Harbiye'de tutuklu bulunduğu sırada gerçekleşen şüpheli ve trajik vefatı, ölümünün üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen bir "sır perdesi" olarak güncelliğini korumaya devam ediyor. İşte Demokrat Parti (DP) döneminin en kudretli bakanlarından Namık Gedik’in yaşamı ve ölümü ardındaki o sarsıcı gerçekler.
Adnan Menderes'in Yol Arkadaşı Dr. Namık Gedik Kimdir?
Dr. İsmail Namık Gedik, 1911 İstanbul doğumlu, asıl mesleği hekimlik ve başhekimlik olan tıp doktoru, şair, yazar ve Türk siyasetçidir. Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra uzun yıllar Anadolu'da hükümet tabipliği ve hastane başhekimliği yapan Gedik, halkla kurduğu sıcak ilişkiler sayesinde çok sevildi. 1950 yılında Demokrat Parti’den Aydın Milletvekili seçilerek meclise girdi ve Başbakan Adnan Menderes’in en güvendiği isimlerden biri haline geldi. 9., 10. ve 11. dönemlerde milletvekilliği yapan Gedik, Menderes kabinelerinde iki kez İçişleri Bakanlığı (Dahiliye Vekilliği) görevini üstlenerek dönemin en kritik iç güvenlik politikalarına yön verdi.
27 Mayıs Darbesinin Ardından Ankara Harp Okulu'nda Ne Yaşandı?
27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin hemen ardından İçişleri Bakanı Namık Gedik, cunta subayları tarafından gözaltına alınarak Ankara Kara Harp Okulu’na götürülmüş ve burada ağır psikolojik baskılara maruz kalmıştır. Darbe yönetiminin kurduğu hukuksuz iklimde, diğer Demokrat Partili bakan ve bürokratlarla birlikte Harbiye’deki bir odada esir tutulan Gedik, burada hapsedildiği andan itibaren psikolojik bir çöküş sürecine sürüklenmiştir. Yanındaki koğuş arkadaşı eski Savunma Bakanı Ethem Menderes’in beyanlarına göre, Gedik uğradığı ağır ithamlar ve hakaretler karşısında derin bir bunalıma girmiştir.
🪟 Namık Gedik’in Ölümü İntihar Mı, Yoksa Bir İnfaz Mıydı?
Resmi kayıtlara göre Namık Gedik, 29 Mayıs 1960 gecesi tutuklu bulunduğu odanın penceresinden atlayarak intihar etmiştir; ancak bu iddia kamu vicdanında hiçbir zaman karşılık bulmamış ve cinayet şüphelerini beslemiştir.
Ölümün ardındaki can alıcı şüpheler ve iddialar bugün hala şu noktalarda yoğunlaşmaktadır:
Dar Cama Sığmayan Beden: Tarihçi ve yazarların iddialarına göre, Bakan Gedik'in atladığı öne sürülen penceredeki kırık cam aralığı, bir insanın fiziksel olarak geçemeyeceği kadar küçüktür.
Gizlenen Cenaze ve Yasaklar: Ölümünün ardından otopsi yapılmasına izin verilmemiş, ailesinin dahi naaşı görmesi engellenmiştir. Kefeninin açılması yasaklanan Gedik'in cenazesi, vefatından ancak 15 gün sonra, sadece 6 kişinin katılmasına izin verilen çok sıkı güvenlik önlemleri altında toprağa verilmiştir. Bu durum, onun "Kara Harp Okulu'nda cunta subayları tarafından dövülerek katledildiği ve olaya intihar süsü verildiği" iddialarını güçlendirmiştir.