15 Nisan tarihinde Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinden 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara, sekiz öğrenci ve saldırgan yaşamını yitirmişti. Olayın ardından saldırganın eski polis olan babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Yargılamada babaya "kasten öldürme" suçundan 10 kez müebbet ve "olası kastla yaralama" suçundan 30 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, anne için ise 22,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Tutuklu iki sanık, dün (4 Ağustos) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ilk kez hakim karşısına çıktı. Hayatını kaybedenlerin aileleri, duruşma salonuna yakınlarının fotoğraflarının basılı olduğu tişörtlerle katıldı. Sanık savunmaları, müşteki beyanları ve avukat ifadelerinin ardından duruşmada uzman tanıklar dinlendi.
Duruşmada uzman psikologlar tanıklık yaptı
Emniyet müdürlüğünde görev yapan psikolog D.Ö., eski polis Uğur Mersinli’nin çocuğun sınav süreci gerekçesiyle düzenli görüşmelere geldiğini ancak aralık ayından itibaren süreci kestiğini aktararak, "Olaydan 1 hafta önce Mersinli’yle karşılaştık. İsa Aras’ı sordum, ‘Psikiyatra gidiyoruz mutluyuz’ dedi ve otizm teşhisi konulduğunu belirtti, ayrıldık." dedi.
Psikolojik danışman H.G. ise 7 Mart'ta aile ve çocukla yaptığı temaslara değinerek, "Rutin sorular yönelttim, çocukla yaptığım özel görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı olduğunu söyledi. Aileyi bu konudan bilgilendirdim, ikinci görüşmedeyse halkla ilişkilerinde zayıflığı anlatıp okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü çalışmaya çok gönüllü gelmedi, ailesiyle görüştüm. Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu da ilettim. Annesi, konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim. Daha önce psikiyatra gittiklerini belirttiler, ben de oraya tekrar götürebileceklerini söyledim." ifadelerini kullandı.
Özel klinikte danışmanlık veren F.B., ailenin sınav problemleri sebebiyle geldiğini bildirerek, "Sonra aile bize ‘Kayıt alacak mısınız?’ diye sorunca biz de bu konuda aileye bilgilendirme yaptık. Hesap öderken ‘Fatura kesilecek, onun için kimlik bilgilerinizi almamız gerekiyor’ dedim. Sonra aile ‘Fatura kesmeyin’ dedi, biz de böylelikle kayıt oluşmadan işlem yaptık." şeklinde konuştu.
Psikolog Y.G. de çocuğun sosyalleşme güçlüğü çektiğini belirterek, "Aras’a arkadaşlarınla neden sorun yaşıyorsun dediğimde arkadaşlarının ve kendi yaşıtlarının cahil olduğunu söyledi. Ben Aras’a ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Ben bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı." dedi.
Rehber öğretmen ve hekimden çarpıcı tespitler
Ayser Çalık Ortaokulu rehberlik öğretmeni E.İ., öğrenciyi 5. sınıftan beri takip ettiğini belirterek şu detayları paylaştı:
"Yedinci sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. Sekizinci sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu."
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli hekim N.E.S. ise adli vaka sürecini şöyle anlattı:
"Hemşire hanım EKG çekilirken kollarında çizikler olduğunu fark ettik, konuştuğumda dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığını ve kalem-kalemtraşla böyle zarar verdiğini söyledi. Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde ‘Canın sağ olsun’ dedi."
Savcılık makamı tutukluluğun sürdürülmesini talep etti. Mahkeme heyeti, baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin sürmesine, anne Peyman Pınar Mersinli’nin ise tahliyesine karar vererek bir sonraki duruşmayı 4 Aralık’a erteledi.