Doğubayazıt'ın içinden geçen dereler bugün ne yazık ki çevre ve halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Çöp yığınları, biriken atıklar ve kötü kokular artık sıradan bir görüntü haline gelmiş durumda. Belediye, imkânları ölçüsünde temizlik ve müdahale çalışmalarını sürdürüyor. Ancak herkesin bildiği bir gerçek var: Derelerin ıslahı, düzenli temizliği ve kalıcı çözümler üretilmesi belediyenin değil, DSİ'nin asli sorumluluk alanında.
Peki soruyoruz: DSİ Doğubayazıt'ta neden yok?
Neden bu dereler aylardır, belki de yıllardır kaderine terk edilmiş durumda?
Neden halkın yaşadığı bu çevre sorunu görmezden geliniyor?
Bugün gelinen noktada Doğubayazıtlı vatandaşlar haklı olarak tepkili. Çünkü her yağışta taşma riski oluşturan, çevreye hastalık saçabilecek hale gelen bu dereler sadece görüntü kirliliği değil; aynı zamanda büyük bir ihmalkârlığın göstergesi. İyileştirme çalışmaları yapılması, dere yataklarının düzenli olarak temizlenmesi ve uzun vadeli projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Ama ortada ne kapsamlı bir plan var ne de sahada güçlü bir DSİ varlığı…
Altını özellikle çizmek gerekiyor: Belediye, DSİ'nin görevini üstlenmek zorunda değil. Yerel yönetimler elinden geleni yapmaya çalışıyor olabilir; ancak kurumsal sorumluluk başka, iyi niyetle yapılan geçici müdahaleler başkadır. Kalıcı çözüm, yetkili kurumların sahaya inmesiyle olur.
Doğubayazıt bu kadar görmezden gelinmeyi hak etmiyor.
Bu şehir, yıllardır çözüm bekleyen sorunlarıyla baş başa bırakılmamalı.
DSİ'nin bir an önce Doğubayazıt'taki dere problemlerine eğilmesini, gerekli çalışmaları başlatmasını ve bu kente hak ettiği ciddiyetle yaklaşmasını bekliyoruz.
Çünkü mesele sadece bir dere değil…
Mesele, bir ilçenin sesinin duyulup duyulmadığıdır.