İlginizi Çekebilir
DEVRAN AVCI’NIN KALEMİNDEN
Haber: Zelal İlhan
SEVMEK ZAMANINDAN PLASTİK CİNSELLİĞE
Merhaba sevgili okur; Bu sabah sizinle herkesin kalbine ve yüreğine dokunan olması çok gerekli fakat yaşandıktan sonra hiç kimse tarafından anlam verilmeyen bir insan patolojisini konuşacağım. Metin Erksan 1965 yılında sevmek zamanı filmini izleyiciyle buluşturdu. Sevmek zamanı filmi izleyen herkes için dönüp ah nerde o güzelim aşklar diye hayıflandığı bir film şahsen bende izledikten sonra ah yanlış kuşağın insanıyım diye içten içe çok üzüldüm. Evet sevmek zamanından plastik bir cinselliğe indirgenmiş aşk o sihirli sözcük uğruna bir anda göğsümüze hançer gibi oturan aklımızı başımızdan alan şairin dediği gibi uğruna ölümlere gidip geldiğimiz zulamızda sakladığımız resmimiz. Hepimizin başından geçen hanesine uğramadığı kalmayan en acı ve en çok yine sevdiğimiz, varlığı bin dert yokluğu bin bir türlü dert olan aşkın en olması gerekenden en olmaması gereken bir alan haline gelmesi korkarım biz artık sevmeyi bilmiyoruz. Yada bu habitat değişti, doğadan koparak aslında palyatif bir hal alan yaşamımızın en özel hali en açık haline geldi. Tabi bu süreç çeşitli araştırmalar yazılar, filmler diziler, kitaplar haline getirildi. Halada büyük bir tartışma konuları arasında yerini korumaktadır. Geleneksel hayatımızın ortadan kalkması modern hayatın hızlı bir şekilde dünyayı ele geçirmesi hayatlarımızı tümüyle değiştirdi. İş hayatından ekonomiye sanata bilime felsefeye siyasete yönetme biçimlerine kadar her şeyi altüst etti. Yeniden bir dönüşüm evresine girildi, mahremiyet dediğimiz o çok özel alan yerini açık seçik son derece yüksek bir enerjiyle her şeyi yaşamaya başladık. Yani özel alan kamusal alan halini alarak mahremiyetin dönüşümünü sağladı. GİDDENS şöyle açıklamakta erkeklerin ekonomik egemenliği kadın üzerinde bir tahakküm aracıyken, kadının sanayileşmenin getirdiği toplumsal devrimle beraber kendi ekonomisine sahip olma yani tabiri caizse kendi ayakları üzerinde durma, erkeğe olan bağlılığı azalttı dolayısıyla kadının artık sosyal hayatta çeşitli siyasal ayaklanmalar toplumsal muhalefetler sonucu kendi asıl benliğini arama sürecine girdi. Ve buda ikili ilişkilerimizin değişim dönüşüm geçirmesini sağladı, ve bizler tek eşli bir dünyadan çok eşli bir dünyaya hızlıca başladık. 1940 yıllarında yapılan araştırmalar ve sonuçları dönemin koşulları hayat biçimi tüm dünyada ve Türkiye de evlilik dışı ilişkileri asla kabul görmezken aşkı sevmeyi bağlılığı esas alırken kırk sene sonra kadınların çeşitli sosyal ve ekonomik özerk alanı kazanınca yani 1980 de artık başka bir tanımlamaya ihtiyaç duydu. Önceleri erkeğin çok eşliliği normal iken bu sorgulanamazken, kadınların ilişkilerinde kendileri söz sahibi olması yavaş evlilik kavramı ve kurumunu gereklilikten çıkardı. Dolasıyla kadının cinsel yaşamını kontrol mekanizması gelişti ve kadın için istenilen hiçbir şey eskisi gibi yerine oturmadı. Erkeğin kadın üzerindeki egemenliği sona erdi, Kadınlarda da tersine bir süreç gelişti ve bir hippi kültür oluştu. Çeşitli haklar ve bu haklar temelinde de yeni bir iyi olmayan hayat süreci oturdu, kadının bekareti evde sosyal hayattaki rolü vazgeçilmezler aranmaz oldu ve biz sevmek zamanlarından güzel aşklardan herkesle her şeyi yaşayan insanlar güruhu olduk üreme artık çok gerekli olmayan kadında erkek de cinselliğini belirli ve istediğinde çok rahat bir şekilde yaşadıktan sonra sadece bağlılık sadakat ve sevginin olmadığı bedenin daha burada başat bir rol oynadığı gözler önüne serildi. Günümüzde daha erken bir tarih olan 2000 yıllarının başlangıcından itibaren teknolojiyle daha çok vakit geçirmemiz çok fazla insan topluluğu tanımamız herkesin çok fazla seçeneklere sahip olması artık kriterin sadece aşk sihirli sözcüğünden çok uzakta plastik yani gerçekliği olmayan uğruna ölünmesi gereken bir şey olmaktan çıkan ilişkilerin yada aşkın artık hallice aranması kesindir. Değişen ve dönüşen mahremiyetimiz bizlerin yüksek fazla olan bu enerjimizi bu önüne geçilemeyen fazlalık ilişkilerin önümüzdeki zamanda bitireceği kesindir. Fakat bununda yaşanması gerekmektedir, yıkım olmadan onarım mümkün değil var olmak aşkın kendisi olmak mümkün değil. Çünkü aşk için ölmeli o zaman aşk…

-
BIST 100
18348,68%0,11
-
DOLAR
46,45% 0,03
-
EURO
53,12% -0,33
-
GRAM ALTIN
6247,21% 0,69
-
Ç. ALTIN
10117,53% 0,31
Egazete
- Pazartesi 26.1 ° / 9.7 ° Güneşli
- Salı 27.7 ° / 10.6 ° Güneşli
- Çarşamba 25.4 ° / 9.8 ° Orta kuvvetli yağmurlu
Ağrı
22.06.2026
- İMSAK 02:38
- GÜNEŞ 04:33
- ÖĞLE 12:15
- İKİNDİ 16:12
- AKŞAM 19:46
- YATSI 21:33



