Tarih: 27.08.2018 09:32

ÖĞRENİLECEK ÇOK ŞEY VARDIR?

Facebook Twitter Linked-in

Veysel Çamlıbel Diyorki?


İnsan ölüm döşeğinde son nefesini verirken bile birşey öğrenek ölür. Eğitimsiz, cahil ve öğrenmeye açık olmayan toplumlar başkalarının kölesi olmaya mahkumdur. Ne diyordu üstad; öğrenmek akıntıya karşı yüzmek gibidir, İlerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz...

Bir göletin başında oturmakta olan bir bilge.

Susuzluktan kırılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker.

Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden´de suyu içmeden kaçmaktadır...

Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:
-Benim bundan öğrendiğim şu oldu der.

-Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi için´de büyüttüğü korkulardır. Kendi için´de büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.

Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey insanın, bir bilge bile olsa, bir köpek´ten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş senden´de öğrenilecek bir şeyler vardır. Diğer insanlar için,

değişime yeniliğe ve bilgiye açık olmayan hiç kimse ve hiç bir toplum ilerleyemez.

Öğrenmenin yaşı, başı, yeri ve zamanı yoktur. Bazen küçük bir çocuk´tan, bazen bir kedi´den, bazen bir köpek´ten, bazen´de başka her şeyden yeni bir şeyler öğrenme imkanımız vardır...

Mutlu olmak için çay iç, sumaklı soğan ye, kahkaha atarak gül.

Amma organ bağışını ve çocukları sevindirmeyi unutma...

 

ÖNYARGI?

Veysel diyor´ki:

Kişinin beynini ve yüreğini kör eden en önemli etken önyargıdır. Önyargıyı davranış şekli haline getirmiş kişi ve/veya kişiler hem zihin, hem´de gönül gözlerini kapatmış kişilerdirler. Önyargı bir kişi yada olaya ilişkin yeterli bilgi belge olmadan peşin bir karara varma durumudur.

Önyargı bazen belli gerekçelere ve ön bilgilere dayansa da yüzde 99.9 haklı bir gerekçesi olmadan diğer kişi ve/veya kişilerin kötü olduğunu düşünmek önyargının artık nefrete dönüşmüş boyutudur.

Ön yargı bir taraf tutma biçimidir sakız gibidir. Bir kere bulaştımı uzar gider yapışır kalır ve çok şişerse önyargıyı davranış biçimi haline getirmiş kişinin suratında patlar. Düşünsene henüz yemeğin tadına bakmadan bir kavanoz tuzu yemeğe boşaltan kişi ve/veya kişleri, yemeğe karşı bile kafalarında bir önyargı oluşturmuşlardır.
Sen´de ilk defa gördüğün, ilk defa tanıdığın bir insanın veya karşılaştığın bir durum hakkında söz söylemekte fikir üretmekte ve yorum yapmakta acele etme, iyi bir gözlemci ol. Hayatı ve kişileri ve olayları analiz ederken, etiketlemeden yoluna devam et.

İnsanları ırkına ve cinsiyetine ve tutuğu takıma ve parmağındaki yüzüğe ve giydiği kıyafete ve mini eteğine ve uzun eteğine ve başının kapalı olmasına ve başının açık olmasına ve bulunduğu ortama göre değerlendirme, (parayı peşin ver, ama hükmü peşin verme) hiçbir şey hakkında peşin hükümlü olma.

Ne diyordu WİLLİAM HAZLİTT ? önyargı cehalet ürünüdür? hiç kimse önyargıya maruz kalmak istemez şüphesiz sende birinin senin hakkında önyargılı düşünmesini istemezsin. Öyle ise iradeni kullan ve önyargının seni esir almasına sana hükmetmesine izin verme?
LA EDRİ´nin dediği gibi, ? önyargı hayata kirli bir camdan bakıp, herşeyi kirli bilmektir? rahmetli Rumi ne diyor´du? ?insanı ateş değil kendi gafleti yakar; herkeste kusur görür kendisine ise kör bakar. Sen neye nasıl bakarsan, oda sana öyle bakar.
Ya rahmetli nietzsche abimizin ne dediğini biliyormusun? "ne çok gülmüşümdür içinde binlerce kötülük bulunan, ama kendini iyi biri zanneden zayıflara"...




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —