Gelecek Endişesi

Gelecek Endişesi

Gelecek Endişesi

Gelecek Endişesi




 Hali vakti yerinde tüccarın, fabrikalar sahibi iş adamlarının, inşaat işçilerinin veya cüzi bir miktarla geçinmeye calışan herhangi biri olsun, hepsinin ortak sıkıntısıdırr gelecek kaygısı..
Zengin tüccar ya da herhangi bir sektörde hayli ilerlemiş iş adamının, kazandığı birikimin azalacağından duydugu endişe veya biraz daha artırma hırsının verdiği stres hali, zamanla bir hayat gayesine dönüşebiliyor.




Asgari ekonomik şartlarla yaşamını sürdürmeye çalışan kişi, evliyse çocuklarının geleceğini, değilse de henüz evlenmeden evvel evliliğe dair ekonomik kaygıları, şeklen haklı görünüyorsa da, esasen boş yere stres ve ona verilmiş sabrın heba edilmesiyle alakalı bir durumdur.
 
Henüz yaşı ilerlememiş dostlarım ise,geleceğe yönelik iş kaygısı, mesleğinde ilerleyememe korkusu, ya da evliliklerindeki karşilaşabilecekleri güçlüklerin üstesinden gelememe kaygisiyla yasamlarini sürdürmektedir.
Bununla beraber yaşı kemale ermiş amcalarımızın çoğundada benzer endişelere rastlayabiliyoruz.
Kimileri dairelerine  daire ekleme derdindeyken, kimileri ise  birkaç yıl sonraki emekliğini nasıl değerlendireceğinin ikilemini yaşıyor.
 
Hayatlarının en mühim! ve en zarurriyet icap eden! mevki makam sahipleri; doktor, avukat, mühendis olduktan sonra, mesleğinin tadına varamadan göçüp gidenlere şahit olmuşuzdur.
Hayallerine ulaşıp kısa süre sonra ölen bu insanlarında bizler gibi endişeleri vardı, onlarda hayata sımsıkı bağlanıp, hiç bırakmayacaklarmış gibi görüyorlardı fakat eceli hesaba katmamışlardı.
 
Zeynep?le aynı sınıftaydık, sınıfımızda birkaç başörtülü arkadaşlarımızdan biriydi. Bölümümüzün en başarılı öğrenclerindendi, hocalarımız okul sonrasında Zeynep için bir fabrikada idari amirliği dahi ayarlamışlardı.
Okulumuzda sıklıkla değişen yönetimin  zihniyetine bagli olarak, başörtüsüne zaman zaman müsahama gösteriliyorsa da, birkaç ay sonra değişen başka bir dekan yada rektörün emriyle başörtülü öğrenciler okul bahçesine dahi alınmıyordu.
Biraz serbestlikten sonra, yönetimi eline alan bu yasakçı anlayış, kız öğrencilerin öyle ki peruk takmasına dahi müsaade etmediği günleri yaşıyorduk.
Diğer başörtülü arkadaşlarımızın çoğu bu sebeple okullarını dondurup memleketlerine gitmişlerdi.
Zeynep ise, okul sonrasında kendisini bekleyen yüksek kariyerli meslek için başörtüsünü çıkarıp okula devam edenlerdendi...
Okulunu bitirip, büyük bir tekstil fabrikasında yönetici yardımcısı olarak işe başlayacaktı, mesleğinin parlak günleri onu bekliyor, belki de o günlerde bundan sonraki hayatında maddi sıkıntı çekmeyeceğini düşünüyordu
kariyeri uğruna başörtüsünü çıkarıp eğitimine devam eden Zeynep, dönem arasında memleketine giderken geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirmişti.
Tıpkı bizler gibi o?da gelecek endişeyle yaşamış, yaşam tarzını değiştirmiş, kariyeri için birçok şeyi feda etmişti. Fakat eceli hesaba katmamıştı.
 
2 yıl sonra terfi edecek olan memur abim, terfi edebilmek için sarfettiği onlarca emeğin biranda ziyana uğrayacağının endişesini yaşarken, buna uğrastığının yarısı kadar yarına çıkabileceğinin endişesini duyuyor mu? 
Önündeki evliliğin stresini bugünden yaşayan kişi, geleceğine erişecek misin ki, geçim sıkıntısı çekeceğinden endişesini duyuyorsun?
Elmanın içindeki kurdun rızkını, içinde bulunduğu elmayla veren, yerin onlarca metre altındaki böceğin yemini dahi eksiltmeksizin temin eden kudret sahibi(c.c), sizi görmeyecekmi?
Bir et parçası iken gıdasını anne rahminden alan cenin?in Rabbi(c.c) sizleri unutacakmı?
 
Hakeza, evleneceği kişinin iman ehli erkek olup olmamasını önemsemeden, gayesi giyim kuşam inci zümrütten ibaret olan Fatma kardeşim duyduğu bu endişe kadar acaba  hayat arkadaşının maneviyatı düzgün biri olup olmadiginin kaygısını duya biliyormu?
Bankaya yatırdığı paranın birkaç yıl sonraki faizini hesaplamaya kafa yoran  başka biri, birkaç gün sonrasına çıkacağının garantisi varmıki uzun vadeli hesaplar yapıyor?
 
Yarın yaşayıp yasamayacağınızı,  ne kazanacağınızı ve bütün bunlarin daha ötesinde imanınızın selametini, cenneti, rızayı ilahiyi garanti altına aldınız mı ki, hayatınızı ve yaşam standartlarinizi garanti altına almak için elinizden gelse hücrelerinizi dahi seferber edeceksiniz!..?
Çoğu insan geleceğinin endişesiyle yaşıyor, peki ya gelmeyeceğin endişesi?
Çalışmayalımmı? Gelecek adına hiç birşey yapmadan bekleyelimmi?




Bu noktada ölçü şu olmalı;
Dünya hırsına bürünmüş, Yaradanın lütfetiğine  kanaat etmeyen, tevekkül, hamd, şükür, dua nedir bilmeyen, var gücüyle dünyaya çalışan biri, istediği her şeyi elde ediyor. Düşündüğü, hatta aklına dahi gelmediği varlıklara erişiyor.
Diğer adam ise, Allah?a öylesine güven içinde, öylesine tam teslimiyettedir ki, çalışmak nedir bilmez, ?nasıl olsa Allah rızkımı gönderir? deyip, havada uçan kuşun, kebap olup önüne düşmesini beklemesi kadar, Allaha güvenci tam, teslimiyeti kuvvetlidir.
Gelecek kaygısı taşıyan Müslüman bu iki adam gibi olmalıdır, bir eliyle dünyaya diğer eliylede duaya sımsıkı sarılarak Allahtan istemeli ve sonsuz güven duymalıdır, buradaki hassas dengeyi ne derece tuttura biliriz orası muamma olsa dahi, azami dikkat etmemiz gerekir.
Gelecek kaygısında olan çoğu insanın endişelerinin kaynağıda aslında budur.
Duasız kazancın hükmü bu dünyada olacaksada, emeksiz duanın geçerliği yoktur.
 
Tek kanatlı bir  kuşun uçamayacağı gibi, Müslüman için de  bu davranış tehlikelidir.
Tam teslimiyet, tam güven ve samimiyetle istenen duanın yanında biraz da emek?
Bu şekilde istemeyi bilmek, gelecek endişesinden kurtulmanın en etkili reçetesidir
Unutmayalım, herkesin rızkı bir yerlerde gizlidir. Rızka ulaşmanın değil, rızkı sahibinden istemenin endişesini duymamız gerekir.


Hayırla kalın


Aykut KAYA



Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor