Tarih: 30.05.2021 21:09

Endonezya’yı Müslüman Yapan Adam

Facebook Twitter Linked-in

Bir tarafta beş paralık kumaş ile bir ülkenin Müslüman olmasını sağlayan gerçek Müslümanlar bir tarafta da Helal gıda sertifikası ile haram ticaret yaparak cebini dolduran ve insana ‘Bunlar Müslümansa, ben Müslüman değilim’ sözünü söyleten mahlukatlar! ‘ın olduğu bir devirden geçiyoruz. Her devir de insan oğlunu sömüren bu mahlukatlar olmuştur ama son zamanlarda bu durumların hat safhaya ulaştığını görmek insani olarak bizi üzmektedir.

Pandemiden dolayı 1 yıldan uzun süredir her konuda zorluk çekiyoruz. Bu zorlu süreçte, ekonomik olarak zor zamanlar geçirenlerin sayısı bir hayli yükselmiş durumda. Geçimini yapmak için Bin bir çile ile cebelleşen vatandaşın cebindeki üç kuruşa bile göz dikenlerin fahiş zamları vatandaşı çanından bezdirmiş durumda. Normalde hırsızın dini, rengi, mezhebi olmaz ve hırsız hırsızdır ama Dini ticaretine alet eden Müslümanlıktan nasibini, Müslümanları soymak olarak alan bu çetelerin kul hakkına riayet etmelerini beklemek elbette ki saflık olur. Bakıyorsunuz reklam çalışmalarında helal gıda sertifikaları var ama helal ticaretten eser yok! Bu gibi durumlar insanları çileden çıkarmış vahamete ulaşmış durumda. Yabancı olsalar, başka dine mensup olsalar dersiniz bunlarda din, iman ve kul hakkına karşı hassasiyet yok. Zira Yüce Allah kul hakkıyla karşıma gelmeyin demiş ve Müslüman buna riayet etmek durumda. Her insan hangi dinden ırktan mezhepten olursa olsun insanları soyanlara karşı erdemli bir tavır içinde olmalıdır. Bakınız geçmişte yaşanmış 5 paralık kumaş parçasının nelere kadir olduğunu anlatan şu mesele dikkat çekmek isterim;

Endonezya’yı Müslüman Yapan Adam

 

Kendi halinde yaşayan bir tüccar idi. Bir gün ticaret için kumaşlarını gemiye yükleyerek Endonezya’ya gitti. Orayı sevdi ve yerleşti. Kumaşları güzel ve kaliteliydi. Kanaatkâr bir insandı. Devamlı kazancı az olsun, ama temiz olsun helal olsun düşüncesindeydi.

Bir vakit iş yerine geç geldi. Çalıştırdığı eleman dükkandaki malların satışından iyi bir kâr elde etmişti. Merak ederek sordu:

Sen hangi kumaşlardan sattın? Eliyle göstererek şu kumaştan efendim dedi. Metresini kaç paraya verdin? On paraya. Ama nasıl olur?” diyerek hayret etti. Beş para olan kumaşı sen nasıl on paraya satarsın?

Adamcağızın bize hakkı geçmiş diyerek onu görsen tanır mısın? dedi.

Eleman tanırım diyerek dışarı gitti, arayarak müşteriyi buldu ve getirdi. Müşteriyi karşısında görür görmez heyecanla ondan helallik istedi. Ondan alınan fazla parayı özür dileyerek müşteriye uzattı. Müşteri oldukça şaşırmıştı. Belki ilk kez böyle bir durumla karşılaşıyordu. Şaşırarak, hayret ederek parayı aldı ve dükkândan çıktı.

Bu olay çok kısa bir sürede dilden dile dolaştı. Öyle ki çok geçmeden kralın kulağına kadar gitti. Kral kumaş tüccarını saraya çağırttırarak ona sordu:

Siz öyle bir şey yapmışsınız ki biz bu davranışı daha önce ne duyduk ne de gördük. Bun neden yaptınız? Olayın aslı nedir?

Ben dedi tüccarım ve bir Müslüman’ım. İslam dini ve Allah bana böyle emreder. Doğruluğu emreder. O müşterinin hakkı bana geçmişti. Kazancıma haram girmişti. Benim yaptığım sadece bir yanlışı düzeltmek.

Bu sözleri işiten Kral, İslam nedir? Müslümanlık nedir? gibi sorular sordu.

Tüccar birer birer bu sorularını cevapladı. Öyle güzel tane tane anlatıyordu ki İslam’ı Kral oldukça etkilendi. İlk defa duyuyordu İslam’ı Allah’ı.  Çok geçmeden İslâm’ı kabul etti. Onun kabul etmesiyle birlikte daha sonra kısa bir zamanda içinde de halkı da Müslüman oldu.

Şu an 250 milyon nüfusa sahip olan Endonezya’nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş paralık kumaş idi. Yaptığı tek şey vardı, inandığı gibi yaşamak, kanaat sahibi olmak, dürüst ve samimi olmak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı.

Allah ondan ve onun gibilerden razı olsun… İbretlik Hikayelerden ders almayı bize nasip etsin. Zalime, hırsıza yoldaş olmaktan bizi korusun. Ticareti hakkıyla yapanlar ile harş eylesin.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —