Bugün gazetemizde bir ziyaret vardı.
Ama bu, klasik bir ziyaret değildi.
Baran Eren geldi…
Ve sohbet daha ilk cümlede bir isme bağlandı:
Merhum Nezir Çelik.
"Nezir Çelik benim için her zaman babalık yaptı," dedi.
Bu cümle, insanın kalbine doğrudan dokunan cümlelerden…
Devamını getirirken sesi sakin ama duygusu ağırdı:
"İyi günümde de kötü günümde de yanımdaydı. Derdimi dinler, derman olmaya çalışırdı."
Bazı insanlar vardır; kan bağı olmadan baba olur.
Omzunu dayarsın, sustuğunda bile anlaşılırsın.
Babam da öyleydi işte…
Sadece evlatlarına değil, hayatına dokunduğu pek çok insana babalık eden bir adamdı.
Baran Eren'le karşılıklı sohbetimizde, babama dair anılar konuşuldu.
Gülümseten, iç burkan ama en çok da "iyi ki" dedirten anılar…
Her cümlede bir iz, her hatırada bir emek vardı.
Sonra vedalaştık.
Ama bazı ziyaretler kapıdan çıkınca bitmez.
Geride bir duygu bırakır, bir hatırlatma bırakır.
Babamı anlatan her insan, aslında onun hâlâ bu şehirde yaşadığını gösteriyor bana.
Birinin kalbinde, birinin duasında, birinin hatırasında…
Bazı insanlar gider…
Ama babalıkları kalır.