Ağrı İnfaz Hâkimliği kararıyla, daha önce aldığı 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanan Serhat Köroğlu Yılmaz’ın koşullu salıverilme şartları iptal edildi.

8 Mayıs 2026 tarihinde Diyadin ilçesinde düzenlenen bir basın açıklamasına katılan Yılmaz hakkında, buradaki eylemler ve atılan sloganlar gerekçe gösterilerek TCK'nın ilgili maddelerince "hakaret" suçundan kamu davası açıldı. İddianamenin 23 Haziran 2026'da kabul edilmesinin ardından mahkeme, önceki infaz kararını kaldırarak kalan cezanın açık cezaevinde çekilmesine hükmetti. Yasal itirazların reddedilmesi üzerine Yılmaz, avukatı eşliğinde cezaevine teslim oldu.

Avukat Kaya: "Basit Yargılama usulü uygulanmadı"
Yılmaz’ın hukuki sürecine ilişkin avukatı Ömer Kaya, şu açıklamalarda bulundu:

"Siyasi bir partinin henüz sonuçlanmamış bir dosyasında, mahkemede yüz yüze ifadesi dahi alınmadan doğrudan cezaevine gönderilmesi demokratik siyasette ciddi bir engeldir. Normalde dosya açıldığında savunmalarımızı sunduk ancak ayakta ifadesi alınarak, basit yargılama usulü ile ifade alınmadan dosya üzerinde karar verildi."

Ağrı Dağı’nın eteğinde tarihe meydan okuyan yapı: Rus Kışlası
Ağrı Dağı’nın eteğinde tarihe meydan okuyan yapı: Rus Kışlası
İçeriği Görüntüle

"Müvekkilim savunmasında o sloganları atmadığını belirtti"
Avukat Ömer Kaya, Yılmaz'ın savunmasına ve dosyanın siyasi boyutuna dair ise şunları söyledi:

"Müvekkilim Serhat Başkan savunmasında, basın açıklamasına katıldığını ancak dosyada geçen o sloganları —'Yaşasın Kürt Dili' ve 'Faşist Müftü İstifa' sloganlarını— kendisinin dile getirmediğini açıkça belirtti. Bu karar normalde ertelenebilirdi; en azından dosya sonuçlanıncaya kadar infazın durdurulması yönünde talebimiz vardı ancak bu kabul edilmedi. Bu unsurları bir araya getirdiğimizde bunun siyasi bir karar olduğu net bir şekilde görülmektedir. Bu baskılar insanları barış sürecinden uzaklaştırmaktadır."

Ne Olmuştu?
Ağrı DEM Parti Ağrı İl Eş Başkanı Serhat Köroğlu Yılmaz’ın denetimli serbestliğinin yakılmasına ve cezaevine girmesine yol açan süreç, Ağrı'nın Diyadin ilçesinde İlçe Müftülüğü’nün aldığı tartışmalı bir kararla başlamıştı. Müftülük, WhatsApp üzerinden din görevlilerine gönderdiği talimatta camilerde Türkçe dışında herhangi bir dilde hizmet verilmemesini istemişti.

Bu kararın ardından 8 Mayıs 2026 tarihinde ilçe müftülüğünü protesto etmek amacıyla bir basın açıklaması düzenlendi. O tarihteki açıklamada yetkilileri hedef alan protestolar gerçekleştirilmiş ve bu sırada "Faşist Müftü İstifa" ile "Yaşasın Kürt Dili" sloganları atılmıştı. Yargı mercileri, bu eylemi ve sloganları Yılmaz'ın dosyasına "hakaret" suçu olarak yansıttı. Avukatı Ömer Kaya'nın aktardığına göre Yılmaz, mahkemedeki savunmasında eyleme katıldığını ancak söz konusu sloganları kendisinin atmadığını belirtmişti; buna rağmen henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmaksızın açılan yeni kamu davası ve hazırlanan iddianame infaz sürecinin iptal edilmesine gerekçe teşkil etti.

Muhabir: BERRİN ÇELİK