KALDIRIMLAR VE OTOPARKLAR MEDENİYET DEĞİLMİDİR?...
CENGİZ ÇELİK YAZIYOR
Tarih: 4.6.2015 17:22:24 / 949okunma / 0yorum
Cengiz ÇELİK

Bulunduğumuz çoğrafya`da şehirleşmede unutulmuş yada en son el atılan kaldırımlar ve otoparklardır. Yollar gibi kaldırımlar ve otoparklar medeniyet ölçütü değilmidir ?

Şehir yaşamının büyük sorunlarından biri yayalar için güvenle dolaşmak; araçları olanlar için ise kaldırımları işgal etmeksizin park etmektir. Her iki talepte günümüz kentleri için önemli birer sorun niteliğindedir.


PARK sorunundan başlayacak olursak;
Hepimizin bildiği gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu şehirlerde park alanları yetersizdir. Bu nedenle, özellikle büyük kentlerde araçların ana ve ara arterlerin her iki yanını ve çoğu kez de kaldırımlarda park edildikleri dikkati çekmektedir. Bu durum, yaya dolaşımını güçleştirmekte, görüntü kirliliğini artırmakta ve acil durumlarda geçiş üstünlüğüne haiz araçların müdahalesine olanak bırakmamaktadır.

Ayrıca bu durum benzeri mekanlardaki yetersizliği nedeniyle yetmezmiş gibi gelişi güzel park edişler, ayrı bir sorun teşkil etmektedir.Yayalar ve engelli vatandaşlar açısından da ulaşım ulaşılabilirlik imkansız olmakta. Yerel yönetimlerin acil eylem planlarında yer alması gereken sorunlardan biride kaldırım ve otopark sorunudur. Önlenemez şekilde büyüyen bu sorulara çözüm üretmek yalnızca Belediyenin sorumluluğuda değildir. Vatandaş olarak bizler de üstümüze düşeni yapmalıyız. Belediyelerin projelendirdiği çalışmaların hayata geçmesi için katkı sağlamak zorundayız.Yaptığımız yapılarda yukarıda bahsi geçen ihtiyaçları uygulamak durumundayız. Şehirdeki yeni yapılaşmalarda araç park alanlarının olmaması ayrı bir tartışma konusu ve önlem alınmazsa sorunun ileriki yıllarda daha da artacağını göstermektedir. Belediye imar ve denetim ekibinin şartnamelerinde bu hususun mutlak olgunlaştırılması gerekmektedir. Belediye geçici çözümler ile bazı caddelerdeki yol kenarlarını düşük fiyat ile paralı hale getirmesi cadde düzeni açısından az da olsa katkı sağlayabilir. Ancak bu da sürekli artan araç sayısı karşısında uzun vadeli bir çözüm olmayacaktır. Bu konuda yerel yönetime vatandaş olarak destek vermezsek şehir trafiği iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Gelelim Kaldırım Olayına ;
Hepimizin yaşamında yeri vardır kaldırımların.Kelime olarak basit algılasakta, hayati öneme sahiptir kaldırımlar. Oysa kaldırıma basmadan bahçemize hanemize ve iş yerimize girebilirmiyiz? Tabikide hayır fakat çevre düzeni ve şehirleşmede olmazsa olmaz olan  kaldırımlar insanların hayatına mâl olabilecek bir özelliği kazanmış durumda.Her işyerinin önünde ayrı bir kaldırım yüksekliği ve yetmezmiş gibi basamaklar da hendek den atlayacakmışız gibi karşımıza çıkmakda. Normal bir insan için ulaşılabilir olmayan kaldırımlar, engelli vatandaşlarımızın da kabusu olmuştur. İnsanlarımız kaldırımlar`da yürümekte oldukça zorluklar yaşıyor. Şehrin her yerinde bir çok esnaf yayalar için yapılan kaldırımları dükkânlarına katmış durumda. Buna kaldırımlara konan merdivenler,market rampaları,ptt panoları ve klima kabinlerini eklediğimizde kaldırım diye birşeyin olmadığını görüyoruz.Halbuki bu tür ilaveler kaldırım üstüne değil de işyerinin içine yapılması gerekiyor.İşyeri küçülmesin diye kaldırımlara yapılan merdiven v.b ilaveler yayaların yürüyüş alanını gasp ediyor.

Vatandaş, kapatılan kaldırımlar karşısında yolda cambazlık yapmak durumunda kalıyor. Çıkan görüntü esnafın da bakış açısının değiştiğini gösteriyor.Çünkü esnaflar dükkânın içinden çok ürünlerinin dışarıda ilgi gördüğüne, “ürünleri kaldırıma koyarsam daha çok satarım” düşüncesine inanıyor. Ancak kaybedenin kendisi olduğunun farkında değil aslında. Bundan dolayı bir çok vatandaş ailesini yanına alıp alışveriş merkezlerine gitmeyi tercih ediyor.
Vatandaşta haklı !! Kaldırımlar işgal altında !! Vatandaş eşini çocuğunu alıp, yolda arkasından gelen araçların korna eşliğinde mi yürüsün? Ya da daracık bir kişinin geçebileceği şekilde kapatılmış kaldırımlarda kuyruk kuyruğa mı yürüsün? Vatandaşlarımızın haklarını ihlal eden esnaflara müsade edilmemeli,kaldırımlara ve yollara malzeme bırakılmamalı.

Sonuç olarak:
Çarpık yapılaşmanın devam etmesi, şehrin yeniden yapılanmasında eski binaların yerini alan yeni binalarda da otoparkların yapılmaması, araç sayısının buna paralel olarak artması ileri de trafiğin olukça sıkışacağını ve yolların yetersiz kalacağının işaretidir. Kaldırım işgallerinin önüne geçmek için kararlılık şart olmadığı sürece yapılan denetimlerin hiç bir işe yaramayacağını gösteriyor. Vatandaş ve esnaf olarak duyarlı davranmadığımız zaman bu sorununda çözümsüz kalacağını gösteriyor.Güzel bir şehir istiyorsak Belediye hizmetlerine engel yapıları revize etmeliyiz yanlızca belediye yi değil,kendimizi de sorgulamalıyız.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
E-Gazete -2-
SAYFA EDİTÖRÜ
RESMİ İLAN
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Ağri için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:36 07:20 12:20 14:45 17:03 18:34
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler…

Mevlana
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM