Ağrı'da yaşamını sürdüren 70 yaşındaki Alaaddin Salman, yıllara meydan okuyan dil merakıyla dikkat çekici bir hikâyenin kahramanı oluyor. Ortaokul yıllarında, dönemin kısıtlı imkânları ve tamamen kendi iradesiyle yabancı dil öğrenmeye başlayan Salman, bu serüveni geçici bir heves olarak bırakmayıp bugüne taşıdı. Bugün 70 yaşında olmasına rağmen hâlâ İngilizce konuşmayı, pratik yapmayı ve kendini geliştirmeyi sürdüren Salman’ın bu yolculuğu, inanç ile sürekli öğrenme tutkusunun birleştiği noktada şekilleniyor.
Hadislerden ve kitaplardan ilham aldı
Dil öğrenme sürecinin temelindeki en büyük gücün manevi bir motivasyon olduğunu belirten Salman, İslamiyet’in ilme ve bilgiye verdiği önemi vurgulayan hadis-i şeriflerden derinlemesine etkilendiğini ifade ediyor. Peygamber Efendimizin "İlim nerede bulursanız alın" yönündeki sözlerinden ilham alarak harekete geçtiğini belirten Salman, ortaokul sonrasında edindiği diyalog kitapları, sözlükler ve tercüme kılavuzları aracılığıyla kelimelerin hem yazılışını hem de okunuşunu inceleyerek kendi kendine çalışmaya başladığını aktarıyor.
Pratik yaparak İngilizce'yi devam ettiriyor
Kendi imkânlarıyla öğrendiği dili test etmek ve geliştirmek adına çevresindeki fırsatları değerlendiren Salman, mahalledeki çay bahçesinde emekli bir İngilizce öğretmeniyle bir araya geldiğini belirtiyor. Hazırladığı cümleleri bu komşusuna okuyarak doğrulattığını ifade eden Salman, geçmişte yaptığı pratikleri şu örneklerle aktarıyor:
"Hocam," diyerek öğretmen komşusuna danıştığını belirten Salman, "Bir İngilizce bir Türkçe cümle söyleyeceğim, dikkat et bakalım doğru söylüyor muyum?" diyerek hazırlık yaptığını anlatıyor. Ardından çevirdiği "I am stop under trees tomorrow and evening" cümlesini, yani "Ağacın altında kaldım sabaha kadar" ifadesini nasıl pratik yaptığını dile getiriyor.
Yalnızca bunlarla kalmayan Salman, günlük yaşamında da dili aktif olarak kullanıyor. İsmini ve soyadını önce İngilizce, ardından Kürtçe ve Türkçe olarak arka arkaya söyleyebilen Salman, sokakta karşılaştığı turistlere doğrudan yaklaşıp öğrendiği şarkı sözlerini sorarak teyit ettiriyor. Turistlerin "Evet, doğru" onayını vermesiyle pratiklerini pekiştirdiğini gururla anlatıyor.
"Yeryüzünde 3 bin lisan var"
Dil bilmenin insana kattığı zenginliği ve evrensel bakış açısını dile getiren Salman, yabancı dilin yalnızca pratik bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda insani bir değer taşıdığını savunuyor. Yeryüzünde binlerce lisan bulunduğunu hatırlatan Salman, insanın isteyip gayret etmesi durumunda her yaşta yeni bir dili öğrenebileceğinin ve sürdürebileceğinin altını çiziyor.
"Turistler gelince amcadan destek alıyoruz"
Mahalledeki sosyal yaşamın merkezinde yer alan çay bahçesinde Salman'ın bu çabası çevre sakinlerinin de beğenisini topluyor. Çay bahçesi esnafı, zaman zaman çay bahçesine gelen turistlerle ilgili yaşadıkları anları ve Salman'ın bu konudaki rolünü şu sözlerle aktarıyor:
"İngilizcesi çok güzel, sempatik geliyor. Bu yaşta böyle İngilizceyle ilgili olması bizim hoşumuza gidiyor tabii ki. Çay bahçesine bazen turistler gelince, amcadan destek alıyoruz. Gençlerimize örnek olacak bir yönü var, Ali amcayı seviyoruz."
Ağrı'da imkânsızlıklara boyun eğmeden, ortaokul yıllarından itibaren kitaplar ve inançla bir dünya dili öğrenen; 70 yaşına gelmesine rağmen bu tutkusundan vazgeçmeyip hâlâ akıcı bir şekilde İngilizce konuşmaya ve çevresine neşe saçmaya devam eden Alaaddin Salman, zihnin ve öğrenme aşkının yaş tanımadığını kanıtlıyor.




