Tarih: 14.11.2023 14:00

AHMED-E XANİ DİN ALİMİ, ŞAİR, DÜŞÜNÜR VE BÜROKRAT

Facebook Twitter Linked-in

Önümüzdeki günlerde Ağrı İÇ Üniversitesi himayesinde, bu sefer de Ahmed-e Xani sempozyumu yapılacak. Geçtiğimiz Ekim ayında da Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi sempozyumu yapılmıştı.

Xani hakkında uzman olan bilim insanları, yapılacak toplantı ve sempozyumda düşüncelerini açıklayacaklar ve konu hakkında hazırladıkları bildirilerini sunacaklar. 

Bilindiği gibi Ahmed-e Xani, 17. yüzyılda yaşamış bir Kürt edebiyatçısı olarak biliniyor. O, sadece bir edebiyatçı değil aynı zamanda derin Fıkıh ilmi ile ön plana çıkan ve kabul gören bir İslam alimidir.

Nitekim, şimdiki mevcut modern türbe yapılamadan önce Ahmede Xani, ERMİŞ KİŞİ, EVLİYA, YATIR yönü ile  ziyaret edilir, adaklar adanır, mezarı başında dua edilirdi.

Xani'nin edebiyatçılığı, daha sonra alenileşince bu kere,  eserleri Kültür ve Turizm Bakanlığı  tarafından basıldı, böylece Xani, çok daha fazla tanındı ve bilim insanları tarafından da takibe alındı. 

En bilinen ve yaygın olan eseri "Mem u Zin";  aşk, ahlak ve toplumsal değerler üzerine dokunaklı ve anlamlı bir öykü sunuyor. Xani, eserlerinde evrensel konuları da işlemiştir. Onun için de daha çok toplumsal adalet, özgürlük ve insanlık değerlerine vurgu yapmış,  günümüz demokratik yaşamına da işaret etmiştir.

Ahmede Xani,  bıraktığı eserler ile kültürümüze önemli katkılar yapmış, dili ve üslubu, Kürt edebiyatının temelini oluşturmaktadır

O nedenle Xani, bölgesel ve uluslararası edebiyat ve düşünce tarihinde önemli bir yere sahiptir. Derin düşünceleri ve etkileyici eserleri, günümüzde dahi edebiyat ve düşünce dünyasında etkisini sürdürmekte ve kaynak olarak gösterilmektedir. 

Böyle bir girişten sonra ASIL KONUYA gelecek olursak Xani Türbesinin,  bu günkü durumunu katılımcıların bilgisine sunmakta fayda görmekteyim. 

İshakpaşa Sarayı yakınında bulunan XANİ TÜRBESİNE bakıldığında ilk göze çarpan çevresindeki düzensizlik ve bakımsızlıktır. 

Özellikle türbe ziyaretleri için gelen insanların, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ACİL bir durum söz konusudur. Bu alanda ihtiyaç duyulan düzenlemelerin yapılması ve çevredeki kayalıklardan, muhtemel kaymalara karşı tez zamanda önlem alınması gerekir. Allah korusun muhtemel bir kaya düşmesi, özellikle cuma günleri ve Ramazan ayında yoğun olan ziyaretçiler için tehlike yaratabilir. 

O nedenle, böylesi saygın uluslararası sempozyumlarla Ahmede Xani'nin fikirleri ve bıraktığı eserleri tartışılırken, türbenin çevresindeki eksikliklerin de göz önünde bulundurulması icap eder.

Vakti zamanında Xani çevresi ağaçlandırılmak istenmiş, daha sonra bakılmadığı için dikilen fidanlar kurumuştur.

Anlaşıldığı kadarıyla burada hizmet yapmak yerine, bu alanda hangi kurum yetkilidir tartışması daha çok ağır basıyor. Bu yetki kargaşası, hizmetleri aksattığı gibi,  sonunda her kurum topu biri birine atarak oradan çekiliyor.

Türbe çevresinde, ziyarete gelen insanların sofralarını serebilecekleri bir masa bile bulunmuyor. Misafirler, toprak üzerine oturarak yemeklerini yiyorlar

Vakıflar mı, Kültür Turizm mi, Belediye mi; hangi kurum yetkili ise, buradaki sosyal ihtiyaçları gidermeli, özellikle çevre temizliği ve güvenliği sorunlarına el atmalıdır.

Hamasete gelince konuşmak, icraata gelince de ortada görünmemek kurnazlığından uzak durmalıdır.

BURADA KİM YETKİLİDİR TARTIŞMASINA GİRMEDEN; 

1.Belediye düzenli olarak bölgenin çevre temizliğini yapmalı ve ulaşımını sağlamalıdır,

2.Vakıflar Bölge Müdürlüğü, mühendis ve uzmanları ile çevredeki jeolojik durumu incelemeli, muhtemel ölümcül kaya düşmelerine karşı tedbir almalıdır,

3.Kültür Turizm, Saray dahil olmak üzere buralarda dil bilen elemanlar bulundurmalı ve bölgedeki eserler hakkında ziyaretçilere yardımcı olmalıdır,

Valilik  ve Kaymakamlık, bu hususta görevli kuruluşlar üzerindeki denetimlerini artırmalı, sorun ve sıkıntıların takipçisi olmalıdır.

Ayrıca her yıl yapılan bu toplantılara, sözü edilen ilgili kurumların temsilcileri de katılmalı, bunlar de, yaptıkları hizmetleri açıklamalıdır. 

Binaenaleyh madem ki Ahmed-e Xani'yi resmi olarak anıyoruz ve tanıyoruz, onun için düzenli sempozyumlar yapıyoruz,  adını Ağrı hava alanına veriyoruz; o halde başta TÜRBESİ olmak üzere çevresine de sahip çıkmak durumundayız.

Sonuç olarak , bu gün Doğubayazıt’ın tarihi, kültürel, turistik ve inanç değerlerinin uluslararası düzeyde ön plana çıkmış olması, Prof. Dr. Faruk Kaya gibi yerel bilim insanlarımızın göreve getirilmesi ile hız kazandı. 

O nedenle Ağrılı yerel bilim insanlarımızın potansiyelinin ortaya çıkmasına yardımcı olan  bölge insanı, Rektör Prof. Dr. Sayın Abdülhalik Karabulut’un, bu konudaki katkıları, gerçekten takdire değer. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —