Hüseyin DEMİR


Deprem öldürmez, çürük bina öldürür…

Görüyorsunuz ülkemiz depremler ile yaşama zorunluluğu olan bir ülkedir.


Elazığ depremi benim her zaman telaffuz ettiğim ‘’Deprem öldürmez, çürük bina öldürür’’ sözünü hatırlatma gereği olduğunu düşündürdü. Elâzığ depreminden bazı önemli bilgilere öncelikle bakarsak;

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde 24 Ocak Cuma günü saat 20.55'te meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde 41 kişi hayatını kaybetti

 AFAD koordinasyonunda 21 farklı kamu kurumu, sivil kurum ve kuruluştan 3.500’ü aşkın personel, 22 arama kurtarma köpeği, 3’ü Mobil Koordinasyon Merkezi olmak üzere toplam 636 kara aracı ve 5 hava aracıyla yapıldı. Üç gün boyunca fedakarca çalışan ekipler, toplamda 45 vatandaşı enkaz altından kurtardı

Hastanelere başvuran 1.607 vatandaştan 1.523’ü taburcu edilirken 84 vatandaşımızın tedavisi ise devam ediyor.

AFAD koordinasyonunda afet yönetiminin iyileştirme safhası devam ediyor. Bölgeye 24.402 çadır ulaştırılırken, 34.000 öğün sıcak yemek, 18.620 kahvaltı ve 7.000 çorba depremden etkilenenlere dağıtıldı. Şu ana kadar 21’inin büyüklüğü 4’ün üzerinde olan 1.022 artçı deprem meydana geldi

Hasar Tespiti Yapılan Bina Sayısı 4.843’e Yükseldi

Hasar tespit çalışmalarında, 530 teknik personel ve 4 araç görev yapıyor. Şimdiye kadar Elazığ ve Malatya’da incelenen 4.843 binadan 205’inin yıkıldığı, 1.434’ünün ağır hasar aldığı, 150’sinin orta ve 1.447’sinin az hasarlı olduğu belirlendi. Acil olarak yıkılacak 36 binanın tespit edildiği çalışmalarda, 1.591 binanın ise hasarsız olduğu anlaşıldı.

Elazığ depreminde, depremin olduğu saatten itibaren Sn. Cumhurbaşkanımız  Recep Tayip Erdoğan talimatları ile özellikle tüm bakanlarımız, kurumlarımız ,Afad , Kızılay olmak üzere büyük bir danışma ile bölgede yaraları sarmaları taktire şayan olduğunu belirmek isterim.

Bakınız eğer 17 yıldır iktidarda olan ak parti iktidarının deprem konusunda çabalarını önceki hükümetler de yapsaydı şimdi daha az hasar ile depremi atlatmış olurduk.

Bakınız daha önce gerçekleşmiş depremlerde

Resmi rakamlara göre, Erzincan depreminde 116 bin 780 bina hasar görürken 32 bin 962 kişi hayatını yitirdi. Bu deprem, 20. Yüzyıl’da en büyük can kaybına neden olan dördüncü deprem olarak kayıtlara geçti.

Son yüzyılda 6,6 büyüklüğünden daha büyük diğer depremler ise şu şekilde:

1924 Erzincan Pasinler (6,9), 1926 Antalya Finike (6,9), 1928 İzmir Torbalı (7,0), 1930, Hakkari (7,2), 1939 İzmir Dikili (7,1), 1939 Erzincan (7,9), 1942 Tokat Niksar (7,0), 1943 Adapazarı (6,6), 1943 Kastamonu Tosya (7,2), 1944 Bolu Gerede (7,2), 1944 Balıkesir Ayvalık (7,0), 1949 İzmir (7,0), 1949 Elazığ Karlıova (7,0), 1951 Çankırı Kurşunlu (6,9), 1953 Yenice Gönen (7,4), 1955 Aydın Söke (7,0), 1957 Muğla Fethiye (7,1) 1957 Bolu (7,1), 1964 Balıkesir Manyas (7,0), 1966 Muş Varto (6,9), 1967 Adapazarı (7,2), 1970 Kütahya Gediz (7,2), 1975 Lice (6,9), 1976 Çaldıran (7,2), 1983 Erzurum-Kars (6,8), 1988 Kars (6,9) 1998 Erzincan-Tunceli (6,8), 1999 Kocaeli Gölcük (7,4), 1999 Düzce (7,2).

Bu büyük depremlerin de ağırlıklı olarak Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı görülüyor.

Son yüzyılda meydana gelen depremlerde toplam can kaybı 81 bin 611 oldu.

Son yüzyılda on deprem, binden fazla ölümle sonuçlandı. En fazla can kaybının yaşandığı depremse, resmi rakamlara göre 17 bin 408 kişinin hayatını kaybettiği 1999'daki Gölcük depremi oldu.

1930 Hakkari depreminde 2514 (3000 ağır hasarlı bina), 1934 Niksar depreminde 3000 (32 bin ağır hasarlı bina), 1944 Bolu Gerede depreminde 3959 (20,865 ağır hasarlı bina), 1966 Varto depreminde 4394 (20 bin ağır hasarlı bina), 1970 Gediz depreminde 1086 (9452 ağır hasarlı bina), 1975 Lice depreminde 2385 (8149 ağır hasarlı bina), 1976 Çaldıran depreminde 3840 (9552 ağır hasarlı bina), 1983 Erzincan depreminde 1155 (3241 ağır hasarlı bina) ve 1999 Gölcük depreminde 17 bin 408 kişi (66 bin 441 ağır hasarlı bina) hayatını kaybetti

Görüyorsunuz ülkemiz depremler ile yaşama zorunluluğu olan bir ülkedir. Âmâ ne yazınki deprem yönetmenliği 2000 li yıllarda yasalaşmış ak parti iktidarı ile daha kapsamlı olarak düzenlenmiştir.

Bir binayı yaparken kaç şiddetinde depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmadığı için  bu gün olan depremlerde o eski binalar can almaya devam ediyor.

Eski yıllarda yaşanan depremlerde yaşanan can kaybının daha fazla olmasının nedeni depreme dayanıklı olarak yapılmamasıdır. Bugün her ne kadar da geliştirilmesi gerektiğini düşünsek bile geçmişe oranla çok daha dayanıklı binalar yapılıyor

Her zaman söylüyorum deprem doğal bir afettir ne zaman nerede olacağı belli değildir. Bundan ötürü en yüksek şiddette olabilecek depreme karşı binalarımızı güçlendirmek yeniden yıkıp yapmak bu ülke için milli bir hizmettir.

Depremden sonra oluşan enkazı kaldırmak için harcanan paralar deprem olmadan önce harcanırsa hem daha tasarruflu olacak hem de insan hayatı daha güvende olacaktır.

Devletimizi yönetenlere Elâzığ depreminde gösterdikleri olağanüstü caba için ayrıca teşekkürü borç bilir ,hayatını kaybeden kardeşlerimizin mekanının cennet olmasını ve yaralılarımıza yüce Allahtan acil şifalar diliyorum

Deprem bölgesinde çalışan ,yardım gönderen ,yardım eden herkesten Allah razı olsun

Unutmayın deprem öldürmez, çürük bina öldürür bunun için yapılması gereken bir şey varsa lütfen yetkililere iletmeye gayret edelim

Olası büyük İstanbul depremini unutmayarak gerekli tüm hazırlığımızı yapmayı da unutmayalım, unutturmayalım…



  • Perşembe 28 ° / 13 ° Güneşli
  • Cuma 26 ° / 13 ° Fırtına
  • Cumartesi 27 ° / 12 ° Fırtına

Ağrı

09.07.2020

  • İMSAK 02:50
  • GÜNEŞ 04:41
  • ÖĞLE 12:18
  • İKİNDİ 16:14
  • AKŞAM 19:45
  • YATSI 21:28