DOĞUBAYAZIT'IN YENİ DÖNEMELERE GEÇİŞİ

DOĞUBAYAZIT

Yaşam'a, hakikat gözüyle bakmak ve hakikatlere göre yaşamak, sosyal sağlık için en doğru bakış açısı olur.

Doğubayazıt'ta, duvarların yükselmesine ihtiyaç duyduran sebepler bitmemiş ve bundan dolayı da duvarlar yıkılmamıştır.

Cadde ve sokakların genişlemesi ve asfaltlanması için sadece biraz geriye alınmışlardır.

Duvarları yükselten sebepler küreseldir. Sadece doğubeyazıt'a özel bir vaziyet değildir. Dairedeki çelik kapı, müstakil evlerin yüksek duvarıyla aynı sebebin eseridir. Şekiller farklı olsada. durumlar aynı sebep'e tekabül eder.

İNSAN, FİZİKİ VE PSİKOLOJİK İHTİYAÇLARINI KARŞIDAKİNDEN HAKSIZCA TEMİN ETME DÜRTÜSÜNDEN KURTULDUĞU VAKİT, KENDİ VAR OLUŞ ANLAMINA KAVUŞMUŞ VE, İNSAN DENİLEN İNŞAAT TAMAMLANMIŞ OLACAK.

Doğubayazıt, turistik bir bölge olmasından dolayı insan inşaatına katkı sunma açısından avantaja sahiptir. Dünya'nın her tarafından misafir ağırlamak demek, her tarafa tanınıp sahip olunan insani özelliklerin bilinmesiyle örnek olabilme avantajı demektir.

Acaba Doğubayazıt dünya'ya örnek olabilecek yüksek bir medeniyet düzeyine sahip olabilirmi...? Bunun için öncelikle böyle bir düşünce ve hayale sahip olmak gerekir. Kalıplaşmış eskilerde bu mümkün olmazsa bile, yeni nesilde bu rahatlıkla mümkün olabilir.

Her yeni nesil ekilmemiş tarla gibidir. Onlara ne ekilirse o biçilecektir. Hayaller, duyulan özlemlerden doğar. Güzel bir dünya özlemini kulaklara duydursak, güzel bir dünya hayali kurulacaktır.

Şu anda yaygınlık kazanmış olan öldürmeye özendirili oyunların yoğunluğundan, öldürme tiryakisi olacak olan birisi bir gün atom bombaların başına geldiğinde, insan'nın kendi eliyle kendi kıyametini koparmasına sebep olacaktır. Böyle sebep sonuç ilişkisini önceden kestirebilmeye dayalı olarak, "pozitif sonuçlara nasıl sebep olunabilir" diye kafa yormak gerekir.

Doğubayazıt turistik yönü vesilesi ile dünya'nın insan inşaatına katkı sunabilir mi? Sunabilir.

Mesela şöyle bir hayal kuralım: İshakpaşa sarayını görmeye gelen bir turist, doğubayazıt'ta şiddet içerikli oyunların oynanmadığını, sebep olarak da, herhangi bir yasaktan dolayı değilde, gelecek nesiller için dünya'yı güvenilir ve yaşanılır kılma amaçlı olarak, tamamen tercihen oynanmadığını öğrendiğinde bu durum, onun için bahse konu edilecek örnek değerlerden olur.

DOĞUBAYAZIT'TIN YENİ DÖNEMELERE GEÇİŞİ

Doğubayazıt'ta herkesin kendi duvarını cadde ve sokağı için kendi isteğiyle yıkması demek, doğubayazıt başlangıçlı küresel negatif tabuların yıkılması demek olur. Duvarlara ihtiyaç duyduran olumsuz anlamdaki sebeplerin kalkması için önümüzde daha uzun süreçler vardır.

Yaşlı amca'nın, bastonun ucuyla genç belediye başkanı'nın göğsüne dokuna dokuna "sen benim duvarımı yıkamazsın" deyişinden, cesedini çiğnettirmeden duvarını yıktırmayanlardan... falanda filan şekillerle geçen bir yıkılış-yenilik hikayesi yaşandı doğubayazt'ta.

Yıkım (tadillat) görevlisi alışık olunmayan bir sima olunca, duvarını yıktırmayanların misafirperverliği tutar oldu..!

Banyo yapmaktan kaçan birine zorla banyo yaptırdıktan sonra, "aaa ne güzel oldu" deyişine benzer bir durum yaşadık.

Neticesi güzel olan şeyleri önceden hayal edip gerçekleşmesi için çabaya girmek, güzelliğin güzelliğidir. Doğubayazıt'ta güzellik için hayal gücü kapasitesi mevcuttur. Sadece bunu dile getirme sorunu var önümüzde. Buda yazın çarşı ortası çaylaşma sohbetleriyle hal edilir İNŞALLAH

Bu yıkım hikayesinde, projede olmadığı halde fayda ve güzellik için arsasını kendi rızasıyla ikiye bölüp yol yapanlarda olmuştur.

Duvar ve kısmen evlerin yıkım süreci içinde yapılan yorumlara genel olarak baktığımızda, tabulaşmışlıktan dolayı duvarı'nın yıkılmasına gönlü el vermemesine rağmen, güzellikten yana olanların sayısının yüzde doksanın üzerinde olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Sokak ve caddeler, bahçemizden çok daha fazla kullandığımız alanlardır. Bu alanlar ortak alanlar oldukları için, bizim değilmiş gözüyle bakılmaya sebep oluyorlar

Buradaki "benim yada bizim" gibi sahipleniş terimlerininin insan için hakikat nazaranda geçersiz olduğunu da unutmamak gerekir. İnsan ancak amel sahibi olur.

Kalıcı varlık geçici varlığın değil, geçici varlık kalıcı varlığın olur. İnsan, arsa denilen toprağın sahibi olamaz ancak, toplu yaşamdan dolayı ömrü itibarı ile geçici olarak oradan sadece istifade etme hakkı ondadır.

Doğubayazıt'tın psikolojik atmosferi ve sosyal dokusu, yeni pozitif dönemlere kapı açabilecek kıvama ulaşmıştır. Bu dönemlere sadece kendisi için değil, tüm dünya için kapı açmış olacaktır. Buna dair neler yapılabilirlik üzerine düşünme aşamasındayız.



Mehmet Hakim İlçi
28.02.2022 15:28:49
Hikayesi olmayan ve  süslü yapılarla donatılmış  bir şehir, şık giyinmiş cahil birine benzer .O şehir ruhsuz ,çekilmez ,yaşanılmaz bir yer olur . Şehrimizin bir hikayesi vardır; İnsanlık tarihi kadar eski,anlam yüklü,derin izleri olan bir hikaye ; İnsanlık medeniyetinin  mihenk taşı olan, Nuh Peygamber ve efsanesi Her zaman şehrimizi güncel ve zinde tutacak kutsal bir dağımız, Ve dünya  medeniyetinin merkezinde yer alan bir coğrafyamız vardır . Önce dünyaya medeniyetine katkı sağlayacak şehrimizin  var olan  hikayesini iyi anlamalıyız.Kurgusunu iyi yapıp ve medeni standartlarda sunumu yapabilme kabiliyet ve yeterliliğe kavuşmalıyız. Bu günkü şartlarda bu seviyenin çok uzağındayız. Şehrimize gelenler bizim marifetlerimizden kaynaklı gelmiyor, şehrimize gelen bir kaç idealist ve maceraperest kendi öz çabasıyla gelmekte ve bu insanların dışında şehrimiz fazlaca bir uğrak yeri değildir ve bu durumu da hak etmemiş bir şehir Eğer gerçek hikayemizi iyi kavramadan  bu hikayenin gerçek oyuncuları olduğumuzun farkında varmadan ve ruhumuz zenginleştirip, derinleştirmesek ve  yolumuza devam edersek hep şikayet edip bir kaç süslü bina ile övünüp başkalarından medet umarız. Şehrimizin zengin hikayesini;medeniyetle, kültürle,emekle harmanlayıp herkesin barınabileceği sıcak bir yuvaya dönüştürmeliyiz.

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor