p>Ama şehir değişti, insanlar değişti, zaman değişti.</p><p>Bir Fransız fotoğrafçının 1978 yılında deklanşöre bastığı o anda ise zaman adeta durdu.</p><p><strong>Şimdi o kare, 48 yıl sonra yeniden konuşuyor.</strong></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/446;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/17/84296179142366.webp" width="680" height="446"></figure><p>Ve Doğubayazıt’ın geçmişine bakmak isteyenlere tek bir soru bırakıyor:</p><h3>“Sizce 1978'deki Doğubayazıt ile bugünkü Doğubayazıt arasında en büyük değişim ne?”</h3><p> </p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/48-yil-sonra-ortaya-cikan-dogubayazit-karesi-ishak-pasa-sarayina-bir-de-boyle-bakin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/956411826075056.webp" type="image/jpeg" length="47598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt'ta Mağarada Geçen 40 Yıl!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitta-magarada-gecen-40-yil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitta-magarada-gecen-40-yil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zamanın Durduğu Yer: Doğubayazıt’taki Gizemli Mağara ve Ağrı Dağı'nın Ölümsüz Muhafızları!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt coğrafyası, yalnızca mimari şaheserleri ve tescilli lezzetleriyle değil, asırlardır kulaktan kulağa fısıldanan mistik sırlarıyla da insanı büyülemeye devam ediyor. Bu sırların en ürpertici ve en derin olanı ise, sarp kayalıkların ve kalıcı buzulların arkasında saklandığına inanılan, <strong>içerisinde zamanın tamamen durduğu o gizemli mağaradır.</strong> Yüzyıllardır dengbejlerin ezgilerine, yaşlıların gece hikayelerine konu olan ve son dönemde araştırmacıların da dikkatini çeken bu şehir efsanesi, Doğubayazıt’ın karanlık kış gecelerini adeta bir masal sığınağına dönüştürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-huge"><strong> Zamanı Tutsak Eden Mekan: Mavi Ateşli Buz Mağarası</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Efsaneye göre bu mağara, sıradan bir yer altı boşluğu değildir. Girişi, Ağrı Dağı’nın kuzey eteklerinde, sadece yüzyılda bir kez, devasa bir sis bulutunun dağılması ve güneş ışınlarının belirli bir açıyla vurmasıyla saniyeler süreliğine ortaya çıkar.</p><ul><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Zamanın Durduğu Nokta:</strong> Mağaranın içerisine adım attığınız an, dış dünyayla olan tüm bağınız kopar. Zaman, akan bir nehir olmaktan çıkar ve donar. İçeride harcanan her bir nefes, dış dünyada on yıllara bedeldir.</p></li><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Asla Erimeyen Kristaller ve Mavi Ateş:</strong> Mağaranın duvarları, dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri görülmemiş, ışığı yansıtan kristal buzlarla kaplıdır. Mağaranın tam merkezinde ise, ne odundan ne de gazdan beslenen, doğrudan toprağın bağrından çıkan ve buzları asla eritmeden binyıllardır yanan <strong>mavi bir ateş</strong> parıldamaktadır.</p></li></ul><p><span class="text-huge"><strong> Nuh’un Kayıp Muhafızları: Yedi Ölümsüz Süvari</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Mağarayı asıl ürpertici kılan şey ise, o mavi ateşin etrafında saf tutmuş olan sakinleridir. İnanışa göre, Nuh’un Gemisi dağın zirvesine oturduğunda, insanlığın ikinci başlangıcına ait en kutsal emanetleri, kadim yazıtları ve sırları korumak üzere yedi farklı soydan gelen yedi devasa savaşçı burada görevlendirilmiştir.</p><p style="margin-left:0px;">Bu muhafızlar, altından ve obsidyen taşından dövülmüş ağır zırhları içinde, heybetli atlarının üzerinde tıpkı birer heykel gibi hareketsizce dururlar. Canlıdırlar ancak zamanın durduğu bu odada binyıllardır gözlerini bile kırpmadan beklemektedirler. Ne zaman ki dünyada büyük bir zulüm, büyük bir kıtlık ya da insanlığı yok edecek bir felaket yaklaşsa, bu yedi süvari uykularından uyanır. Doğubayazıt’ın zifiri karanlık fırtınalarında, feryat eden rüzgarların arasında duyulan o dehşetli nal seslerinin, bu süvarilerin dünyayı teftiş etmek için mağaradan çıkış anı olduğu söylenir.</p><p><span class="text-huge"><strong> Taş Ustası Carabet’in 40 Yıllık Kayıp Hikayesi</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt’ta bu mağaraya dair anlatılan en somut hikaye, İshak Paşa Sarayı’nın yapımında çalışan Ermeni taş ustası Carabet’e aittir. 1700'lerin ortasında, sarayın harem odalarındaki çeşmeler için dağda nadir bulunan "akan damarlı" bir mermer arayan Carabet, aniden bastıran bir tipide yolunu kaybeder. Sığınacak bir yer ararken, sislerin arasından açılan o gizemli mağara kapısından içeri girer.</p><p style="margin-left:0px;">İçerideki mavi ateşi, devasa zırhlı atlıları gören usta büyük bir korkuya kapılır. Mağarada sadece ısınacak ve korkusunu yatıştıracak kadar, yani yaklaşık <strong>10-15 dakika</strong> kalır ve fırtınanın dindiğini fark edince arkasına bakmadan kaçar. Aşağıya, Doğubayazıt’a döndüğünde ise hayatının şokunu yaşar:</p><ul><li><p style="margin-left:0px;">Sarayın şantiyesindeki tüm dostları yaşlanmış veya ölmüştür.</p></li><li><p style="margin-left:0px;">Kendi evinin yerinde başka bir aile oturmaktadır.</p></li><li><p style="margin-left:0px;">Carabet'in mağarada geçirdiği o 15 dakika, dış dünyada tam <strong>40 yıllık</strong> bir zamana denk gelmiştir. Usta geri döndüğünde, bıraktığı genç kız çoktan yaşlı bir kadın olmuş, tanıdığı Doğubayazıt tamamen değişmiştir. Carabet ömrünün kalanını akıl sağlığını yitirmiş bir halde, dağa doğru bakıp <i>"Zaman orada uyuyor, sakın onu uyandırmayın"</i> diyerek sayıklayarak geçirir.</p></li></ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazitta-magarada-gecen-40-yil</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/16/587211462920428.webp" type="image/jpeg" length="88420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt'taki O İnşaatın Yapımı 99 Yıl Sürdü!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazittaki-o-insaatin-yapimi-99-yil-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazittaki-o-insaatin-yapimi-99-yil-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[99 Yıllık Medeniyet Senfonisi: Farklı Milletlerin Doğubayazıt’ta İnşa Ettiği Taş Şaheser]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;">Anadolu’nun en doğu ucunda, İpek Yolu’nun kalbinde yükselen <strong>İshak Paşa Sarayı, tam 99 yıl süren yapım hikayesi ve inşasında görev alan farklı milletlerin ortak dehasıyla</strong> dünya mimarlık tarihine geçti. Tek bir imparatorluğun değil; Türk, Kürt, Ermeni, Gürcü ve Acem (Pers) taş ustalarının, mühendislerinin ve zanaatkarlarının ortak alın teriyle yükselen bu saray, adeta çok uluslu bir sanat akademisi gibi çalıştı. İşte Doğubayazıt’ta bir asra yayılan o devasa birleşmenin can alıcı hikayesi.</p><p><span class="text-huge"><strong> 99 Yıl Süren Kültürlerarası Şantiyede Kimler Çalıştı?</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt Sancak Beyi Çolak Abdi Paşa tarafından 1685 yılında temelleri atılan ve torunu II. İshak Paşa döneminde 1784 yılında tamamlanan saray, o dönemin dünyasındaki en kozmopolit şantiyelerden biriydi.</p><ul><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Ermeni Taş Ustaları:</strong> Sarayın dış cephesinde, taç kapılarında ve pencerelerinde yer alan o meşhur, dantel gibi işlenmiş bitki ve hayvan motiflerinin mimarı bölgedeki usta Ermeni taş işçileridir. Sert volkanik taşları bir nakış gibi işleyen bu ustalar, saraya estetik ruhunu verdi.</p></li><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Gürcü Taş Mimarları:</strong> Sarayın dondurucu kış şartlarına, depremlere ve zamana meydan okuyan devasa duvar bloklarının örülmesinde ve tonozlu tavan yapılarında Gürcü mimarlık ekolünün statik ve mühendislik tekniklerinden yararlanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></li><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Selçuklu ve Osmanlı Ustaları:</strong> Sarayın genel yerleşim planı, revaklı avluları, kütüphanesi ve cami kubbesi tamamen klasik Selçuklu mimarisi ile Osmanlı saray geleneğinin sentezini taşıyan Türk yapı ustaları tarafından şekillendirildi.</p></li><li><p style="margin-left:0px;"><strong>Acem (Pers) İç Mimarları:</strong> Sarayın Harem dairesindeki iç duvar süslemeleri, çeşme detayları ve kabartma figürlerinde İran (Safevi/Acem) sanatının saray zarafeti ve bezeme sanatı etkili oldu.</p></li></ul><p><span class="text-huge"><strong> Farklı Milletleri 1 Asır Boyunca Doğubayazıt’ta Tutan Güç Neydi?</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Doğubayazıt, o dönemde Osmanlı ile Safevi (İran) imparatorlukları arasında bir sınır kapısı ve İpek Yolu ticaretinin en güvenli geçiş noktasıydı.</p><p style="margin-left:0px;">Sarayın inşasını üstlenen paşalar, bölgedeki kalıcı egemenliklerini ilan etmek ve her iki imparatorluğa da güç gösterisinde bulunmak adına bütçeden hiçbir masraftan kaçınmadılar. Çevre bölgelerdeki <strong>en yetenekli ustalar, din ve ırk ayrımı gözetilmeksizin, çok yüksek ücretler ve can güvenliği garantisiyle</strong> Doğubayazıt’a davet edildi. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu şantiyede babanın yarım bıraktığı taşı oğlu, ustanın yarım bıraktığı kemeri kalfası tamamladı. Farklı inanç ve milletlerden gelen yüzlerce insan, Doğubayazıt Ovası'nda tam 99 yıl boyunca barış içinde sadece bir sanat eseri üretmek için bir arada yaşadı.</p><p><span class="text-huge"><strong> Bu Ortak Dehadan Doğan İlki: Dünyanın İlk Kaloriferli Sarayı</strong></span></p><p style="margin-left:0px;">Farklı milletlerin mühendislik bilgisinin bir araya gelmesi, sarayda döneminin çok ötesinde bir teknoloji doğurdu. Türk hamamlarındaki alttan ısıtma (tütsülük) sistemini inceleyen çok uluslu mühendis grubu, bunu tüm saraya yayma kararı aldı.</p><p style="margin-left:0px;">Bölgedeki yerel killi toprağı işleyen ustalar tarafından fırınlanan <strong>pişmiş toprak künk borular</strong>, taş ustaları tarafından duvarların içerisine açılan özel kanallara döşendi. Merkezdeki kazan dairesinde ısıtılan suyun buharı ve sıcak havası bu borularla odalara dağıtıldı. Böylece farklı milletlerin ortak aklı, <strong>dünyanın ilk merkezi ısıtma sistemine sahip sarayını</strong> insanlık tarihine armağan etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazittaki-o-insaatin-yapimi-99-yil-surdu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/16/734231520613625.webp" type="image/jpeg" length="64751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKİF MANAF SAĞLIK VE BARIŞ ÖDÜLÜ NÂZIM HİKMET RAN’A İTHAF EDİLDİ]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-nzim-hikmet-rana-ithaf-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-nzim-hikmet-rana-ithaf-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haber: Naime Olcay Baran]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı tarafından hayata geçirilen “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü”, Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden Nâzım Hikmet Ran’ın aziz hatırasına ithaf edildi. Ödülün, sağlık ve barış alanında topluma katkı sunan kişi, kurum ve kuruluşlara verileceği bildirildi.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşam sürmesine katkıda bulunan çalışmaları desteklemek amacıyla “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” verilmesini kararlaştırdı.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ödülün Nâzım Hikmet Ran’a ithaf edilmesinde ise şairin yıllardır barış ve kardeşlik düşüncesiyle anılan;</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim…”</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">dizelerinin taşıdığı mesaj öne çıktı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Toplumda sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam anlayışının yaygınlaşmasını hedefleyen Sağlıklı Yaşam Vakfı; kadınlar ve engelliler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Vakfın faaliyetleri arasında araştırmalar, köy projeleri, sağlıklı yaşam ve spor programları ile sağlıklı nesillerin yetişmesine yönelik çalışmalar yer alıyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Vakfın üzerinde durduğu bir diğer konu ise çevrenin korunması ve çevre bilincinin gelecek kuşaklara aktarılması. Bu kapsamda daha yaşanabilir bir çevre oluşturulmasına yönelik çeşitli faaliyet ve projeler gerçekleştiriliyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Vakfın önemli projelerinden biri olan “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü” ile de her bireyin sağlıklı bir yaşamı hak ettiği anlayışından hareketle sağlık, sürdürülebilirlik ve barışın bir arada olduğu bir yaşam modelinin oluşturulması amaçlanıyor.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Devam Edecek</strong></span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Edinilen bilgilere göre, Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri önümüzdeki dönemlerde de verilmeye devam edecek. Sağlık ve barış alanlarında yaptığı çalışmalarla topluma değer katan kişi, kurum ve kuruluşlar ödüllendirilecek.</span></p><p> </p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">     Nâzım Hikmet Ran’ın hatırasına ithaf edilen ödülle birlikte, sağlık ve sürdürülebilir yaşam çalışmalarının yanı sıra barış ve kardeşlik düşüncesinin de yaşatılması hedefleniyor.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/571;" src="https://www.dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/15/784111938705214.webp" width="900" height="571"></figure></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulu-nzim-hikmet-rana-ithaf-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/15/493171190191500.webp" type="image/jpeg" length="33167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğubayazıt Lezzet Haritası: İshak Paşa Sarayı Gölgesinde Ne Yenir? 3 Günlük Seyahat Programı!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-lezzet-haritasi-ishak-pasa-sarayi-golgesinde-ne-yenir-3-gunluk-seyahat-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-lezzet-haritasi-ishak-pasa-sarayi-golgesinde-ne-yenir-3-gunluk-seyahat-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın tarihi ve kültürel kalbi Doğubayazıt, sadece göz alıcı mimarisiyle değil, damak çatlatan geleneksel mutfağıyla da seyahat severleri büyülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Görkemli İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret ederken "Doğubayazıt’ta ne yenir?" ve "En iyi Doğubayazıt restoranları hangileridir?" sorularının cevabını arıyorsanız, doğru yerdesiniz. İşte Doğu Anadolu’nun bu büyüleyici köşesini hem kültürel hem de gastronomik olarak keşfetmenizi sağlayacak, Google Keşfet garantili 3 günlük Doğubayazıt gezi ve lezzet rehberi!</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt’ta Ne Yenir? Mutlaka Tatmanız Gereken Meşhur Lezzetler</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğubayazıt mutfağı, hayvancılığın yaygın olduğu Doğu Anadolu kültürünün en saf ve lezzetli örneklerini barındırır. Şehre ayak bastığınızda diyetinizi bir kenara bırakıp denemeniz gereken o meşhur tatlar:</span></p><ul><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Abdigör Köftesi:</strong> Türkiye’nin en eski ve yapımı en zor köftesidir. Yağsız sığır etinin taş üzerinde tahta tokmakla saatlerce dövülmesiyle hazırlanır. İç harcındaki pilavıyla tam bir şifa kaynağıdır.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt Sac Kavurması:</strong> Bölgenin taze kuzu etlerinden, odun ateşinde ve sac üzerinde ağır ağır pişirilen, lokum kıvamında bir lezzettir.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Selekeli (Saç Kavurma Varyasyonu):</strong> Yoğurt ve sarımsak sosuyla harmanlanan, özel günlerin vazgeçilmez et yemeğidir.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Ağrı Ketesi:</strong> Kahvaltıların ve çay saatlerinin baş tacıdır. İçi un helvalı (içli kete) veya sade olarak fırından sıcak sıcak tüketilir.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Halise:</strong> Aşurelik buğday ve kemiksiz etin dev kazanlarda saatlerce dövülerek eritilmesiyle yapılan, üzerine eritilmiş tereyağı dökülen tescilli bir yemektir.</span></p></li></ul><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>1. Gün: Tarihin İzinde ve Abdigör Köftesi’nin DoğuşuSabah: Gerçek Bir Doğu Anadolu Kahvaltısı</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Güne Doğubayazıt merkezindeki yerel fırınlardan alacağınız sıcacık, içi yumuşacık Ağrı ketesi, otlu peynir, süzme süzme süzülen bölge balı ve taze manda kaymağı ile başlayın.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Öğleden Sonra: İshak Paşa Sarayı ve Ahmedi Hani Türbesi</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kahvaltının ardından rotanızı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan <strong>İshak Paşa Sarayı</strong>’na çevirin. Osmanlı, Selçuklu ve Fars mimarisinin dünyadaki en nadide örneklerinden olan bu sarayı gezdikten hemen sonra, hemen yakınındaki İslam alimi <strong>Ahmedi Hani Türbesi</strong>’ni ziyaret edin.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Akşam: Saray Gölgesinde İlk Akşam Yemeği</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Günün yorgunluğunu atmak için İshak Paşa Sarayı manzaralı restoranlarda yerinizi ayırtın. İlk günün menüsünde kesinlikle Doğubayazıt’ın tescilli markası olan <strong>Abdigör Köftesi</strong> olmalı. Yanına buz gibi bir ayran söylemeyi unutmayın.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>2. Gün: Doğanın Mucizeleri ve Lokum Kıvamında Sac KavurmaSabah ve Öğle: Nuh’un Gemisi İzi ve Meteor Çukuru</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İkinci gün macera ruhunu ateşleme günü! Sabah erken saatlerde Telçeker köyü yakınlarında bulunan ve dünya çapında turist çeken <strong>Nuh’un Gemisi’nin izini (siluetini)</strong> görmeye gidin. Ardından, İran sınırına oldukça yakın bir konumda yer alan, dünyanın en büyük ikinci <strong>Meteor Çukuru</strong>’nu fotoğraflayın.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Akşam: Gerçek Odun Ateşinde Doğubayazıt Sac Kavurması</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğa yürüyüşlerinin ardından karnınız iyice acıkmış olacak. Akşam yemeği için Doğubayazıt çarşı merkezindeki tarihi esnaf lokantalarını tercih edin. İncecik tırnak pidesi üzerinde servis edilen, kuyruk yağıyla lezzetlendirilmiş <strong>Doğubayazıt Sac Kavurması</strong>, size hayatınızdaki en iyi et deneyimini sunacak.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>3. Gün: Alışveriş, Kültür ve Halise ZiyafetiSabah ve Öğle: Pasajlar Turu ve Sınır Alışverişi</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğubayazıt, İran sınırına yakınlığı sebebiyle tam bir alışveriş cennetidir. Sabah saatlerinde <strong>Büyük Pasaj</strong> ve <strong>Rus Pazarı</strong> olarak bilinen çarşıları gezin. Kaçak çaylar, egzotik baharatlar, kaliteli tekstil ürünleri ve hediyelik eşyalar için sıkı bir pazarlık yapın.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Akşam: Kapanış Ziyafeti "Halise" ve Kaçak Çay</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Gezinin son akşamında, yapımı büyük emek isteyen geleneksel <strong>Halise</strong> yemeğini deneyimleyin. Bu yoğun ve doyurucu lezzetin ardından, yerel kahvehanelerde veya otantik kafelerde tırnak bardakta servis edilen, buram buram kokan meşhur <strong>Doğu kaçak çayını</strong> yudumlayarak 3 günlük seyahatinizi taçlandırın.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt Gezi Rehberi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt’a ne zaman gidilir?</strong></span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğubayazıt’ı gezmek için en ideal dönem ilkbahar (Mayıs-Haziran) ve sonbahar (Eylül-Ekim) aylarıdır. Yaz ayları çok sıcak, kış ayları ise oldukça sert ve karlıdır.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Abdigör Köftesi nerede yenir?</strong></span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İshak Paşa Sarayı yolu üzerindeki manzaralı tesislerde ve Doğubayazıt ilçe merkezinde yer alan deneyimli yöresel yemek restoranlarında en orijinal haliyle Abdigör Köftesi bulabilirsiniz.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt güvenli mi?</strong></span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Evet, Doğubayazıt her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan, esnafı oldukça misafirperver ve güvenli bir turizm merkezidir.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogubayazit-lezzet-haritasi-ishak-pasa-sarayi-golgesinde-ne-yenir-3-gunluk-seyahat-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/11/538071718890908.webp" type="image/jpeg" length="43066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Valinin Oğlu Gürcistan’dan Gelip Doğubayazıt’a Saray Yaptırdı! Sosyal Medyayı Sallayan O İddianın Gerçeği]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/valinin-oglu-gurcistandan-gelip-dogubayazita-saray-yaptirdi-sosyal-medyayi-sallayan-o-iddianin-gercegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/valinin-oglu-gurcistandan-gelip-dogubayazita-saray-yaptirdi-sosyal-medyayi-sallayan-o-iddianin-gercegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğubayazıt bugünlerde arama motorlarında ve sosyal medyada hızla yayılan sıra dışı bir iddiayla çalkalanıyor: "Valinin oğlu Gürcistan’dan geldi ve Doğubayazıt’a devasa bir saray yaptırdı!"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Tıklama rekorları kıran ve merak uyandıran bu esrarengiz "saray" söylentisinin arkasındaki tarihsel gerçekler ortaya çıktı. İşte o meşhur yapının, Gürcistan (Ahıska) bağlantısının ve "Valinin oğlu" unvanının arkasındaki asıl hikaye...</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi, internet dünyasında kulaktan kulağa yayılan gizemli bir saray iddiasıyla gündemin merkezine oturdu. Arama trendlerine üst sıralardan giriş yapan ve "Valinin oğlu Gürcistan'dan gelip saray yaptırdı" başlığıyla yayılan iddialar, her ne kadar modern bir bürokratik skandal ya da lüks yatırım gibi algılansa da işin aslı Anadolu'nun en görkemli tarihsel gerçeklerine dayanıyor. Araştırmacılar ve tarihçiler, sosyal medyadaki bu popüler cümlenin aslında hangi mimari şahesere ve hangi tarihi kişiliklere ait olduğunu netleştirdi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Doğubayazıt’taki "Saray" Söylentisi Nereden Çıktı?</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Doğubayazıt'ın ovaya hakim sarp kayalıkları üzerinde yükselen heybetli bir yapı, son günlerde dijital platformlarda şu iddialarla tartışma konusu oldu:</span></p><ul><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bölgeye dışarıdan gelen bir valinin oğlu tarafından gizli ve lüks bir şato inşa edildi.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İnşaatın mimari yapısı ve lojistiği doğrudan Gürcistan sınırından sağlandı.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yapının ihtişamı, bölgedeki diğer tüm mimari yapıları gölgede bırakacak seviyede.</span></p></li></ul><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kullanıcıların arama motorlarında yoğun şekilde sorguladığı bu "saray" ve "valinin oğlu" şifreleri çözüldüğünde, karşımıza hepimizin yakından tanıdığı bir dünya mirası çıkıyor.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>İşte Gerçek: "Valinin Oğlu" Kim ve Babasının Görevi Neydi?</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Halk arasında zamanla değişerek modern bir efsane gibi internete düşen bu cümlenin asıl kahramanı, Doğubayazıt'ın sembolü olan <strong>İshak Paşa</strong>'dan başkası değil. Tarihsel kayıtlara göre iddiaya konu olan unvanların ve coğrafi bağların gerçek karşılığı şudur:</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><ul><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Babasının Görevi Ne Başkaydı?:</strong> Doğubayazıt'taki bu muazzam saraya adını veren ve inşaatını tamamlayan İshak Paşa, dönemin en güçlü yerel hanedanlarından olan Çıldır hanedanına mensuptur. İshak Paşa, <strong>Çıldır ve Ahıska Valisi (Sancak Beyi) olan Hasan Paşa’nın oğludur</strong>. Yani "Valinin oğlu" tabiri, doğrudan Çıldır Valisi Hasan Paşa'nın oğlu olan İshak Paşa'yı işaret etmektedir.</span></p></li><li><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Aslen Nereli ve Gürcistan Bağlantısı Nedir?:</strong> İshak Paşa ve ailesi, köken olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun Çıldır Eyaleti sınırlarında yer alan, bugün ise <strong>Gürcistan topraklarında bulunan Ahıska</strong> kökenlidir. Sarayın yapımında çalışan başmimar ve taş ustaları da doğrudan bu bölgeden (bugünkü Gürcistan/Ahıska sınırından) getirilmiştir.</span></p></li></ul><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/503;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/11/953901938012616.webp" width="900" height="503"></figure><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>99 Yıllık İhtişam Google Trendlerinde!</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yapımına 1685 yılında Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlanan ve tam 99 yıl sonra 1784 yılında Çıldır Valisi Hasan Paşa’nın oğlu İshak Paşa tarafından tamamlanan bu yapı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan <u>İshak Paşa Sarayı</u>'dır.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Döneminde sarayın Topkapı Sarayı'ndan daha görkemli olması ve İran elçilerinin bu ihtişamı İstanbul'da abartarak anlatması yüzünden İshak Paşa'nın gözden düştüğü ve Hasankale'ye sürgün edildiği de bilinmektedir. Günümüzde "Gürcistan sınırından gelen valinin oğlunun yaptırdığı gizemli saray" şeklinde popülerleşen dijital içerikler, aslında bu 240 yıllık tarihi hikayenin Keşfet algoritmasında yeniden canlanmasından ibarettir.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/valinin-oglu-gurcistandan-gelip-dogubayazita-saray-yaptirdi-sosyal-medyayi-sallayan-o-iddianin-gercegi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/11/117754563498830.webp" type="image/jpeg" length="42003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğu’nun Romeo ve Juliet’i Mem û Zîn Hakkında Bunu Kaç Kişi Biliyor? Ahmedi Hani’nin Ölümsüz Eserindeki Şaşırtıcı Sırlar!]]></title>
      <link>https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-romeo-ve-julieti-mem-zn-hakkinda-bunu-kac-kisi-biliyor-ahmedi-haninin-olumsuz-eserindeki-sasirtici-sirlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-romeo-ve-julieti-mem-zn-hakkinda-bunu-kac-kisi-biliyor-ahmedi-haninin-olumsuz-eserindeki-sasirtici-sirlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu edebiyatının en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen Mem û Zîn, sadece hazin bir aşk hikayesi değil; içinde felsefe, astronomi, tasavvuf ve sosyal eleştiriler barındıran devasa bir başyapıttır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"> Büyük İslam alimi ve mütefekkür <strong>Ahmedi Hani</strong> (Ahmed-i Hanî) tarafından 17. yüzyılda kaleme alınan bu ölümsüz destan, yüzyıllardır anlatılmasına rağmen pek çok bilinmeyen sırrı bünyesinde barındırıyor.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Sadece iki sevdalının kavuşamamasını değil, dönemin sosyo-politik yapısını ve insan ruhunun derinliklerini işleyen bu eser hakkında az bilinen en çarpıcı detaylar gün yüzüne çıkıyor. İşte edebiyat dünyasını şaşırtan o bilinmeyenler:</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Mem û Zîn Sadece Bir Aşk Hikayesi Değil: Tasavvufi ve Felsefi Derinliği Ne?</span></h2><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Pek çok kişi Mem û Zîn’i yalnızca kavuşamayan iki aşığın hikayesi olarak bilse de eser, aslında ilahi aşka giden yoldaki merhaleleri simgeler.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ahmedi Hani, <strong>Mem</strong> ve <strong>Zîn</strong> karakterleri üzerinden "Mecazi Aşk"tan (beşeri aşk) "Hakiki Aşk"a (ilahi aşk) geçişi anlatır. Destandaki <strong>Beko (Beker)</strong> karakteri ise sadece fitneci bir şahıs değil, insanın kendi iç dünyasındaki nefsi, kötülüğü ve iyiliğin ortaya çıkması için gereken engelleri temsil eder. Eser, bu yönüyle Doğu klasikleri arasında felsefi katmanı en yüksek metinlerden biri kabul edilir.</span></p><h2><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Dönemin Çok Ötesinde Bir Sosyal ve Siyasi Eleştiri Metni</span></h2><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ahmedi Hani, 1692 yılında tamamladığı bu eserde dönemin Doğu coğrafyasındaki siyasi dağınıklığı, yöneticilerin hatalarını ve halkın yaşadığı sıkıntıları cesurca dile getirmiştir.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Destanın önsöz ve ara bölümlerinde, adalet kavramı ve birlik olma fikri üzerinde duran mütefekkür, yönetici sınıfın adil olması gerektiği yönünde çağdaş siyaset bilimi ilkelerine paralel eleştiriler sunar. Bu durum, Mem û Zîn’i klasik bir aşk destanı olmanın ötesine taşıyarak tarihsel bir sosyolojik belge niteliğine kavuşturur.</span></p><h2><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Gerçek Bir Halk Efsanesine Mi Dayanıyor: Memê Alan Destanı İle Bağlantısı</span></h2><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ahmedi Hani bu eseri sıfırdan kurgulamamıştır. Bölgede yüzyıllardır sözlü kültürde yaşayan ve dengbejler tarafından nesilden nesile aktarılan <strong>Memê Alan</strong> efsanesini temel almıştır.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Büyük alim, halk arasında anlatılan bu sözlü destanı almış, ona edebi bir form, sanatsal bir dil ve tasavvufi bir derinlik kazandırarak yazılı edebiyatın en gözde klasikleri arasına sokmuştur. Yani eser, hem köklü bir halk hafızasının hem de yüksek bir edebi dehanın ürünüdür.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/503;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/11/722731864173439.webp" width="900" height="503"></figure><h2><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Dünya Literatüründe Mem û Zîn: Neden "Doğu’nun Romeo ve Juliet’i" Deniyor?</span></h2><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İngiliz edebiyatının simgesi Shakespeare’in <i>Romeo ve Juliet</i> eseri ile Ahmedi Hani’nin <i>Mem û Zîn</i> destanı arasında şaşırtıcı benzerlikler bulunmaktadır.</span></p><ul><li><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Aynı Dönemin Ruhları:</strong> Her iki eser de benzer yüzyıllarda imkansız aşkı ve toplumsal engelleri konu edinir.</span></li><li><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Trajik SonuÇ:</strong> Tıpkı Verona’da geçen hikaye gibi, Cizre’de geçen Mem û Zîn de aşıkların trajik sonuyla biter.</span></li><li><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Farklılaşan Nokta:</strong> Mem û Zîn, Romeo ve Juliet’ten farklı olarak kavuşamamayı bir felaket değil, ruhun arınması ve ilahi kaynağa ulaşması olarak yorumlayarak Doğu mistisizmini gözler önüne serer.</span></li></ul><h2><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Mem û Zîn Nerede Geçiyor ve Türbesi Nerede?</span></h2><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Eserde anlatılan olaylar Şırnak’ın <strong>Cizre</strong> ilçesinde cereyan etmektedir. Günümüzde Mem, Zîn ve fitneci Beko’nun türbeleri Cizre’deki <strong>Abdaliye Medresesi</strong>’nin bodrum katında yer almakta ve her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Eserin yazarı büyük alim Ahmedi Hani’nin türbesi ise Ağrı’nın <strong>Doğubayazıt</strong> ilçesinde, İshak Paşa Sarayı’nın hemen üst kısmındaki tepede bulunmaktadır.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim-Sanat-Kültür</category>
      <guid>https://dogubayazitgazetesi.com/dogunun-romeo-ve-julieti-mem-zn-hakkinda-bunu-kac-kisi-biliyor-ahmedi-haninin-olumsuz-eserindeki-sasirtici-sirlar</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/11/82893999236927.webp" type="image/jpeg" length="56657"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
