"Seyyar kalaycı" zamana direniyor

.

Doğu´da aile mesleği kalaycılıkla uğraşan Serkan Erez, bakır kapların kullanımının azalması nedeniyle yılın 6 ayı Akdeniz ve Ege´deki il, ilçe ve köyleri dolaşarak müşteri arıyor 
- Erez:
- "Biz son kuşağız artık. 5-10 sene daha bu işi sürdüreceğiz. Ondan sonra seyyar kalaycı da bulunur mu bilinmez"
Gelişen teknoloji ve değişen yaşam tarzı nedeniyle kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan kalaycılıkla uğraşan Serkan Erez, yeni müşterilerini, yılın yarısında dolaştığı Akdeniz ve Ege bölgelerindeki illerde arıyor.  
Bakır kapların mutfaklardan çıkıp süs eşyasına dönüşmesi, kalaycılığın da kaybolan meslekler arasına girmesine neden oldu. Kalaycılık yapan 32 yaşındaki Serkan Erez, pek çok meslektaşı gibi atölyesini kapatmak zorunda kalmasına rağmen aile mesleğini devam ettirmek için çareyi başka illeri gezerek müşteri aramakta buldu. 
Kış aylarında mesleğini kentte minibüsünde sürdüren Erez, yaz aylarında Akdeniz ve Ege´deki il, ilçe ve köyleri dolaşıyor. 
Havaların ısınmasıyla tekrar yola çıkmaya hazırlanan Erez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinin aslen Kırklarelili olduğunu, kalaycılığın içine doğduğunu ve çocukluğundan beri bu işi yaptığını söyledi. 
- "Yeni nesle kalaycı ol desen kafana taş atar"
Erez, bakır kap kullanımının azalmasıyla kalaycılığın bitme noktasına geldiğini dile getirerek dedesi ve babası işi bırakınca, ailesinin geçimini bildiği işi yaparak sağlayabilmek için atölyede çalışmak yerine "seyyar kalaycılığa" başladığını anlattı. 
Kalaycılığın "ata" mesleği olduğunu vurgulayan Erez, şunları kaydetti:
"Yaklaşık 3 asırdır bu bakır kalaycılığı mesleğini sürdürüyoruz. Son kuşak olarak da biz devam ediyoruz. Bu işi babam, dedem öğretti ve onlarla devam ettim mesleğe senelerce. Son 10 senedir de tek başıma çalışıyorum. Seyyar kalaycı olarak memleket memleket, vilayet vilayet geziyoruz. Bakır kap kalayına ihtiyacı olanlara haber ediyoruz ve bize kalay olacak kaplarını getiriyorlar, biz de onların ihtiyacını bu şekilde gideriyoruz. Allah´a çok şükür ekmeğimizi kazanıyoruz. Geçmişle kıyasladığımız zaman şu anda işimiz çok zayıf. Bu mesleğin ailemdeki son kuşağıyım. Benden başka bu mesleği devam ettirecek kimse yok. Yeni yetişenlere ´kalaycı ol´ desen herhalde kafana taş atar, ´senin niyetin beni açlıktan öldürmek mi´ der. Biz son kuşağız artık. 5-10 sene daha bu işi sürdüreceğiz. Ondan sonra seyyar kalaycı da bulunur mu bilinmez." 
- "Seyyar çalışmanın en zor yanı güven sağlamak"
Sabit bir yerde çalışmak yerine müşterinin ayağına giderek iş aradığı için mesleğini sürdürebildiğini ama bunun da zorlukları olduğunu dile getiren Erez, "En zor yanı seyyar olman. Memleket memleket gezmen. Her gittiğin yerde her insan sana aynı şekilde bakmıyor. Kimisine göre sana bir etiket konuyor seyyar olduğun için. ´Aman efendim alır, götürür mü, götürür, geri getirir mi, yapar mı, yapmaz mı´ gibi. İnsanlar, eşyalarını kalay için teslim ederken güven duymakta zorlanabiliyorlar. Yoksa herkesin mesleğinde birtakım zorluklar vardır" diye konuştu. 
Erez, kalayladığı kaplar daha çok süs eşyası olarak kullanıldığı için uzun süre dayandığı vurgulayarak demlik takımını 15, tencereleri büyüklüğüne göre 10-20, kazanları ise 100-200 lira arasında kalayladığını sözlerine ekledi. (AA)
/resimler/2016-3/12/1045002251096.jpg
 
/resimler/2016-3/12/1045494127043.jpg
 


Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor