BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI YÜKLENECEĞİ SORUMLULUKTAN NE KADAR HABERDAR?...
.
Tarih: 22.10.2018 09:48:15 / 1288okunma / 0yorum
Hüseyin DEMİR

Önümüzde yerel seçimler var bunun için şehri yönetmeye aday olan olacak arkadaşlarımıza nacizane

bir birkaç öneri ve hatırlatma yapmak istedim.

Millet için yola çıkan ve şehrini yönetmeye aday olacak her kişi ne kadar zorlu bir yükün altına girdiğini ve bu yola çıkmadan önce kendisinden daha iyi bu işi yapabilecek kişiler için bir fedakârlık

daha yapmalı ve onları desteklenmelidir.

Bazı arkadaşların sunu demesini duyar gibiyim ;Hüseyin bey adam belediye başkanı olduğunda

saltanat sürecek, ne sorumluluğu diyenleriniz de olabilir ;Benim sözüm kul hakkını gözeten, hak

hukuk adaletten ayrılmayacak şehrinin huzuru için kendi huzurundan vazgeçenleredir ve onlar

bilirler ki.

Hz. Ali anlatıyor: "Bir gün Ömer´i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; "Ya

emire´l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum. "Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya

gidiyorum" diye cevap verdi. O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara

ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: "Hz.

Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak peygamber olarak gönderen Allah´a yemin ederim ki, Fırat

kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun

bile hesabı Ömer´den sorulur!" "Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer´den

sorar onu!"

Şahsen Hüseyin Demir olarak Ben kimseden Hz.ömer in adaletini bekleyemem ama yönetime talip

olanların neye talip olduğunu da bilmesini ve bunu gözetmesini ve bunu gözeten kişi ve ekibine

destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum ve yönetici adaylarının şunları bilmesi gerekir diye

düşünüyorum.

1)Benim şehrimin en büyük problemleri nedir?

2)Benim şehrimin nüfusu nedir? kaç mahalleden, kaç sokaktan, kaç haneden oluştuğunu

3)Hangi mahallede hangi sıkıntılar var.

4)Hangi hanede kim oturur ,ne sıkıntısı var, açımdır tok mudur, işsizimdir bekarımdır yaşlımımdır

5)Hangi mahallenin ne gibi sosyal alanlara ihtiyacı var?

6)Hangi mahallenin nüfus yoğunluğuna göre yeterli çocuk parkı ,yaşlılar için sosyal alan gençler için

sosyal alan bay bayanlar için gerekli sosyal alanlar yeterli midir? ihtiyaçları nelere vardır

7)Hangi mahallede kaç engelli vatandaş vardır, bunların engeli nedir, bunların hayatlarını

kolaylaştırmak için ne gibi çalışmalar yapılmalı?

8)Şehrimde kaç ilköğretim ,ortaöğretim, lise ve üniversite öğrencisi vardır bunların bir sıkıntısı

Varımdır?

9)Şehrimde başka illere gitmiş öğrencilerin orada bir sıkıntısı var mı? varsa ise! en acil çözümyolu

nedir.?

10)Şehrimde bulunan esnafın ne gibi problemleri var. Ticaretlerini geliştirmelerine yardımcı olmak

için ne gibi bir çalışma yapmam gerekir.

11)İş adamlarının daha çok yatırım ve üretim yapmaları için ne gibi bir çalışma yapmam gerekir.

12)Şehrimizin alt yapı ve üst yapılarında ne gibi problemler ve ihtiyaçlar var nasıl çözebilirim.

13)Şehrimde kötü alışkanlık sahibi bireyler kimlerdir ,onları topluma nasıl kazandırabilirim ne gibi

çalışmalar yapmam gerekir.

14)Şehrimde büyüme potansiyeline göre uzun vadeli nasıl bir çalışma yapmam gerekir.

15)Belediyede çalışan personelim işinin ehlimi ve onları daha fazla nasıl üretkenliğini ve başarısı

Artırabilirim.

16)Şehrimde trafik sorunu varsa bunu nasıl çözebilirim.

17)Şehrimde turizm gelirlerini nasıl en üst seviyeye çıkarabilirim.

18)Şehrimdeki halkın doğa ile bütünleşmesini daha fazla nasıl sağlayabilirim.

19)Şehrimdeki rüşvet, yolsuzluk görevi kötüye kullanma gibi gayri ahlaki eylemleri nasıl bitire birim.

20)Şehrimde bulunan sanayi kuruluşlarının ihtiyacı ,kalifiye eleman sorunu nasıl daha aza indirebilir

yetişmiş eleman sorunu nu nasıl çözebilirim.

21)Şehrimde işsizlik sorunu varsa bunu nasıl çöze birim

Şehrimin tarım arazilerinin daha verimli geleceğe miras bırakabileceğim bir tarım ile nasıl

Buluşturabilirim.

Tabi daha çok şey söylenebilir ve her şehrin kendine özgü bir yapısı olduğu için sorunlar ve

sıkıntılarda farklılık gösterebilir. Benim değinmek istediğim bilen için bu kadar zor ve meşakkatli bir

göreve eğer iyi olmayan insanlar gelirse bu o şehir için daha büyük sorunların başlayacağı anlamına

gelir ki eskilerin dediği gibi nasılsa öyle yönetilirsin sözü onun için söylenmiştir. Her şehir için hayırlı

işlere imza atacak yöneticilerin gelmesi dileğiyle hayırlı günler dilerim. Sözlerimi su nasihati

hatırlatma ile bitiriyorum.

ŞEYH EDEBALİ´NİN OSMAN BEY´E NASİHATİ

Ey Oğul!.. Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Gücenmek bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak

sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet

sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.

Ey Oğul!.. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek

sana.

Ey Oğul!.. İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki, dünya sandığın kadar büyük değildir.

Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür.

Bu yolda nazarımızı sonsuzluğa dikip; büyük yürümek ve büyük ölmek gerek. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir,

engeldir oğul. Sakın hâ kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.

Teklik sadece Allah´a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini

ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul.

Oğul! Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin; ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen, sabah rüzgârında savrulup

gidersin.

Bir dem gelir bir tekmeyle dünyaları yıkacak olursun. Bir dem gelir yerdeki karıncaya mağlup olursun.

Güç hayvanda bile mevcut. Akıl sadece anahtar. Anahtara takılmayasın. Aslolan anahtarın açacağı kapılardır.

Kapıların ardında hazineler, kapıların ardında sır vardır. Sırlar ki, ebedî muştuları koynunda barındırır; sonsuza. kavuşturur. Aklını kullanıp dünyadayken Cennet´in kapılarını aralayasın oğul.

Öfken ve benliğin bir olup aklını yener!

Dâima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap.

Öfke ateş, öfke âfet, öfke şeytandır oğul. İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir. Öfkeyle savaşı daima taze tutmak gerekir.

Sabırsız olmaz oğul. Sabırsız menzile varılmaz. Kaf Dağı´na sabırsız ulaşılmaz.

Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına tâlip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan´ın kullarına ihsânıdır.

Oğul, açık sözlü ol!.. Her sözü üstüne alma, gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme.

Bizler nefreti eritmek için, muhabbetin asâletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Muhabbet yolunun gizlisi saklısı yoktur oğul.

Ama altının değerini sarraf bilir; sözünü muhatabına göre ayarlayasın. Câhilin karşısında altınlarını çamura atmayasın.

Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez. Sağırdır, kem sözü işitmez. Dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez. Yunus gibidir o; yüreği muhabbete, gönül ibresi hakikate ayarlıdır. O bir defa söz verdi mi, onu nâmusu bilir. (…)

Sevildiğin yere sıkça gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz. Düşmanını çoğaltma, haklı olduğunda kavgadan korkma! Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!

Her şeyin ortası makbuldür, sevginin de. Sevdiğini gereğinden fazla sevmeyesin. Sevgini de, sadece yüreğinin eline vermeyesin. En çetin imtihan "sevgi"yle olanıdır. "Kişi ne kadar bahâdır olsa da, muhabbete tuş olur" diyen atanın

sözünü aklından çıkarmayasın. Böyle imtihan olmamak, istikbalde neslinden utanmamak için gecelerin bağrında, seherlerin aydınlığında duaya durasın. Senin ideallerin ve geleceğe dâir hedeflerin var oğul!..

Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tâcını başından almaz. Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir.

İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı,

İyiliğe iyilik her kişinin kârı,

Kötülüğe iyilik, er kişinin kârı´ymış oğul.!

Ey Oğul!.. Üç kişiye acı: Cahillerin içindeki âlime... Zengin iken fakir düşene... Hatırlı iken itibarını kaybedene...

Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.

Osman!.. Sen bizim rüyâmız, sen bizim devâmız, sen bizim duâmızsın oğul. Dâima başın dik, alnın ak, gönlün pâk olsun.

Ey Oğul!.. Zümrüt-ü Ankâ´nı iyi seç ki, Kaf Dağı sana yakın olsun. Yolun ebediyete kadar açık olsun.

Ey Oğul!.. Yolun uzun, işin çetin, yükün ağır. Allah-û Teâlâ (cc) yardımcın olsun…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
E-Gazete -2-
SAYFA EDİTÖRÜ
RESMİ İLAN
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Ağri için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:36 07:20 12:20 14:45 17:03 18:34
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Zaman Gösterdi ki: Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil..

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM