Yusuf YETİŞ


Duyarlılığın ve Doğruluğun Yalnız Patikasında Yürümek

​Ne bir mahalle muhtarıyım ne de resmi unvanı olan bir başkan.


 Ancak içimdeki vatandaşlık bilinci ve insanlık vizyonu, beni doğup büyüdüğüm sokakların fahri sorumlusu kılıyor. Toplumumuzda eksikliğini derinden hissettiğimiz o disiplinli, kurallara bağlı ve çevresine karşı duyarlı "Avrupaî/Alman disiplini" anlayışını benliğimde taşıyorum. Mahallemde tehlike arz eden bir çukur görsem hemen yetkilileri arar, nerede yaralı ya da yardıma muhtaç bir sokak canlısı —kedi, köpek, hatta kanadı kırık bir kuş— görsem duruma anında el koyarım. Hassas yüreğim, çevremdeki hiçbir olumsuzluğa gözünü kapatmama izin vermiyor.

​Bugün bazı insanlar ceplerinde insanlara zarar verecek kesici aletler taşırken, ben bazen yanımda taşıdığım bıçağı sadece iyilik için kullanırım: Sokakta bulduğum boş bir kola şişesini keser, içine temiz su doldurur ve mahallenin dilsiz canlıları faydalansın diye bir köşeye bırakırım.

​Ne yazık ki, toplumsal vizyonsuzluk bu tür insani duruşları takdir etmek yerine, bunu yapanı "ahmak", "deli" ya da "bir tahtası eksik" olarak nitelendiriyor. Sıradanlığın norm kabul edildiği bir yerde, yüksek bir çevre duyarlılığına sahip olmak ne acı ki yalnızlaştırılıyor. Ancak etraftan yükselen bu sığ eleştirilerin hiçbirini ciddiye almıyorum. Çünkü bilirim ki, benim gibi insanları bugün toplumda mumla arasanız bulamazsınız.
​Dürüstlüğün ve doğruluğun bu dünyada bazen insanın başına iş açtığı doğrudur; fakat kul bilmese de, her şeyi gören, işiten ve hakkıyla bilen yüce Allah katında dürüstlüğün kıymeti her şeyden üstündür.

​Bu duyarlılığımı ve hizmet aşkımı daha resmi bir zemine taşımak adına 2024 yerel seçimlerinde muhtarlığa adaylığımı koymuştum. Aslında mahallem için hazırladığım muhtarlık projelerim fevkalade iyiydi, hepsi vizyoner ve mahallenin çehresini değiştirecek nitelikteydi. Ne yazık ki insanlar bu projelerin değerini anlamadı ve en önemlisi, kendileri için karşılıksız mücadele edecek iyi bir insanı kaybettiler.

​Çarşıda, pazarda, sokakta karşılaştığım halktan pek çok insan bana hâlâ "Başkanım", "Muhtarım" diye hitap ediyor, sevgi gösteriyor. Ancak iş ciddiyete binip sandık başına gelindiğinde ya da o zorlu seçim çalışmalarına sıra geldiğinde, o "Başkanım" diyen insanların hiçbirini yanımda görmek mümkün olmadı.

​Sesimi daha gür duyurabilmek, bu duyarlılık çağrısını büyütebilmek için ses getiren çalışmalarımı basına bile verdim. Gazetelerde, haberlerde yer aldım. Amacım bir farkındalık yaratmak ve mahallemiz için el ele verebileceğimiz duyarlı insanları harekete geçirmekti. Fakat ne acıdır ki, basında çıkan haberlerime rağmen yine bir tek duyarlı insan çıkıp da "Ben de varım, sana destek olmaya geliyorum" demedi.

​O süreçte, beni çok iyi tanıyan mahallelimden, akrabalarımdan ve dostlarımdan tek bir destek eli bile görmedim. Sokak sokak tek başıma broşür dağıttım, afişlerimi kendi ellerimle astım ve mahallede tek başıma 15 günlük bir seçim heyecanı yarattım.

Ancak realite acıydı. Yaptığım iki günlük saha analizi ve araştırmalar sonucunda, mahallemdeki 10 okulun her birinde en az ikişer sandık görevlisine/gönüllüye ihtiyacım olduğunu gördüm. Ne arkamda duracak bir gönüllü ordusu vardı ne de bu süreci tek başıma finanse edebilecek ekonomik gücüm... Bu yalnızlık ve imkânsızlıklar karşısında adaylıktan çekilmek zorunda kaldım.

​Asıl ibretlik sahne ise çekildikten sonra başladı. Adaylıktan çekildiğimi duyduklarında, arkamdan "Para aldı da çekildi" diye dedikodu üretenlerin o aciz iddiaları karşısında sadece tebessüm ettim. Kendi menfaatçi dünyalarından bakıp, başkalarının da parayla satın alınabileceğini sanan bu insanların cehaleti beni sadece güldürdü. Süreç bittikten sonra karşıma geçip "Ah Yusuf, ah başkanım, inan sana destek verecektik" edebiyatı yapan o yüzsüzleri izlemek ise şok edici, bir o kadar da ikiyüzlü bir tabloydu. İnsan ilişkilerinin ve hayatın ne kadar acımasız olduğunu o an bir kez daha anladım.

​Evet, bu devirde ne dürüstlük ne doğruluk ne de karşılıksız hizmet üretmek hak ettiği değeri buluyor. Hayatın gerçek yüzü bu olabilir; fakat ne olursa olsun ben dürüstlüğümden, insani duruşumdan ve mahalleme olan sevgimden asla ödün vermeyeceğim. İnsanlar görmese de yüce Allah her şeyi görüyor ve bana sadece O’nun rızası yetiyor.
​Saygılarımla,

  • Pazartesi 31.9 ° / 15.1 ° Güneşli
  • Salı 32.4 ° / 15.7 ° Güneşli
  • Çarşamba 30.4 ° / 14 ° Güneşli

Ağrı

13.07.2026

  • İMSAK 02:54
  • GÜNEŞ 04:44
  • ÖĞLE 12:19
  • İKİNDİ 16:15
  • AKŞAM 19:43
  • YATSI 21:25