Yusuf YETİŞ


TOPLUMSAL VICDANIN VE ADALETIN MIHENK TAŞI: ENGELLILERE BAKIŞ AÇIMIZ

.


Hayatın akışı içerisinde unuttuğumuz, göz ardı ettiğimiz ya da ancak başımıza geldiğinde idrak edebildiğimiz en yalın gerçek şudur: "Hepimiz birer engelli adayıyız." 

Ne var ki bu gerçeği derinden hissetmediğimiz müddetçe, toplum olarak engelli bireylere olan bakış açımızı sağlıklı bir zemine oturtmamız mümkün olmuyor.

Oysa empati kurmak ve insan onuruna yakışır bir yaşam alanını hep birlikte inşa etmek için illa ki o zorluğu bizzat tecrübe etmek gerekmemelidir. Geçmişte %99 engelli olan rahmetli babamın tedavi süreçlerinde, hastane koridorlarında ve kamusal alanlarda ne denli büyük zorluklar yaşandığına bizzat şahit oldum. 

%99 engeli olan bir insanın karşı karşıya kaldığı bu bürokratik ve toplumsal engeller, medeni bir toplumun vizyonuyla asla bağdaşmamaktadır. 

Yaşadığım bu tecrübeler ve şu anda da işimi gücümü bir kenara bırakıp büyük bir onurla, adeta ahiret sermayem bilerek baktığım %85 engelli annemin mihmandarlığı, bana bu sorumluluğu yüklemektedir. 

Engelli bir anneye veya babaya hizmet etmek bir yük değil; evlat için bir şeref, insani bir vecibe ve ebedi bir kazançtır. 

Herkes toplumsal sorumluluğa bu pencereden bakmalıdır. Bu bağlamda üzülerek belirtmeliyim ki; toplum olarak zihniyet dünyamızda köklü bir reforma ihtiyacımız var. 

İlkokul sıralarından başlayarak üniversite çağına, hatta aile içi eğitim programlarına kadar geniş bir yelpazede "Engelli Hakları ve Doğru Bakış Açısı Eğitimi" zorunlu kılınmalıdır. 

İnsanoğlu, ancak kendisi bir engelle karşılaştığında ya da ailesinden biri bu imtihandan geçtiğinde gerçeği fark ediyor. Bu durum toplumsal bir eksikliktir; hakka ve hukuka riayet etmek için başımıza musibet gelmesini beklememeliyiz. Unutmayalım ki, her an hepimizin bir kaza veya hastalık neticesinde engelli bir birey haline dönüşmesi an meselesidir. 

İşte bu yüzden; sokakta, ulaşımda, hastanede, parkta ve hayatın aktığı her alanda engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırmak insani bir görevdir. 

Gündelik hayatta çok sık rastladığımız kul hakkı ihlallerine de dikkat çekmek istiyorum: Aracını fütursuzca engelli kaldırım rampalarının önüne park edenler, aslında bir görme engelli kardeşimizin yolunu işgal ederek kul hakkına girmektedir. 

Keza hastanelerde, bankalarda ve kamu kurumlarında engelli sıralarını sabırsızca işgal edenler de aynı büyük vebalin altındadır. 

Buradan özellikle hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza sesleniyorum: Hastane sıralarında bekleyen engelli vatandaşlarımızın durumunu lütfen hassasiyetle gözetin. İlk sıra, pozitif ayrımcılık gereği ve insani bir öncelik olarak her zaman onların olmalıdır. 

Unutmayın, sizler de birer engelli adayı sınız. 

Kamu kurumlarının ve özel sektörün engelli istihdam kotalarını artırması, sembolik rakamlardan sıyrılıp gerçekçi istihdam hamleleri yapması şarttır. 

Bununla birlikte engelli hakları sınırlandırılmamalı, aksine genişletilmelidir. Örneğin, engelli raporuyla araç alım sürecindeki anlamsız kısıtlamalar, "şunu alabilirsin, bunu  alamazsın" tarzı dayatmalar ortadan kalkmalıdır. 

Bırakın, o zorlu yaşam mücadelesinde engelli kardeşimiz dilediği aracı, dilediği markayı seçsin; bu dünyada onun da yüzü gülsün ve özgürlüğün tadını çıkarsın. 

Sosyal ve kültürel entegrasyon için engelli bireylere yönelik sanatsal, kültürel ve sportif eğitimler artırılmalı; sinema, tiyatro, gezi ve seyahat organizasyonları devlet eliyle teşvik edilmelidir. 

Hatta engelli vatandaşlarımızın Hac ve Ümre ibadetlerini kolaylıkla yerine getirebilmeleri için özel organizasyonlar kurulmalı ve sahiplenilmelidir. 

Bürokraside, siyasette, yönetim kademelerinde engelli bireylerin önü açılmalı; belediye başkanı, milletvekili olmaları için onlara alan tanınmalı ve sürekli yol gösterilmelidir. 

Bizler bugün onların yolunu açarsak, Yüce Allah da bizim dünya ve ahiret yollarımızı açacaktır…

  • Pazar 26.8 ° / 12.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Pazartesi 28.1 ° / 11.4 ° Güneşli

Ağrı

05.07.2026

  • İMSAK 02:46
  • GÜNEŞ 04:39
  • ÖĞLE 12:17
  • İKİNDİ 16:14
  • AKŞAM 19:46
  • YATSI 21:31