Ağrı Çevre Yolu'ndan şehre giriş yapan herkesin karşılaştığı manzara ne yazık ki iç açıcı değil. Bir ile yakışması gereken düzen, temizlik ve estetikten uzak görüntüler, daha ilk adımda insanın içini burkuyor. Şehre girerken karşılaşılan çöp yığınları, gelişi güzel bırakılmış demir parçaları ve harabe görüntüler, Ağrı'nın hak ettiği değeri yansıtmaktan çok uzak.
Bir şehrin vitrini, o şehre giriş noktalarıdır. Ancak Ağrı'da bu vitrin, ne yazık ki bakımsızlığın ve ilgisizliğin en net haliyle karşımıza çıkıyor. Çevre yolunda ilerlerken insan kendini bir şehir girişinde değil, adeta büyük bir köyün düzensiz arka sokaklarında ilerliyormuş gibi hissediyor. Bu durum sadece görsel bir sorun değil; aynı zamanda şehrin imajına zarar veren ciddi bir mesele.
Her gün yüzlerce araç bu yolu kullanıyor. Şehre ilk kez gelen birinin zihninde oluşan ilk izlenim ne yazık ki bu görüntüler oluyor. Oysa Ağrı, tarihiyle, doğasıyla ve insanıyla çok daha fazlasını hak eden bir şehir.
Bu manzaralar kader değil. Biraz özen, biraz denetim ve en önemlisi sahiplenme ile bu görüntüler çok kısa sürede değiştirilebilir. Ağrı'ya yakışan; düzenli, temiz ve insanın gurur duyacağı bir şehir girişidir.
Artık bu görüntülerin değişmesi gerekiyor. Çünkü bir şehir, daha girişte kendini anlatır. Ağrı'nın anlatacağı çok daha güzel bir hikâyesi var.







