Tarih: 01.12.2013 09:25

SEYDA MELLA ŞEFİK YAKAR HAKKA YÜRÜDÜ

Facebook Twitter Linked-in

Toplumumuzun ender yetiştirdiği, asrimizin en büyük manevi dinamiklerinden toplum bilimcisi ve büyük insan, büyük alim, Zahit Seyda Mella Şefik Yakarı 22.11.2013 Cuma günü saat 21,30 da kaybettik.
Toplum olarak acımız kelimelerle ifade edilemez. Çünkü O; toplumun gözü kulağıydı. Karanlık ve çileli yolların kılavuzuydu. O, kendini Allah`a ve halkına adayan mümtaz bir insandı. Yaşadığı 81 yıllık bereketli ömrünün çoğunu ilim, irfan toplumsal sorunları çözümü ile geçirdi.
O bölgenin denge unsuruydu. O barış elcisiydi, O`nun bulunduğu ortamda kavga ve didişmeye yer yoktu; sevgi,şefkat ve kardeşlik vardı. O, peygamber ahlakini şiar edinmişti. Öyle yaşadı ve öyle Hakk`a yürüdü, temiz ve pak bir hayatla.
Her milletin, her vakit büyük adamları olur ve nitekim olmuş ve olacaktır. şu var ki, bu büyük insanlar arasında da, büyüklük ve üstünlük bakımından az veya çok fark vardır. Bu farkı tespit hususunda çeşitli ölçülerde mevcuttur. Bu ölçüler beşeri olmak hesabıyla, bir çok ahvalde nispi olmaktan da geçemez. Asıl mühim olan beşerin Allah nezdinde ki fazilet ve üstünlük derecesidir.
"Allah nezdinde en kerim olanınız en çok takva sahibi olanınızdır" ayeti kerimesi bu hususu teyit eder. Çünkü ilim, takva ile sağlamlaşır. Takva sahibi bir alim, ilmine göre hareket eder ve böylece amil bir alim olur. Gerçi bu hususta bazı istisnalar görülmüş ise de bunun normal bir hal olmadığı da bir gerçektir. Matlup olan, ilimle amelin bir arada bulunmasıdır. işte bu sıfatı, Büyük merhumun bütün hareketinde müşahede etmek mümkündür.
Seyda Hacı Mella Şefik Yakar,dörtüncü kuşakta (Abdulhadi-Salih-Şeyx Muhmmed-Sofi Mustafa- Cibrail,Seyyid Yahya) büyük Velli Cıbı Qloç’un ( Cıbrail) torunu olan Şeyx Abdulhadi’nın altı çocuğundan biriydi. Kardeşlerin üçüncüsü olan merhum Taşlıçay’a bağlı Aşağı Düzmeydan köyünde 1932 te dünyaya geldi.
Sülalesi Seyyid’ dir. Ancak Nesebi mi? Yoksa Rıdai mi? Konusunda net bir bilgiye ulaşılmadığından tespit edilemedi.
(Bilindiği gibi, Nesebi: Hz. Fatma ve Peygamberimizin nesebinde, sülalesinde gelenlere denir.
Rıdai ise Hz. Fatma’nın süt çocukların nesebinde gelenlere verilen ad dır.)
Seyda ilk tahsillini küçük.yaşta babası Şeyx Abdulhadi’den almıştır. Babasında ilk aldığı ilim kuran dersleridir. Daha sonra Mevlit, Reşati, Nehul Enam ve Nubahar dersleri almıştır. Daha sonra bölgenin önde gelen alimlerden sırası ile kendi köyünde ve akabinde Kara pazar köyünde görev yapan Seyda Mella Abdullah (Mella évdal ) dan Muğnul Muhtaç, Envarlı Ebrar, Şeriat (İslam Fıkhı) kitaplarını okudu.Bunlardan sonra, Serf ve Nevh izinden Camiye kadar, ayrıca Mantık, İstıare, Wedii Okudu.
1961 yılında Muş’un Bulanık (Kop) ilçesine bağlı Adgol köyünde Mella İsa dan dört Haşi okudu.
Tahmini olarak 1958 yada 1959 yıllarında, büyük Evliya ve alim Denili Seyyid Şeyx Mustafa dan bir ders almıştır.
Daha sonraları tahsilini geri kalan kısmını bölgede bulunan dönemin diğer büyük alimlerinden aldı. Bu alimler sırası ile şunlardır;
Taşlıçay İlçesinin Gelduş (Aşağı Dumanlı) köyünde de Seyda Hacı Şeyx Salih,
Taşlıçay ilçesinin Avdelik (Balçiçek) köyünde Seyda Mella Ahmet,
Bulanık ilçesinin duknik (Yoncalı) köyünde Mella Seyithan ve
Hamur ilçesinin Şeğtok köyünde Mella Ahmet tir. Ayrıca,
Bitlis’in Norşin Seyda ve alimlerinden de illim tahsil etmiştir.
1960 yılında Denıli Seyyid Şeyx Mustafa’dan Kadri Tarikatını, 1996 yılında da Adıyaman da Seyyid Halil de Nakşibendi tarikatını aldı.
1961 yılında kendi köyünde fahri imamlığa başladı. Fahri İmamlık yaparken bir yanda da ilmine devam etti. 06.06.1966 tarihinde kadrolu imam olana kadar fahri imamlık görevine devam etti. ilk resmi imamlık görevini de doğup büyüdüğü köyü olan Aşağı Düzmeydanda başladı.
Askerliğini, 1953-1955 yılları arasında İzmit ve Ankara da Ana depolar komutanlığında yaptı. Ayrıca 1956 yılında da Alaca kurt tatbikatı dolaysı ile 40 gün Ağrı’da ihtiyat görevi yaptı.
Kendi Köyünde fahri imamlık görevine başladığı günden itibaren kendi imkanları ile kurduğu Medresede ders vermeye başladı ve çok sayıda alim yetiştirdi. yetiştirdiği talebeleri (Feqilerı) halen bölgenin ve ülkenin değişik yerlerinde dini ve toplumsal hizmetler vermeye devam etmektedirler.
Arapçayı ana dili gibi bilen Seyda.
Ustad Beduzzaman Said Nursi hazretlerin Risale-i Nur eserlerini çok okurdu. Ayrıca,
Mevlana Celaledin-i Rumi`nin Mesnevisini,
Etayi Neyşabur`un ilahinamesi’ni ve Mantiki Teyri`ni,
Erzurumlu İbrahim Hakki Hazretleri’nin Marifetnamesi’ni orijinal şekliyle ile severek çok okurdu.
Çok zekiydi, müthiş zekaya sahipti. Elli, altmış sene önceki gördüğü, duyduğu hadiseleri, yaptığı ve okuduğu her şeyi şimdiki gibi hatırlar ve anlatırdı.
Hayati ilim, ibadet, dini tebliğ, irşada Ve toplumsal ihti¬lafların çözmekle geçti. İbadete çok düşkündü, Sofi bir insandı, ilme çok ehemmiyet verirdi.Çok derin bir fıkıh ilmine sahipti. En çözülmez olarak görülen şerii konuları o derin fıkıh bilgisi ile ayet ve hadis ışığında kısa sürede çözerdi. Halkı hep hakka, hukuka ve sükunete davet ederdi. Seyda yörede ve çevresinde ki insanlar arasında çıkan ve çözülmesi zor ve imkansız görülen çeşitli ihtilafları ilmi saygınlığı ile adilane çözüme kavuştururdu.
Hiçbir zaman siyasete meyletmedi. Hep siyasetin dışında kaldı. Pek çok konuda olduğu gibi siyaset konusunda da, ustad Beduzzaman Said Nursi yi örnek almıştı. Beytuallah`ın aşığıydı.
Seyda, tam bir ashap hayati yaşadı. Çok temiz, mütevazi halim selim ve leziz bir Allah dostuydu. Çok vefalıydı. Sılairahime çok önem verirdi. Eşini, dostunu, akrabasını çok arar sorar ziyaret ederdi gelmeyene giderdi.. Sevenleri çoktu. Sevenleri için bir kutup yıldızıydı, sevenleri her zaman olduğu gibi sevgilerini ve bağlılıklarını son yolculuğunda da gösterdiler.
Kimi İstanbul, İzmir`den; Kayseri’den,Aydın’dan kimi yurdun diğer yerlerinde koşarak gelmişti. Bu büyük insana son yolculuğunda vefa borçlarını ödemeye.
Cenaze törenindeki o mahşeri kalabalık, her faniye nasip olmaz. İnsanların vefa borçlarını ödeme gayretleri görülmeye değerdi.
O ağlamaları,sızlamaları, feryatlar ve küreklerle değil, elleriyle mezara toprak atmaları, sevgi ve bağlılığın bir başka yansımasıydı.
Merhum bu kısa sayabilecek ama kısa olmasına rağmen dolu dolu ve bereketli geçen ömrünün nihayetinde yüceler yücesi Rabbi`ne kavuşmuştur.
Merhum Seyda’nın vefatı ümmet için büyük bir kayıp olmuştur. Zira; Bir alimin ölümü bir alemin ölümü demektir.
Biz de Rabbimizden O büyük insana rahmet ve mağfiret, iki cihan güneşi Peygamberler server Peygamberimiz` Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) dan şefaat niyaz ediyoruz.
Bu vesileyle merhuma Allah`tan rahmet, başta ailesi olmak üzere ilim camiası, İslam alemi ve sevenlileri`ne Sabri Celil niyaz ediyoruz.
ÜMMETIN BAŞI SAĞOLSUN
SEYİTHAN KAYA
Bağımsız Denetçi
Mali Müşavir




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —