BDP`liler Dillerini Tutabilse(!)

BDP`liler Dillerini Tutabilse(!)

Mehmet Koç

BDP?liler Dillerini Tutabilse(!)



         Barış ve Demokrasi Partisi yetkilileri bir süre sessiz kalsalar, belki de Kürt halkı daha çok demokratik haklara kavuşur. Çünkü onlar konuştukça ya da bir şeyler istedikçe AKP isteksiz davranıyor ya da inatlaşıp ve tam aksini yapıyor.



         Kim ne derse desin Türkiye?de var olan demokrasi anlayışının temeli böyledir. Diğer bir ifade ile siyasi partilerin dağarcığındaki demokratik olgunluk anlayışı ancak bu kadar gelişmiştir. Bu düşünce tarzı hem iktidar partisinde var hem de muhalefet partilerinde. Dediğim dedik çaldığım düdük misali?



         Varsayalım ki AKP Kürt açılımı konusunda bir şeyler yaptığında ya da yapmak istediğinde, bu kere de muhalefet partileri ?BDP istedi diye yapıyorlar? şeklinde AKP?yi suçlanmakta, böylesi politikalar pirim yaptığı için de bu kere AKP daha çok şahin kesilmekte ve muhalefet partilerinin çok fevkinde bir milliyetçilik havası estirmektedir.



         Baksanıza, yeni anayasa çalışmaları sırasında Ankara mümkün olduğunca bir takım derin güçlerin vesayetinden tamamen kurtulmaya çalışırken,  aynı özgürlükler taşra için gündemde bile değil. Yerel idarelerin üzerindeki vesayetten hiç kimse söz etmiyor.



         ışin ilginç yanı, Başkanlık sistemi ve valilerin seçimle iş başına gelmesi konusunun tartışıldığı bir dönemde bile, BDP adem-i merkeziyet sistemine tam anlamıyla geçilmesini gündeme getirdiği için, ünlü başkan Melih Gökçek dahil olmak üzere hiç bir belediye başkanı bu teklife destek vermedi. Büyükşehirlerin o anlı şanlı belediye başkanları, BDP?nin dediği olmasın pahasına mevcut statükonun devam etmesinden yana.



         Halen yürürlükte olan iller idaresi mevzuatına göre vali ve kaymakamlar seçilmiş organların amiri ve onay mercii durumundadırlar. Başka bir ifade ile halkoyu ile seçilmiş organlara, siyasi iktidar tarafından atanan vali veya kaymakamlar komut ediyor.



         Aslında bu uygulamadan seçilmiş belediye başkanlarının tamamı rahatsız. Ancak bir türlü mevcut uygulamadan vazgeçilmiyor. Çünkü çok önemli bir engel var(!) Yasalardaki bu antidemokratik uygulama değiştiği vakit, doğal olarak bu uygulamalardan BDP? li belediyeler ve il genel meclisleri de yararlanacak. O nedenle bu şekildeki bir yerinde yönetim sistemine sıcak bakılmıyor, muhtemelen mevcut uygulamanın yeni anayasa ile de devam edeceği sanılıyor.



         Aslında çok komik ve bir o kadar da çağdışı bir durum. Binlerce hatta milyonlarca seçmenin seçtiği bir belediye başkanı, iktidar partisi tarafından atanmış, icabında askerliğini bile yapmamış bir mülki idare amirinin vesayetine bırakılıyor.



         Merkezi ıdarenin vesayeti söz konusu olsa bile bunun başka yol ve yöntemleri de olmalı. Atanmışlar değil de seçilmişlerden oluşacak bir denetim kurulu aracılığı ile yerel idarelerin iş ve işlemleri pek ala denetlenebilir.





Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor