CANIM KARDEŞİM ASIM ÇELİK…
.
Tarih: 30.3.2018 10:43:00 / 4258okunma / 0yorum
Fırat Beyazıt ÇELİK

Sevgili kardeşim Asım Çelik´in genç yaşta ölümü hepimizi şoke etti. Bu bizim açımızda büyük bir acı, öyle bir acıki, yüreğimiz alev, alev yanıyor.

Bu acı yıllarca yüreğimizde ve kalbimizde yanıp tutuşacak. Elbette her kes payına düşen acı ile yetinecek ve bu acı ile yoğrulacak. Ama bizim ki, başka bir acı, acıların acısı.

              Benim açımda çok zordur Asım´ın ölüm yazısını yazmak. Çünkü onun ölümünü kabullenemiyorum. Yazarken titriyorum, ağlıyorum, terliyorum, kalbim sıkışıyor, ciğerim param parça oluyor. Zoruma gidiyor Asım´ın genç yaşta bizi bırakıp gitmesi. Yüce Rabbim böyle bir acıyı hiç kimseye, ama hiç kimseye vermesin...

               Sabahın erken saatiydi, İstanbul´da  kimi uykuya dalmış, türlü hayaller görüyordu, kimi işine gitmek için yollara koyulmuştu, Kimi umutlu, kimi mutlu, kimi kederli, kimi neşeli, kimi umutsuzdu. Koca İstanbul´da her kesin bir derdi vardı, İstanbul buna tanıklık yapıyordu ve hava yağmurluydu, İstanbul da benim gibi ağlıyordu…

               Sabahın ayazında telefonum acı, acı çaldı. Gelen arama pekte yabancı olmadığından tedirgin bir şekilde açtım. Arayan İzmir´den Ömer abimdi. Tedirgin ve boğuk bir sesle, Fırat yetiş Asım´ı hastaneye kaldırmışlar, durumu iyi değil, deyince Elim-ayağım bir birine dolandı, giyinmeye çalışıyordum ki, tekrar telefon çaldı, yine ömer abim, sanki bana müjde verilcesine, sanki bana dünyayı dar edecek söz söyleyemiyecek gibi, ağlıyarak, hıçkırarak, Fıraaaattt  Asım ölmüş, deyince yere yığıldım kaldım. Sanki Ağrıdağı´nı yerinden söküp üstüme devirdiler.

         Kendimi sokağa attım, deliler gibi o yana, bu yana avazım çıktığı kadar bağrıyordum, isyanım dağ rüzgarı olmuş, her yana savruluyordu. Ağıtlar yakıyordum kardeşim için. Her kes bana melül, melül bakıyordu. Belki birilerine göre deliydim, belki birilerine göre çektiğim kardeş acısını haykırıyordum.

            Kadıköy´den Pendik´e kendimi zor attım. Kendi, kendime teselli veriyordum, ”yok, yok kardeşim hayat doluydu ,bu bir şaka olsa gerek, şimdi gideceğim karşıma çıkacak o güler yüzü ile beni karşılayacak ve hangi rüzgar seni buraya attı, gel hele,”diyecek...

Mevlüt abim ile metroda tesadüfen karşılaştık. O beni teselli etmeye çalışıyordu. Pendik devlet hastanesi acil bölümüne vardığımızda beni güler yüzü ile teğil, tabutu ile karşıladı.

          İsyanımın boyutu daha da büyüdü. Oy Havar, oy havar çektim, Kürtçe –Türkçe ağıtlar yaktım, avazım çıktığı kadar bağırıp durdum. Ama ne var ki, kardeşimi geri getiremedim. Yüce Rabbim onun mekanını Cennetine kabul buyurmuştu…

Eş ,Dost, Akraba, hemşeri ne varsa sağ olsunlar hastanenin bahçesini doldurmuştular. Acımızı paylaşmak için bizlere sırt verip hayat direğimiz olmuştular. Hastanenin bahçesini hınca hınç doldurmuştular.

          Sonra kardeşler uzak diyarlardan teker, teker gelmeye başladılar. Asım´ın ikizi, candamarı, arkadaşı, yoldaşı Nezir Çelik Iğdır´da hastanede yatarken, Asım´ın fenalaştığını ve hastaneye kaldırıldığı haberi veriliyor.

Nezir, eşi Refika, Rahime ablam, Tahir eniştem ve büyük abim Mehmet Çelik apar, topar Iğdır´dan İstanbul´a geçiş yapıyorlar. Yeğenim Atakan onları havaalanında alırken, Nezir hep Asım´ın durumunu sorar durur. İyidir dayım şu an yoğun bakımda, demekle yetiniyor..

        Nezir araçtan inerken yüzümüze baktı, boynuma sarıldı, ağladıkça ağladı, iki saat kensidine gelemedi, çenesi kitlendi bir yudum su bile saatlerce kendisine içiremedik.

          Sonra Fatma ablam Bursa´dan, Sabiha ablam Eskişehir´den, Ömer abim İzmir´den geldiler. Üç ablam kafa, kafaya verip Kürtçe ağıtlar yakmaya başladılar. Kürdü, Türkü, Lazı, Çerklezi onların dilinde anlamasalar bile, onlarda göz yaşlarına hakim olamadılar...

            Sonra Rahmetli Kardeşim Asım Çelik´in cenazesinin kılınacağı Pendik merkez camisine gittik. Sağ olsunlar eş, dost, akraba, hemşerilerimiz camii avlusunu hınca hınç doldurmuştular. Cenaze namazı kılındı, dostlar bizimle beraber kardeşimin ebedi istiratgahına uğurlamak için bizimle beraber oldular…

      PEKİ YA! ŞİMDİ NE OLACAK?

 Yaptığını beğendin mi, erkenden bizi bırakıp gitmenin zamanımıydı?..

       İkizin Nezir sensiz ne yapacak, kime takılıp, kim ile dertleşecek. Bu yalan dünya da sensiz ne yapacak?..

        Sevgili kardeşim Asım, hep söylenip duruyormuşsun, telefonum  her çaldığında  yüreğim ağzıma geliyor, çünkü Fırat abim yalınız kalıyor, acaba başına bir şeymi geldi, diye korkuyorum. Bana bir şey olmadı kardeş, ama sana olanlar oldu..

        Ah be kardeşim, ah. Sen bu köhne dünyanın neyini beğenmeyip te öte tarafa  erkenden taşındın..?

         Hani Nevin abla ile Nimet ablalara söz vermiştin. “sizi en kısa zamanda yani akrabaları en kıza zamanda bir araya toplayacağım” demişsin. Nevin abla hıçkırarak ağladı. ”bizi bir araya toplayacağına söz vermişti, ama bizi bir araya böylemi toplayacaktı, yazık çok yazık”..

         O eşsiz güzel yüzün, merhametin, iyilikseverliğin sayesinde eş, dost, akraba, hemşerilerimiz seni hiç yalınız bırakmadılar, son yolculuğuna kadar hep yanında oldular.

       Sevgili kardeşim, hani ya! Hatırlarsan şu an komşusu olduğun Rahmetli anamız, biz çarşıya çıkarken, ana bir şey istiyormusun?, sorumuza verdiği cevap şuydu:

       “Allah işinizi rast getirsin, başınız dik, anlınız açık, yüzünüz ak olsun” anamın dediği oldu. Sen başı dik, anlı açık, yüzün ak,Yüce Rabbimin huzuruna gittin, buna inanıyorum...

       Buna inan  kardeşim senin yokluğun cehennemin öbür adı olacak. Seni  Senin yokluğuna zor alışırız be kardeşim.

Güle, güle sevgili kardeşim.

          Bana da yanında yer ayır, yakındır sana geleceğim, seni yalınız bırakmak ne hacet. Kurban olduğum..

      TEŞEKKÜR

        Sevgili kardeşim  Asım Çelik´in ani ölümünden dolayı,  bizleri yalınız bırakmayarak, uzaktan gelen, yakında olan, bizim acımızı paylaşan, bizlere kol-kaanat geren, sevgili eş, dost, akraba, arkadaş, hemşerilerimize sonsuz  teşekkürlerimizi sunarız. Sağolun, var olun...

/resimler/2018-3/30/1044287420732.jpg

Anahtar Kelimeler: CANIM, KARDEŞİM, ASIM, ÇELİK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BAY-DER´İN DÜNÜ BU GÜNÜ… (17 Haziran 2018 - Pazar)
BAY-DER ARTIK BURSLARLA İLGİLENMİYOR. (25 Şubat 2018 - Pazar)
ÖZTÜRK´LERİN MUHTEŞEM DÜĞÜNÜ… (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
DOST!... (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
HÜSEYİN DUMLU BİR EFSANEYDİ… (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
BU RÜYALAR BİR GERÇEK OLSA!... (11 Kasım 2017 - Cumartesi)
20.YIL TEŞEKKÜRÜ… (05 Kasım 2017 - Pazar)
20. YILA GİRERKEN… (08 Eylül 2017 - Cuma)
EVLERİMİZ ESKİDEN KERPİÇTENDİ… (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
ABDULLAH SEMETAY ve İYİLİK-DER… (04 Haziran 2017 - Pazar)
BUNLAR BİRER ÖRNEK!... (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
İKİ GÜZEL DOSTA SELAM OLSUN… (20 Nisan 2017 - Perşembe)
HER ŞEY DOSTANE OLMALI!... (02 Nisan 2017 - Pazar)
ACIYI BAL EYLEDİK... (28 Şubat 2017 - Salı)
MENAJERLİ SANATÇILARA DEMEM ODUR Kİ… (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
MERVE VE HÜSEYİN´İN DÜĞÜNÜ… (09 Şubat 2017 - Perşembe)
DOSTLARIN YENİ YIL MESAJLARI… (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
19. YILIMIZA GİRERKEN… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
BU METİN´İ İYİ OKUMAK LAZIM… (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
DOĞUBAYAZIT´LININ DİK DURUŞU… (27 Eylül 2016 - Salı)
BAZILARI BUNLARI BİLMELİ… (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
MUSA TURAN´IN SELAMI VAR… (29 Temmuz 2016 - Cuma)
BAY-DER´İN BAŞINA GELENLER (02 Haziran 2016 - Perşembe)
BENİM METİN´LERİM... (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BAZILARINA BUNLARI ANLATMAK LAZIM... (03 Mart 2016 - Perşembe)
DİYADİN-DER (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
SİZİN, SİZDEN HABERİNİZ VAR MI?... (24 Aralık 2015 - Perşembe)
BAY-DER NELER EDER?... (27 Kasım 2015 - Cuma)
AĞRI`DAKİ İDARECİLERİ ELEŞTİRİRKEN... (28 Eylül 2015 - Pazartesi)
ARADA BİR DOĞUBAYAZIT´I YAD ETMEK... (27 Eylül 2015 - Pazar)
CEVAT İSSİ´DEN YANIT GECİKMEDİ… (12 Ağustos 2015 - Çarşamba)
DOĞUBAYAZIT´LI İŞ ADAMLARINA SESLENİŞ (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
DOĞUBAYAZIT VE İRAN (25 Temmuz 2015 - Cumartesi)
DOĞUBAYAZIT´TAN KOBANİ´YE UZANAN ELLER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BAY-DER İÇİN İFTAR VAKTİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
AĞRI´NIN AĞRILARI VAR!... (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
VİLAYETİMİZİ GERİ İSTİYORUZ (19 Haziran 2015 - Cuma)
BAY-DER´İN PİKNİĞİ ŞÖLENE DÖNÜŞTÜ, (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
BANKALAR KESİK ATIYOR (04 Haziran 2015 - Perşembe)
Sayfa:
E-Gazete -2-
SAYFA EDİTÖRÜ
RESMİ İLAN
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Ağri için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:36 07:20 12:20 14:45 17:03 18:34
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı…

Mevlana
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM