Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, toplumsal yapıyı hedef alan ahlaki yozlaşma, medya içerikleri ve hazır giyim sektöründeki "tek tipleştirme" dayatmalarına karşı sert bir uyarıda bulunarak tüm toplumu milli ve manevi değerlere sahip çıkmaya davet etti.
Türkiye genelinde 300'den fazla aşireti ve 60 ildeki temsilciliklerini bünyesinde barındıran Anadolu Aşiretler Federasyonu, aile yapısını korumak adına önemli bir basın açıklaması yayımladı. Genel Başkan Ferhat Armağan, toplumun temel direği olan ahlakın zayıflatılmasının, bir devlet için askeri müdahaleden daha tehlikeli sonuçlar doğuracağını vurguladı.
Devletlerin ayakta kalmasının temel şartının yüksek ahlak olduğunu ifade eden Genel Başkan Ferhat Armağan, toplumsal çöküşün dışarıdan değil, içeriden başladığına dikkat çekti. Armağan, "Bir devleti yıkmanın en tehlikeli yolu ahlaki yozlaşmadır. Bugün toplumun içeriden çökertilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Binlerce yıllık devlet geleneğimizi ayakta tutan asıl güç; şefkat, merhamet ve imandan beslenen yüksek ahlaktır," dedi.
Medyanın aile mahremiyeti üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Armağan, özellikle gündüz kuşağı programlarını hedef aldı. Bu tür içeriklerin gelenek ve göreneklerimize aykırı bir yaşam tarzını topluma "normal" gibi sunduğunu belirterek, medyanın toplumu yozlaştıran bir araç haline gelmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Başkan Armağan'ın açıklamasında en dikkat çeken noktalardan biri de hazır giyim sektöründeki seçenek daralması oldu. Muhafazakar ve dindar kesimin giyim mağazalarında mağdur edildiğini savunan Armağan, şunları söyledi:
Ahlakın sadece bireyi değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Ferhat Armağan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bütün peygamberlerin asıl gayesi ahlaklı bireyler yetiştirmektir. Bizler Anadolu Aşiretler Federasyonu olarak, medeniyetimizi inşa eden bu değerlerin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Toplumun birliğini ancak 'İnsaniyet-i Kübra' dediğimiz yüksek ahlak ile muhafaza edebiliriz." (Dengi Çelik)