"Bağımsız bir ülkeye nasıl yaşaması gerektiğini söylemek için ahlaki hakkınız var mı? Önce aynaya bakın" diyen Aliyev, "Bize yönelik her türlü saygısızlık ve birilerinin bize bir şeyleri dikte edebileceğine dair düşünceler, kararlı tutumumuzla karşılanmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 27 Ekim'de Bakü'de düzenlenen 7. Dünya Kültürlerarası Diyalog Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, başka ülkelerin Azerbaycan'ın içişlerine müdahale etme girişimlerini kabul etmeyeceklerini söyledi. Azerbaycan'daki okul kıyafeti düzenlemesinin başörtüsü yasağına dönüşmesine yönelik eleştirilerin Türkiye'de geniş yankı uyandırdığı bir dönemde konuşan Aliyev, ülkesinin bağımsızlığını ve kendi yaşam biçimini belirleme hakkını vurguladı. Aliyev'in sözleri, 2 Ekim'deki Yeni Azerbaycan Partisi toplantısında ve 15 Ekim'deki uluslararası zirvede dile getirdiği dış müdahaleye ve çifte standartlara karşı çıkış mesajlarının devamı niteliğinde oldu.
"Bağımsız bir ülkeye nasıl yaşayacağını söylemeye hakkınız var mı?"
Aliyev, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde başka ülkelerin yaşam biçimine müdahale edilmesini çifte standart olarak nitelendirdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı şu ifadeleri kullandı: "Çifte standartlar, birilerinin size nasıl yaşamanız gerektiğini öğretmek istediğinde de kendini gösterir. Böyle bir adım atmadan önce insan aynaya bakmalı ve kendine şu soruyu sormalıdır: Bir başkasına ders vermek, onu eğitmek, bağımsız bir ülkeye nasıl yaşaması gerektiğini, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini anlatmak için ahlaki bir hakkınız var mı?"
Aliyev, Azerbaycan'ın başka ülkelerin içişlerine karışmadığını savunarak aynı yaklaşımı diğer devletlerden de beklediğini söyledi: "Biz bunu asla yapmıyoruz. Kendi işlerimize ve kendi sorumluluklarımıza odaklanıyoruz. Diğer ülkelerde yaşananlar, o ülkelerin halklarını ilgilendiren meselelerdir. Bu, bizim işimiz değildir."
"Bize bir şeyler dikte edebileceklerini sananlara karşı duracağız"
Azerbaycan lideri, ülkesine yönelik eleştirilerde bulunduğunu düşündüğü çevrelere karşı tavırlarının değişmeyeceğini de vurguladı: "Biz de bize karşı aynı şekilde davranılmasını bekliyoruz ve bunu sağlıyoruz. Bize yönelik her türlü saygısızlık, temelsiz üstünlük duygusunun her türlü tezahürü ve birilerinin bize bir şeyleri dikte edebileceğine dair yersiz düşünceler, bugüne kadar direnişimizle karşılandı ve bundan sonra da kararlı tutumumuzla karşılanmaya devam edecektir."
Başörtüsü tartışması gerilime dönüştü
Aliyev'in açıklaması, Azerbaycan hükümetinin 21 Eylül'de kabul ettiği okullarda başörtüsü yasağı düzenlemesinin Türkiye'de yarattığı tartışmaların ardından geldi. Düzenlemede başörtüsü açıkça yasaklanan kıyafetler arasında sayılmasa da okullarda başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler ve görüntüler kamuoyuna yansıdı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve bazı AK Partili milletvekilleri, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini eleştirdi. Azerbaycan'daki iktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi ise 13 Ekim'de yayımladığı açıklamada, Türkiye'den gelen eleştirileri ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendirdi. Başörtüsü tartışması, iki ülkenin siyasetçileri ve medya kuruluşları arasında karşılıklı açıklamalara dönüştü.
31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve Saral'ın istifası
İki ülke arasındaki gerilim, 21 Ekim'de Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının aralarında siyasetçi, gazeteci, akademisyen ve yazarların bulunduğu 31 Türk vatandaşının ülkeye girişini yasaklamasıyla yeni bir boyut kazanmıştı. Giriş yasağı getirilen isimler arasında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve çeşitli gazeteciler yer alıyordu. Bakü yönetimi, söz konusu kişilerin sosyal medya paylaşımlarında Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef aldığını ileri sürmüştü.
Öte yandan, başörtüsü uygulamalarına ilişkin eleştirilerinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 25 Ekim'de görevinden ayrıldığını açıklamıştı. Saral, gazeteci Talat Atilla'ya yaptığı ilk açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ayrıldığını belirtmiş, Azerbaycan'a yönelik sözlerinin kararda etkili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor" cevabını vermişti. 26 Ekim'de ise sosyal medya hesabından istifasını duyurmuştu.




