Fırat Beyazıt ÇELİK


BAHÇE DEDE SEBODAN HABERDARMISINIZ..?

Doğubayazıt’ın özellikleri, güzellikleri bitmiyor.


Biteceği de yok. Çünkü insanları nandardır, üretkendir, misafirperverdir, hoş görülü, güler yüzlü dost canlısıdır, Doğubayazıt’ımın insanları.

       Doğubayazıt’ın bir turizm cenneti olduğunu bilmiyen yok. İshak paşa sarayı, Ağrıdağı, Meteor Çukuru, Buz mağaraları, Ağrıdağı eteklerinde ki, sazlıklarda bağrında barındıran dünyanın hiç bir yerinde eşi-benzeri olmayan kuş çeşitleri. Bunları bir çoğunuz bilir, asıl bilinmeyen yada bilmeyenlere eşsiz manzarasıyla,  gören her kesi hayrete düşüren ve hayran bırakan BAHÇE DEDE SEBO’den bir çoğumuz, yada bir çoğunuz haberdar değilsiniz, ne yalan söylüyeyim son zamanlara kadar benim de bu güzel yerden haberim yoktu, taki gazetemiz sahibi Nezir Çelik beni oraya çay-kahve içmeye götürünceye kadar. Gidip gördüğümde şaşkınlığımı bırakın, ayrılmak bile istemedim.

                  MUSTAFA ÇAMLIBEL’DEN DOĞUBAYAZIT’A BÜYÜK ESER

        Mustafa Çamlıbel namı değer, Kürtçe Paşı, Türkçe Paşa Uzun bir süre Avrupada kaldı. Çok diyarların tozunu-toprağını yaladı. Aradan uzun bir süre sonra Baba ocağı Doğubayazıt’a izinli geldi. Dedesinin Bahçesinde gezinirken “Ben bu bahçeyi kendi ellerim ile hayata geçirip, Doğubayazıt’a ve turizme kazandıracağım” deyip, Avrupaya gitmekten vazgeçer, her kes gibi kendisine şatavatlı villa, lüks araba alıp keyif çatacağına, ellerini-kollarını sıvazlayıp Dedesinin bahçesini hayata geçirmeye karar verir.

Bir çok arkadaşı ve yakını onunla dalga geçsede, sekiz köşeli şapkasını takar, şalvarını giyer başlar çalışmaya. Bir sürü meyve ağacı diker, bahçe ile kendi ilgilenir, ağaçlara kendi çocuğu gibi bakar, ve diktiği fidanlar büyür, üretken birer ağaç olur.Bahçenin her şeyi ile kendi ilgilenir, el emeği-göz nuru ile yoluna devam eder. Bahçe güzelleştikçe geleni-gideni çok olur, Mustafa Çamlıbel’in. Git gide takdir kazanır, yapamazsın, edemezsin diyenler, onun konağında bir bir ağırlanırlar.

          Bahçe otantik bir bahçe. Bahçe Dede Sebo tam anlamıyla bir manzara harikası. Oraya çıkıldığında Bir yanında İshak paşa sarayı, Ehmede Xanı Türbesi, bir yanında Doğubayazıt’ın endamlı görüntüsü, bir yanında Meryemana köyü ve Doğubayazıt’ın o endamlı dağları tepeleri ve de ve karşınızda her zaman dik duran, nazlı gelin heybetli Ağrıdağı.

           Bahçede gezerken her türlü meyveden faydalanmak mümkün. Yapının tümü doğal, Doğubayazıt kültürüne uygun yapılmış. Her taşın altında, her ağacın dibinde Mustafa Çamlıbel’in elinin teri vardır. Dedim ya! Kendi çocuğuna bakar gibi bu bahçeye bakmış ve hala da daha da güzel olsun, Doğubayazıt’a yaraşır ne varsa yapıyor, yapmaya da devam ediyor. 

Ne demiş, Büyüklerimizden alim ve bilgin olan birisi  “bir ağaç dikenin kırk yıl kölesi olurum” Bahçe Dede Sebo’da bir değil, yüzlerce ağaç dikilmiş.

        KEŞİŞİN BAHÇESİ YOK ARTIK, BAHÇE SEBO VAR!

        Her zaman yazılarımda belirttiğim Kaşişin Bahçesinde oturup, kana kana soğuk su içeceğim, diye, ama ne yazık ki, birileri Keşişin Bahçesini yolmuş, kaza çevirmiş. Hani Babayı ziyarete gittiğimizde, dönerken dostlarım dediler ki, “bak bakalım Keşişin Bahçesi nerede” her zaman olduğu yerde, demeye kalmadan, baktım bahçe denen bir şeyden eser kalmamış ne kadar ağaç varsa yerinden sökmüşler. Eskiden Doğubayazıt’ın en yeşil bahçesi olan Keşişin bahçesinden eser bırakmamıştılar.Üzüldüm ama yapacak bir şey yoktu, neyse ki, Sebo’nun Bahçesi imdadımıza yetişti.

       Bel ki, olur ya! Bir dostum, bir arkadaşım burada yakınının düğününü yaparsa diye onu da düşünmüş sevgili dostum Paşı.150-200 kişinin içinde rahatça eğlenebilecek bir yerde yapmış, hatta bu yerde faydalananlar bile olmuş. Çok ta mutlu olmuşlar, bu mutluluklarını çektikleri resim ve vidolarla hatıralarına katmışlar.

          Bahçeye giden yol her ne kadar taşlı bayırlı, çamurlu olsa da, Bahçeye giden, gelen çok oluyor. Yani anlayacağınız burası Doğubayazıt için tam bir turizm cenneti.

              MÜLKİ AMİRLERİ BU YER KONUSUNDA NEDEN DUYARSIZ?

         Peki Mustafa Çamlıbel bu kadar uğraş vermiş, gecesini-gündüzünü bu bahçe için harcamış, canla, başla çalışmış bu mekanı Doğubayazıt’a ve turizme kazandırmış, mülki amirleri bu yer konusunda her hangi bir ilgi ve alaka göstermişlermi?, Merak edip gidip bu otantik bahçeyi görmüşlermi?

Haaaa, Mülki amirleri derken, yine eski Kaymakamlarımızdan ve Doğubayazıt’a birer kalıcı eser bırakan bir kaç kişiyide anmadan geçemeyeceğim, hem onlara ayıp etmiş oluruz, hem de hakları üzerimizde kalmış olur.

         Evet Doğubayazıt’a bir kaç kalıcı eser bırakan ve hatta gittikleri her yerde Doğubayazıt’ı unutmayan, her zaman yad eden, ve hatta bazıları arada bir Doğubayazıt’a da gelir, bize şeref verirler. Kimdir bunlar?:

        “ İrfan Kenanoğlu, Abdullah Özbek, Nurullah Çakır, Cemalettin Demircioğlu, Rauf Ulusoy, Karahan Daşdan.”

         Dilim vardığınca, Doğubayazıt’ta kaldığım süre içerisinde Bahçe Dede Sebo hakkında bildiklerimi az da olsa sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bahçe Sebo’daki ağaçlar büyüdükçe, meyve verdikçe, Bahçe Sebo geliştikçe, her kim oraya gelişmesi için bir çivi çaktıysa bizde yazmaya ve gündeme getirmeye çalışacağız.

        Bu arada, Mustafa Çamlıbel böyle bir otantik bahçeyi Doğubayazıt’a, turizme ve bizlere armağan ettiği için kendisine müteşekkirim. Başarılarının devamını dilerken, her kesin bu konuda duyarlı olmasını dilerim...

        TEŞEKKÜRLER DOSTLAR

     Daha evvel ki, “Doğubayazıt  Sana Geldim” yazımdan dolayı, kendi fikirlerini belirtip, yazdıkları anlamlı yorumlardan dolayı, Gülten Aras Korkmaz, Havin Bahadır,Bahar Aysel Yardımcı, Sezen Engin Segil, Tamer Aladağ ve Halis İlhan’a sonsuz teşekkürlerimi iletirim.



  • Salı 26.8 ° / 11.6 ° Açık hava
  • Çarşamba 28.9 ° / 13.1 ° Bulutlar
  • Perşembe 29.7 ° / 13.8 ° Dağınık bulutlar

Ağrı

05.07.2022

  • İMSAK 02:46
  • GÜNEŞ 04:39
  • ÖĞLE 12:17
  • İKİNDİ 16:14
  • AKŞAM 19:46
  • YATSI 21:31