Tarih: 26.05.2020 10:53

Koronavirüs ve Çevre Temizliği

Facebook Twitter Linked-in

Yetkililerin de sıklıkla ifade ettiği gibi corona virüsle mücadele etmek için temizliğin önemi her zaman vurgulanıyor. Her kes de el temizliğine son derece riayet ediyordur.

Corona virüsünün ne olduğunu, nasıl yayıldığını ya da bundan korunmak için hangi yiyecek ve ilaçların alınması konusunda elbette bir şeyler söylemek haddimize değildir. Bu konular tamamen sağlık otoriterlerinin yetkisindedir.

Fakat bizler  de bazı uyarılar yapmak durumundayız. Daha doğrusu bu uyarılar, her kes için bir görevdir. 

Bilindiği üzere bütün hastalıkların kökeninde temizlik ve çevre etkisi son derece yüksektir

Nitekim yayılan haberlere ve gözle izlenen duruma bakıldığında sokağa çıkma yasak ve kısıtlamaları etkisiyle havanın düzeldiği ve çevrenin diğer zamanlara nazaran daha yeşil ve canlı olduğu ifade ediliyor ve gözle de görülüyor.

O nedenle havanın ve doğanın temiz olması insanlara, hayvanlara, bitkilere daha sağlıklı bir yaşam sağladığı izahtan varestedir.

Hiç bir zaman unutulmaması gerekir ki, evimiz dışında kalan ortak alanlar bizim çevremizdir ve tıpkı evimiz gibi bizim sorumluluğumuz altındadır. 

Evimizin içine gösterdiğimiz temizlik hassasiyetini çevreye de gösterdiğimiz vakit hastalıklar önemli ölçüde yok olur ya da önemli derecede güç kaybediyorlar. 

Yaşamak için temiz havaya ve oksijene ihtiyacımız vardır. O sebeple temiz hava ve oksijeni elde etmek için çevreyi kirletmememiz lazımdır.

Yerlere çöp atılmamalı, çöpler poşetlerde ve kapalı olarak muhafaza edilmeli, bahçemizi ve evimizi temiz tutmalı, çöp ve pet şişeleri yerlere atılmamalı, keza yerlere tükürülmemeli, balgam atılmamalı ve bunlar alışkanlık haline gelmelidir.

Bu husus, cami cemaatlerine vaaz sohbetleri esnasında anlatılmalı ve böylece çevre temizliğinin önemi her vakit vurgulanmalıdır. 

Bir de çok önemli bir konu daha var. Doğubayazıt'ın tek içme suyu havzası olan Balık Gölü, mutlaka kontrol altında alınmalı ve göl çevresi de mümkün olduğunca ağaçlandırılmalıdır.

Aslında mer'i mevzuata bakıldığında içme suyu kaynakları çevresinde yerleşim yerlerinin olmaması gerekiyor. Oysa ki Balık Gölünün çevresi, bir takım küçük köy ve mezralarla çevrilmiş, bu göl korunaksız bir durumdadır.

Çok az bir nüfusun olduğu bu yerleşim yerleri mutlaka boşaltılmalı, göl,  tamamen dış etkenlere karşı izole edilmelidir. 

Binaenaleyh malum hastalıkla mücadele ederken, başka hastalıkların da her zaman olabileceğini unutmamalıyız. O sebeple hastalıklar kapıya dayanmadan her türlü hazırlık yapılmalıdır. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —