Gazetecilik; yalnızca haber yazmak değildir.
Gazetecilik; görmezden gelinene bakmak, duyulmayanın sesi olmak, karanlıkta kalan gerçeğe ışık tutma cesaretidir.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, bu mesleği hakkıyla yapanların; yağmurda, karda, gecenin bir vakti, bayramda, yasda, sevinçte hep iş başında olanların günüdür. Bu gün; manşetlerin arkasındaki emeğin, objektifin ardındaki sabrın, kalemin ucundaki sorumluluğun günüdür.
Gazetecilik çoğu zaman alkışla değil, sessizlikle karşılanır.
Bazen bir teşekkür bile çok görülür.
Ama yine de gazeteci yazar…
Çünkü bilir ki yazmadığında eksik kalır şehir, karanlık kalır gerçek.
Yerel basın ise bu mücadelenin en ağır yükünü taşıyanıdır. Mahallesini, sokağını, insanını yazan; derdiyle dertlenen, sevincine ortak olan yerel gazeteci; çoğu zaman imkânsızlıklar içinde ama inançla mesleğini sürdürür. Çünkü bu toprakların hafızası, yerel basının satır aralarında saklıdır.
Bu meslek bana yalnızca bir unvan değil, aynı zamanda bir sorumluluk bıraktı. Kalemi eline alan herkesin, yazdığı her kelimenin bir karşılığı olduğunu bilerek hareket etmesi gerektiğini öğretti. Gazetecilik; vicdanla yapılan bir iştir. Vicdan yoksa haber eksik kalır.
Bu vesileyle;
Gerçeğin peşinden yürümekten vazgeçmeyen,
Kalemini satmayan,
Haber uğruna bedel ödemeyi göze alan,
Yerelinden ulusalına tüm emekçi gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü yürekten kutluyorum.
Kaleminiz güçlü, yolunuz açık olsun.