Van canavarının bir kaç fulü görüntüsünün dışında başka bir şey ortaya çıkarılmadı ve kendi halinde bırakıldı.
Aslında zamanın Van valisi bu konuyu güzel işliyordu ve iyide gündeme oturtturmuştu. Neticede epey de turist çekmişti. Ama sonunu getiremediler. Yani konuyu bilim dünyasına taşıyamadılar. Van için çok büyük fırsatı kaçtı, Turizm açısından.
Şimdi sıra balık gölümüzde, yetkililer konuya eğilmediler. Çünkü gölde bu tür bir varlığın olduğu öteden beri bilinmektedir. Canavarı bir değil onlarca insan görmüş ve şahit olmuştur. Ayrıca bu varlık, gölünün içindeki diğer canlıları tehdit etmektedir. Balıkçılar bu konuda şikâyetçi.
Bu canavar görüldükten sonra balıklardan büyük bir azalma olduğunu ifade etmektedirler. Konuyu uzmanlara inceletilerek bu varlığın ne olduğunu ortaya Çıkarmak hem bu tehdit'in önüne geçmek hem de bu konuyu iyi işleyerek dikkatleri keşif edilmemiş bu harika tabiat güzellikleri insanlara sunmak.
Bu canavar meselesi bölgenin tanıtımı için çok güzel bir fırsattır, bu olayı Türkiye gündemine taşımalıyız. Çünkü kamuoyunda bu tür olaylar ilgi çekmektedir.
Bunu yaparken, gayemiz canavarı değil, Balık Gölünü ve tarihi ve turistlik güzellikleri öne çıkarmak olmalı.
Örneğin, Bölgedeki her derde deva olan ve türüne çok az rastlanılan alabalığı, sazan, kadife ördeği ve benzeri çok sayıda zenginliği gündeme taşımalıyız.
Bu kadar güzelliklere sahip Balık gölümüz hakkında kısa bir bilgi vermek gerekiyor.
Balık gölü, Iğdır-Doğubayazıt-Taşlıçay arasında Aras güneyi sıra dağları (sinek yaylası)üzerinde volkanik bir arazide oluşan lav setti gölüdür.
Taşlıçay’a 36,Doğubayazıt’a 60 km Doğubayazıt-Taşlıçay ilçe sınırları arasındadır) uzakta ve yüz ölçümü 34 km2 olan gölün derinliği 100 m den fazladır.
Deniz seviyesinden 2241m yüksekte oluşmuş tek göldür. Gölün kuzey tarafında, üzerinde tarihi kalıntılarda bulunan 4 dekar büyüklüğünde bir ada bulunmaktadır. Bu ada üzerinde kuluçkaya yatan kadife ördek papulasyonuyla göl, Türkiye’nin en önemli 100 kuş alanından biri olarak kabul edilir.
Göl yatağındaki kaynaklar ve çevreden inen çay ve pınarlarla beslenir. Fazla sular güneye doğru ucundan gür güre adıyla Doğubayazıt ovasına akar.
Doğubayazıt ilçesinin içme suyu da bu gölden karşılanmaktadır. Gölün temiz sularında çok lezzetli, kırmızı beyaz pullu alabalıkla sazan yetişir.
Bu Kızıl pullu balıklar kırık çıkık gibi ortopedik tedavilerde ilaç olarak kullanılır.
Ağrı'nın balık ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan Balık Gölünde alabalıklar ve sazan balıklar gelişi güzel avlanır ve tohumlama yapılmaz.
Son zamanlardan dışarıdan getirtilerek göle atılan değişik cinsteki balık çeşidi göldeki meşhur alabalıkları tehdit etmektedir.
Balık Gölü çevresi ağaçsız olduğu halde tabiat güzelliklerine sahip bir yerdir. İlkbaharda karlar eridikten sonra; dağların yeşilliği gölün masmavi rengi, açık mavi gökyüzü ve serin temiz havası birbirine karışır. Bu güzellik sonbahar sonuna kadar devam eder.
Göl çevresinde karpuz çatlatan ve insanın 30 saniyeden fazla elini içinde tutamayacağı pınarları vardır. Bu pınardan içmek suretliyle bir insan üç kiloya kadar balık kızartması yiyebilir.
Balık Gölü o kadar harika bir yer ki bir nevi Doğu Anadolu Abantıdır diyebiliriz.
Gölün etrafında 1985 yılında hizmete giren konaklama tesisleri bulunmaktadır. Kış mevsiminde gölün üzeri tamamen donar, kıyı köylüleri arasındaki ulaşım buz üzerinde sağlanır. Kalınlığı 20 cm yi bulan buzların üzerinden hayvanlar ve arabalar bile geçer. Burası kış (buz üzerinde yapılan) sporları için elverişlidir.
Evet, Gölün bu kadar güzelliği yanında birde canavarın ortaya çıkmasıyla balıklı gölün güzelliği ve değeri daha da artmıştır.
Bu kadar güzelliğe sahip gölümüz ne yazık ki pek tanıtılmamıştır. Ama bundan sonra sevimli canavarımız sayesinde tanınacaktır. Tanıtılmalıdır.
Bizim yapamadığımızı sanırım sevimli canavarımız yapacaktır. Onun için en büyük canavar bizim canavar diyoruz ve yetkili organları bu beklenilmeyen misafirimizle yakinen ilgilenmelerini istiyor ve bekliyoruz.
Selam ve duayla
SEYİTHAN KAYA


