Doğubayazıt'ın kadim sembolü İshak Paşa Sarayı, asırlardır olduğu gibi bugün de tüm dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor.
Tarih araştırmaları sırasında yeniden gündeme gelen 1842 tarihli bir gravür, Doğubayazıt’ın 19. yüzyıldaki görkemini ve Batılı sanatkarların ilçemize olan hayranlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Flandin’in Fırçasından “Bayazid Paşası’nın Sarayı”
Ünlü Fransız ressam ve gezgin Eugène Flandin, 1840’lı yıllarda Osmanlı coğrafyasına yaptığı uzun yolculuk sırasında rotasını Doğubayazıt’a çevirmişti. Flandin, o dönemki adıyla "Bayazid" olan şehrimizde konakladığı süre boyunca, sarayın mimari zarafetinden etkilenerek kalemine sarıldı.
Sanatçının çizdiği ve altına Fransızca “Palais du Pacha de Bayazid” (Bayazid Paşası’nın Sarayı) notunu düştüğü gravür, bugün tarihçiler tarafından bölgenin o dönemine ait en önemli görsel belge olarak kabul ediliyor.
Tarihin En Canlı Tanığı
Bu değerli eser, sadece bir saray tasviri değil, aynı zamanda 19. yüzyıl Doğubayazıt’ının sosyal ve mimari dokusunu günümüze taşıyan bir zaman kapsülü niteliğinde. Gravürde sarayın surları, yerleşim yerleri ve bölgenin dağlık yapısı tüm çıplaklığıyla görülüyor.
"Doğu'nun Kapısı: Bayazid"
Dönemin Avrupalı seyyahları için Doğubayazıt, sadece bir mola yeri değil; İpek Yolu üzerinde efsanelerin gerçekle buluştuğu stratejik bir duraktı.
Neden Önemli?
Fotoğrafın henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde sarayın fiziksel durumunu kanıtlıyor.
Doğubayazıt’ın yüzyıllar önce de uluslararası bir cazibe merkezi olduğunu gösteriyor.
Bu tür sanatsal arşivler, ilçemizin kültürel mirasını dünya genelinde tanıtmak için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Ecdat yadigarı İshak Paşa Sarayı’nı bir de Flandin’in gözünden görmek, bu toprakların ne kadar kıymetli bir hazine barındırdığını bizlere yeniden hatırlatıyor. Gelecek nesillere bu mirası koruyarak aktarmak hepimizin borcudur. (Haber Merkezi)
15811,65%0,39
43,95% 0,01
51,21% 0,19
7260,39% 0,79
11964,95% 0,98
Ağrı
05.03.2026