Son zamanlarda şehrimizde tüyler ürperten bazı durumlar ile karşı karşıyayız. Şu sıralar memleketimizde çok tehlikeli bazı karanlık fikir ve düşüncelerin türediğini görüyoruz. Pek karanlık odalarda ve pek karanlık güçler tarafından, bu ürpertici fikirleri organize edip yayanların kan donduran medeniyet (tövbe hâşâ- Allah affetsin) söylemlerine şahit oluyoruz.
Neymiş bu tehlikeli fikirler, diye soracak olursanız; şehrimizin ve kıymetli hemşehrilerimizin güvenliği için ancak ve ancak üç beş satırı sansürleyerek yazabilirim. Allah korusun, ya bizler de bu medeniyetin ( Allah’ım sen affet) gereği olan beyhude düşüncelere kapılırsak halimiz nice olur.
Sağda solda gizli gizli şunları konuşuyorlarmış:
“ ....düzenli bir şehir.... ”
“ .... temiz sokakla.... ”
“ .... engelli vatandaşlarımızın hak.... ”
“ .... şehir planla.... ”
“ .... bir şehir nasıl inşa edili.... ”
“ .... eleştirel kül.... ”
“ .... deprem gerçe....”
“ .... yüzbini geçmiş bir nüfus ile nasıl olur da bir şehir kurulama.... ”
“ .... hastane yetersizli.... ”
“ .... memleket yapayal.... ”
“ .... neden toz ve çamur içindeyi.... ”
“ .... doktor yo..... ”
“ .... ülkenin en dikkat çekici şehrini inşa edebili.... ”
“ .... düzenli bir şehir hak.... ”
“ .... yürüyemiyoru.... ”
Gönlünüzü ferah tutun.
Bizler, sabahları bir kâse çamur ve bir bardak tozu mideye indirmedikçe kendimizi güne uyandık saymayız.
Neymiş; sokaklarımız yürünemez halde imiş. Bakın, şu karanlık laflara bakın.
Engelliler, yaşlılar, çocuklar… Yani bu şehrin sakinleri güvenli bir şekilde kaldırımdan mı yürüyecek? Aman Allah yazdıysa bozsun! Kar kütleleri ve buz tutmuş kaldırımlardan düşmeden yürümek bizim geleneksel denge sporumuz değil midir? Biraz çamur, biraz buz, biraz da kaygan zemin… Bunlar hayatın küçük sürprizleri değil midir?
O çamur deryasına mutlu mesut, bata çıka ilerleyebilmeliyiz. Temiz olmak bize külliyen zarar ziyan değil midir zaten? Pek kıymetli araçların her kaldırımı, her köşeyi, her yaya geçidini işgal edip fütursuzca park etmesi de bizim yüzümüzü güldürmez mi? Çünkü biz, yayaların rahat yürümesine alışkın bir toplum değiliz. Böyle düşünceleri kendimize nasıl reva görebiliriz.
Asla ama asla bu tür “temiz” düşünceleri içimizde barındırmamalıyız. Bize yakışmaz. Düzen, planlama, kamusal saygı… Bunlar büyük şehirlerin şımarıklıklarıdır.
Tehlikeli söylemlerden bazıları da engelli hemşehrilerimizden gelmektedir. İşte burası can alıcı bir tehlikeye sahip olduğu için lütfen sakin olunuz. Neymiş efendim; bazı yöneticilerimiz de engelli bireyleri anlayabilmek adına tekerlekli bir sandalye ile dışarıya çıkıp herhangi işlerinden birini halledebilmek için bir noktadan bir noktaya gitsinlermiş. Çok ayıp! Nasıl olur bu? Olamaz ki? Beş metre dahi gidemezler ki. Bu şehir, ne kendini sağlıklı sanan vatandaşlarımız için ne de engelli vatandaşlarımız için inşa edilemezken, bu kardeşlerimiz nasıl olur da şehrimizde sağlıklı yürüyebilmek ve sağlıklı yaşama talebinde bulunabilirler.
Kıymetli hemşehrilerimizin bilmesini isterim ki; bazı yöneticilerimiz, bazı ağalarımız, bazı beylerimiz, entelektüel seviyesi arşa çıkmış bazı müteahhitlerimizin ve bazı kurumlarımızın böyle medeniyet kırıntılarına ( Allah affetsin, yine ağzımdan kaçtı ) asla prim vermeyecektir.
Müsterih olunuz!
Şehrimizde, kimi müteahhitlerin büyük bir özveriyle ve aşkla tarumar ettiği sokaklar hepimizin yüz akıdır. Bizler, yine çamurlara bata çıka, çukurlardan hoplaya zıplaya yürüyeceğiz. Gönlünüzü hoş tutun; kimi müteahhitlerin yerle yeksan edip işgal ettiği sokak ve kaldırımlardan her zamanki gibi sağlıklı bir şekilde yürüyememeye devam edeceğiz.
Bizi, kendi şehrimizde bile bu zorluklardan mahrum etmeyen ve kimi müteahhitlerin bu gönülleri çelen özverili işgallerini denetlemeyen bütün kurumlarımıza da ne kadar teşekkür etsek azdır.
Kıymetli hemşehrilerimiz
Bizleri, her geçen gün şehircilik ve yaşama hakkı anlamında her türlü geriye doğru gidişten engelleyecek olan bütün bu düşünceler, büyük bir hüsran ile karşılaşacaktır. Medeniyet ( tövbe haşa ) ve bazı insanlık söylemleri bizim en temel şiarlarımızı engelleyemeyecektir. Çünkü bu temel, bizim en kıymetli hazinemizdir.
Haftaya bu karanlık odakların başka başka düşüncelerini yine özverili bir sansürle sizlerle paylaşacağım.
Şimdilik hoşçakalın.
Mahsun Şahin
Sakın Duyulmasın: Şehrimizde ‘Medeniyet’ Konuşuluyor!
Mahsun Şahin yazıyor
- Pazar 1.5 ° / -4.1 ° Yoğun kar yağışlı
- Pazartesi 2.1 ° / 0.1 ° Hafif karlı
- Salı 1.7 ° / -1.3 ° Puslu
Ağrı
15.03.2026
- İMSAK 04:50
- GÜNEŞ 06:13
- ÖĞLE 12:22
- İKİNDİ 15:42
- AKŞAM 18:21
- YATSI 19:38


