DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe görüşmelerinde işçi sağlığı, iş güvenliği ve meslek hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'de her 4 saatte bir işçinin hayatını kaybettiğini belirten Bozdağ, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) meslek hastalıklarına ilişkin verilerini eleştirdi.
Meslek hastalıklarına bağlı ölüm verilerini sorguladı
SGK'nin 2025 verilerine göre meslek hastalığı tanısı konulan işçi sayısının 916, meslek hastalıklarına bağlı ölüm sayısının ise sıfır olarak açıklandığını belirten Bozdağ, bu rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında 79 bin 161 kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade eden Bozdağ, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) bu ölümlerin yüzde 4 ila 8'inin mesleki kanserlerle bağlantılı olduğuna ilişkin değerlendirmelerine dikkat çekti.
Bozdağ, "Bu gerçeklik söz konusu iken mesleki kanserlere bağlı ölümleri nasıl sıfır olarak açıklayabiliyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe görüşmelerinde sorduk: Bu ülkede her 4 saatte 1 işçi hayatını kaybediyor. SGK’nin 2025 verilerinde meslek hastalığı tanısı konulan işçi sayısı ise yalnızca 916 ve meslek hastalıklarına bağlı ölüm sayısı ise sıfır! TÜİK verilerine göre 2025 yılında 79 bin 161 kişi kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. WHO ve ILO bu ölümlerin en az %4-8’inin mesleki kanserlere bağlı olduğunu söylüyor. Bu gerçeklik söz konusu iken mesleki kanserlere bağlı ölümleri nasıl sıfır olarak açıklayabiliyorsunuz? Meslek hastalıklarının tanısı konulmuyor, işçi sağlığı ve iş güvenliği işverenin insafına, denetim ise piyasanın çıkarlarına bırakılıyor. İş güvenliği uzmanının ve işyeri hekiminin maaşını işverenin ödediği bir piyasa sisteminde bağımsız bir denetimden söz edilebilir mi? İş teftişleri ise usulüne uygun yapılmıyor; riskler gizleniyor, eksiklikler örtülüyor. Sonuçta işçiler hastalanıyor, sakatlanıyor ve yaşamlarını kaybediyor. İşçi sağlığı ve güvenliğini işverenin insafına, denetimi piyasanın çıkarlarına bırakan bu düzen değişmeli! İşçilerin, emekçilerin kendi yaşamları ve emekleri üzerinde söz ve karar sahibi olduğu, üretim süreçlerinde risk değerlendirmesi yapıp denetimi kendilerinin planladıkları, önlemlerini kendilerinin aldıkları, işçilerin öz yönetimine dayalı çalışma ortamları ve doğaya, insan sağlığına zarar vermeyen güvenli bir üretim mümkün! Ne sermaye ne de iktidar işçinin yaşamını koruma sorumluluğunu yerine getirmiyor, getirmeyecek!
— Heval Bozdağ (@hevalbozdag) November 3, 2026
İş güvenliği denetimlerini eleştirdi
Meslek hastalıklarına yeterince tanı konulmadığını ileri süren Bozdağ, iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin ücretlerinin işverenler tarafından ödenmesinin denetimlerin bağımsızlığı konusunda sorun oluşturduğunu savundu.
İş teftişlerinin usulüne uygun yapılmadığını iddia eden Bozdağ, çalışma ortamlarındaki risklerin gizlendiğini ve eksikliklerin örtüldüğünü öne sürdü.
İşçilerin denetimde söz sahibi olmasını istedi
İşçi sağlığı ve güvenliği sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirten Bozdağ, işçilerin üretim süreçlerinde risk değerlendirmesi ve denetim mekanizmalarına doğrudan katılmasını savundu.
Bozdağ, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İşçi sağlığı ve güvenliğini işverenin insafına, denetimi piyasanın çıkarlarına bırakan bu düzen değişmeli!
İşçilerin, emekçilerin kendi yaşamları ve emekleri üzerinde söz ve karar sahibi olduğu, üretim süreçlerinde risk değerlendirmesi yapıp denetimi kendilerinin planladıkları, önlemlerini kendilerinin aldıkları, işçilerin öz yönetimine dayalı çalışma ortamları ve doğaya, insan sağlığına zarar vermeyen güvenli bir üretim mümkün!
Ne sermaye ne de iktidar işçinin yaşamını koruma sorumluluğunu yerine getirmiyor, getirmeyecek!"





