Ağrı'da görev yapan Kadın Doğum Uzmanı Operatör Doktor Emrullah Akyüz hakkında alınan görevden uzaklaştırma ve idari soruşturma kararı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Özellikle bölgedeki hastaların yaşadığı zorlukları dile getiren ve bu konuda açıkça tavır alan bir hekimin böylesi bir süreçle karşı karşıya kalması, birçok kesim tarafından tepkiyle karşılandı.

Dr. Akyüz'ün, sağlık sisteminde yaşanan aksaklıklara dikkat çektiği ve özellikle riskli gebelik süreçlerinde hastaların yaşadığı mağduriyetleri dile getirdiği biliniyor. Bölgede sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntıları gündeme taşıyan bir ismin, bu çıkışlarının ardından görevden uzaklaştırılması ise "Sorunları dile getirenler mi cezalandırılıyor?" sorusunu beraberinde getirdi.
Unutulmamalıdır ki; hekimlik sadece bir meslek değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur. Bir doktorun, hastalarının hakkını savunması, eksiklikleri dile getirmesi ve çözüm araması cezalandırılması gereken bir durum değil; aksine desteklenmesi gereken bir duruştur.
Bugün Dr. Emrullah Akyüz'e yönelik alınan bu karar, sadece bir hekime değil; aynı zamanda hastaların sesi olmaya çalışan tüm sağlık çalışanlarına verilmiş bir mesaj olarak da algılanmaktadır. Oysa sağlıkta gerçek reform, sorunları dile getirenleri susturmakla değil; o sorunları ortadan kaldırmakla mümkün olur.
Ağrı gibi sağlık hizmetlerine erişimin zaten sınırlı olduğu bir bölgede, mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan bir doktorun sistem dışına itilmesi, en çok da vatandaşları mağdur edecektir.
Ben buradan açıkça ifade ediyorum;
Hastaların hakkını savunan bir hekimin yanında durmak, aslında insanlığın yanında durmaktır.
Yetkililere çağrımız nettir:
Hekimleri susturmayın, onları dinleyin. Çünkü susturulan her ses, aslında görmezden gelinen bir sorunun çığlığıdır.
Bu süreçte en büyük temennimiz; adaletin sağlanması, alınan kararların yeniden gözden geçirilmesi ve kamu vicdanını rahatlatacak bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Çünkü bu mesele sadece bir doktorun değil, bir toplumun meselesidir.
