MEHMET KOÇ


BELEDİYELER ZORDA

.


Halkın yerel ihtiyaç ve hizmetlerini gidermek için seçilen belediye başkanları, daha çok yerel gelirler ile hizmet ediyorlar.

Belediyeler, yerelde alınan vergi ve harç gelirleri yanında bir de Merkezi Bütçeden nüfusları oranında bir pay alıyorlar. 

Bunların dışında yine merkezden bazı fonlardan transfer yoluyla  doğrudan nakit temin etmeleri mümkündür.

Transfer gelirlerinden, genellikle iktidar partisine mensup belediyeler yararlanıyor. Bu, her dönemde böyledir. 

Çünkü transfer ödemeleri takdire dayalıdır. Dolayısıyla Yardımı yapacak ilgili kamu kurumu, istemediği muhalif belediyeye yardım yapmayabilir.

Dolayısıyla Belediyeler, 3 kalemden oluşan bu bütçeleri ile hizmet etmek durumundalar. Çok zor durumda kaldıklarında ise doğal olarak borçlanıyorlar.

O nedenle sorumlu belediye başkanları kılı kırk yararak harcama yaparlar. Çünkü bir daha seçilebilmek için hizmetleri aksatmamaya çalışır ve kaynak bulamadığı zaman da piyasaya ödeyebileceği kadar borçlanır. 

Son zamanlarda yaygınlaşan kayyım belediye başkanlarının, yeniden seçilememe gibi bir endişeleri olmadığı için, özellikle "kayyım döneminde hizmet geldi" havası vermek için bolca harcama yapıyorlar ve gereksiz ya da pahalı yatırımlar ile belediyeleri yüklü borç altına sokuyorlar.

Kayyım belediye başkanları, asli görevleri kapsamında tayın olup gittikten sonra borç miktarları ortaya çıkıyor ve böylece seçimle göreve gelen belediye başkanları, bu borçları nasıl ödeyebilecekleri konusunda kara kara düşünüyorlar.

Bunun sonucunda seçimle gelen belediye başkanı, kaynak yetersizliği nedeniyle verdiği vaatleri gerçekleştiremiyor, halkın beklentilerine cevap veremiyor, üstelik hizmet yapmama suçlamasına muhatap oluyor. 

Bu handikap, iktidara mensup  belediyeler için de geçerlidir. 

Açıkça ifade edilmese bile Ağrı'da Başkanlığa gelen Savcı Sayan, ne yazık ki geldiği günden bu yana nerede ise borç sarmalı içinde kıvranıyor ve belediyeyi zar zor yürütüyor.

Çünkü bir önceki Kayyım belediye başkanı zamanında kalan o kadar borç var ki, Ağrı Belediyesi bu borçları bir türlü bitiremiyor. 

Zira kayyım belediye başkanlarını frenleyecek ne bir belediye meclisi var ne de tepki gösterebilecek bir sivil toplum kuruluşu.

Binaenaleyh büyük hizmetler gerçekleştirmek, Ağrı'yı doğunun yıldızı konumuna getirmek ve ilde geniş bir istihdam ortamı yaratmak söylemleri ile göreve gelen Savcı Sayan, ne yazık ki bu vaadinin hiç birini gerçekleştiremedi.

Tekstil sektöründe çalışan sınırlı sayıdaki bir miktar işçi dışında halkın bu konudaki beklentileri karşılık bulamadı.

Bir yıl içinde yapılanlara bakıldığında,  şehir içi taşımacılık ve bazı kaldırım ve asfaltlamalar dışında kayda değer bir belediye hizmeti göze çarpmıyor. 

Hatta asfaltlama da Karayollarının katkısıyla yapıldı yapılıyor. 

Anlaşılan Savcı Sayan'ın işi zor. 

Muhalif belediye başkanları, kayyımlar döneminde yapılan savurgan ve plansız harcamaları, bir şekilde halka anlatıp sıkıntıların kaynağını gösterebiliyorlar fakat Savcı Sayan, bunu da yapamıyor. 

O nedenle kayyım olsa bile kimsenin mevzuat dışına çıkma yetkisi yoktur. 

 Her şeyin bir sınırı vardır. Yanlış yapan, mevzuat dışına çıkarak, yerindelik ilkelerine uymadan harcama  yapan mutlaka bunun hesabını da vermelidir.

 Aksi durumda, kayyımdan sonra seçimle gelen belediye başkanı, dönemi boyunca yalnız borç ödemekle meşgul olur.

O zaman da kamu hizmetlerinin sürekliliği sağlanamaz.

Belediyelerin rutin hizmetleri bile yerine getirilemez.



  • Cumartesi 21 ° / 3 ° Güneşli
  • Pazar 21 ° / 3 ° Güneşli
  • Pazartesi 19 ° / 5 ° Bulutlu