Deran Avcının yeni yazısı;
ARL GUSTAV JUNG, İnsan bilinç dışının iki yüzü vardır. Bunlardan biri toplumun beklentilerine uygun düşen rolleri yerine getirdiğimiz prototip , diğeri de tam tersi olan ve insanın karanlık yüzünü temsil eden asıl kendisidir. Birey bu kendi dışında yarattığı maskeli kimliğini saklar. Sağlıklı bireylerde yüzleşme ve kendini gerçek anlamda tanıması elzemdir. Evet sevgili okurlar bu sabaha asıl kendimizle ilgili bu konuya değinmek istedim, kıymetli ruh bilimci ne güzel gerçek doğamızı bizlere anlatmakta. Bende naçizane kendi görüşlerimi söylemek isterim tabi benim ruh bilimci olmamamdan kaynaklı daha farklı ve sosyolojik temelde pragmatik bir anlayış ekseninde sürdürebildiğimiz hayatımızın çok da maskesiz olmayacağı aşikar tabi elbette buna karakter deriz veya yetişme şekli hatta genlerimiz deriz, fakat bu insan doğasına pek de uygun olmayan bir gerçeklik olur. Kimini konuştursak en doğruyum en iyiyim der. Ama aslında bu biz insanoğlunun pek de gerçek karakteri değil. Evet bazılarımız doğasında olduğu gibidir yada yaşadıkları olgunlaştırır ama herkesten dost doğru olmasını beklemek çocukça olur. Biz insanlar alemi ve topluluğu hayatımızın ve içinde yaşadığımız toplum coğrafya ve çoğumuzun her şeyi açık ve pornografik yaşayamayacağımıza göre çıkarlarımız temelinde kar ve kazanç eksenli olan özelde günümüz dünyasının kuralları açısından biraz bizlerin buna daha yakın olduğunu bekleriz dediğim gibi çıkarlarımız ve isteklerimiz ve elde ettiklerimiz ve amaçlarımız doğrultusunda yaşattığımız bu ikili yüzümüz yada maskelerimiz bizde güven içerisinde kalır. Fakat bu bir gerçek kendimizle kaldığımızda asıl olan bizi yaşarız hiç kimse ve hiçbirimiz asla ve kata gerçek bizi açığa çıkarmayız sosyal hayatımızda, biz insanlar güdülerimizin ve karşı konulmaz ve doymayan arzularımızın toplamıyız dolasıyla maskesiz doğru veya yanlış bu şekilde yaşayarak varlığımızı devam ettireceğiz.
Tabi modern dünyanın yaşamı ilişkiler düzeyi sosyal hayatı ekonomik getirisi eğitim anlayışı bütünüyle biz dünyalıları faklı bir evreye taşıdı. İnsanlığın yaşamında yıkımlara mahal verdi, elbette bu bir gerçek çünkü var olan yaşam bunu birazda insanlığa bahşetti tabi biz insanlar da irademizi bir var olma kendini koruma iç güdüsü ile biraz bilinçli bir tercihle olmayan biz olup çıktık ortaya. Geçmiş yüzyıllarda hayatın ve insanların hep bir şeylere eksik ve birazda yabancı olduğunu görmekteyiz, fakat günümüzde özellikle her şeyin bolluğu insanları ve tabi ki arzularını karşılamaya uygun herkes elde etmek istediğini bir şekilde kullandığı maskeleriyle elde etme sahip olup çürüterek kendini var etme kendince savaşını vermekte. Kimi çıkarcı kimi korkar, kimi yorgun kimi öfkeli bu hayata bu saydıklarım bizim maskelerimizin sebebi ben kanaatimi çok üzerine düşünerek korumak ve savaşı kazanmak olarak görmekteyim. Bu sabahı kapatırken Kemal Tahir 'in meşhur romanı kurt kanununda bir örnekle siz değerli okurlarımın düşünmesine sebebiyet vermek istiyorum. Kurtlukta düşeni yemek kanundur. Bu söz aslında neden maskelerle dolu bir hayatımız olduğunu kendimizi gizlememiz gerektiğini söylemekte dolasıyla biz doğanın en vahşi canlıları insan yada eşrefi mahluk olan bizler bu gerçekliğimizi kendimize içimizden haykırmalıyız. Maskesiz maskeler ütopyasında görüşmek dileğiyle. Sevgiyle… (Haber Merkezi)
