ACIYI BAL EYLEDİK...
.
Tarih: 28.2.2017 23:21:26 / 1072okunma / 0yorum
Fırat Beyazıt ÇELİK
   Hayat hep mutluluk üzerine kurulu değil elbet. Mutluluk; yoğrulan acılar arasında gizli hep. Kendi hayatımı gözden geçiriyorum; Büyük acıların arasına gizlenmiş, küçük mutluluklar buluyorum. Bazıları bir anlık, bazıları üç-beş gün süren. Daha sonra acılarımı tartıyorum; Hepsi ömrümden ömür çalan, en kısası yıllarımı alan...
                  Hayat..... Hey hatttt. Ne garip bir şey yaşamak. Onca acılara rağmen, küçük mutluluklara sarılıp yaşamak... İnadına, inadına. İhanetine rağmen, zamanın çaldıklarına rağmen, zamana meydan okuyup yaşamak. Hey hatttt. Ne garip bir şey yaşamak.
                    Derler ki, Allah acıyı insanoğlu  dışında tüm canlara vermiş. Hiç biri taşımamış. Daha sonra heybetli dağlara ve taşlara vermiş. Taş üstüne taş kalmamış ve en son insanoğluna vermiş. Bakmış insanoğlu acıyı zamanla yoğuruyor.
Ağlasada gülmekten vazgeçmiyor. Bırakmış insanoğlunun üstüne. İyimi yapmış...
Kötü mü tartışılır... Acıya  dayanma sınırı  her insanda farklı, bunun için derler ki, Allah her insana ancak taşıyabileceği kadar acıyı  yükler. Burada da bir haksızlık  var elbet. En güçlü insanlar en çok acıyı yoğuranlar çünkü  zaman, zaman  yoğurulmakla da kalmıyor, boğuluyor.
          Öyle anlar oluyor ki, en sevdiklerimiz gözlerimizin önünde acıylan boğuşurken çaresizce izliyoruz.
Paylaşarak azaltmak istiyoruz, paylaşmayı beceremiyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor, çünkü. Ve her kes payına düşen ateşle yanıyor.
             En son komşumuz Düzce eşrafından Hacı Şerafettin Öztürk´ün eşi, çok sevdiğimiz ablamız, Müzeyyen Öztürk´ün ani ölümü bizi şoke etti.
         Müzeyyen abla bizim için bir abla ötesinde bir anaydı, bir candı, cana can katandı. Ölümü bize çok ağır geldi. Hep beraber ağladık, Altuğ Durgu, Özlem, Aslı Öztürk, Anıl ve Kerem. Göz yaşlarımızı  savurduk kurak topraklara, topraklar yeşerlendi fidan oldu, fidanlar meyve verdi, ama ne var ki, bizim acımız hiç dinmedi ve dinmiyecek.
           Aslı Öztürk annesinin acısına dayanmayıp, kendini yerden yere vururken, Özlem Öztürk ayakta durmaya çalışıyordu tıpkı babası Hacı Şerafettin Öztürk gibi. Müzeyyen abla torunu Anıl´a isim koyarken, Anıları hep taze kalsın, tozlu raflara koyulmasın. Anıl, anneannesinin tabutu başında  fenalık geçirdi, aslında Anıl kalıbının adamıdır, hiç bir şeye eyvallahı yoktur,ama acı işte,acı çektikçe zordur insanı yatıştırmak.Anıl iyidir, saygıdan kusur etmez,ter temiz bir yüreğe sahip...
            Oy havar  acılar dağları deldi, yüce Ağrıdağı bu acıya boyun eğdi, şimdi artık kimse bana hesap sormuyacak, Fırat nerden , geledin nereye gididyiyorsun?, demiyecek, ah ablam ah, Yusuf Hayaloğlu´nunun dediği gibi bu kühne dünyanın neyini beyenmeyip  öbür tarafa taşındın?..
        Ablamızın mekanı cennet olsun. Geriye kalanlara Allah sabırlar versin.
        Ama öylede, böylede yaşam devam etmek zorunda... Kolay olan vazgeçmek, zor olan mücadele etmek. Güçlü olanlar acıları taşıyan olduğuna göre  mücalededen vazgeçmek korkaklara kalıyor...
             Acıyı bal eylemek kolay olmasa  da her durumda.Acıyı taşımak yiğitlerin işi.Onu törpülemek te zamanının sanırım. En çaresiz  anılarımızda  zamana sarılın. Bırakın sürükleyip alsın kötü olan hatıraları,güzellikler kalsın geride bıraktığı.
           Gidenin yokluğu acıtır canımızı,bıraktığı hayal ise canlı tutar yaşamımızı.Yaşamak için yaşatırım...
            Giden gitmiştir, giderken paylaşılan anılarına emanet etmiştir.
            Vazgeçmek paylaşılan anlara,emanet kalananılara ihanet olur.
        Anlardır,anılardır insanoğlunu her koşulda  ayakta tutan.İnsana yaşama gücü  veren.
            Hayat; yoğrulan acılar arasında gizli olan  mutluluklarda saklı.
           Demem o dur ki, nasıl bir sevdiğimizi yitirir üzülürüz, dünyaya annesinin karnına tekmayi atıpta,hayata merhaba diyen,aramıza katılan bebeğede seviniriz.Bebek ağlar bu sefer biz güleriz.
Acı ile kederi bir arada yaşamaya mecburuz. Hayat dediğimiz budur işte sevgili okurlar ve dostlar...
 
Anahtar Kelimeler: ACIYI, EYLEDİK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SIKINTI VAR… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
BAY-DER´İN DÜNÜ BU GÜNÜ… (17 Haziran 2018 - Pazar)
CANIM KARDEŞİM ASIM ÇELİK… (30 Mart 2018 - Cuma)
BAY-DER ARTIK BURSLARLA İLGİLENMİYOR. (25 Şubat 2018 - Pazar)
ÖZTÜRK´LERİN MUHTEŞEM DÜĞÜNÜ… (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
DOST!... (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
HÜSEYİN DUMLU BİR EFSANEYDİ… (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
BU RÜYALAR BİR GERÇEK OLSA!... (11 Kasım 2017 - Cumartesi)
20.YIL TEŞEKKÜRÜ… (05 Kasım 2017 - Pazar)
20. YILA GİRERKEN… (08 Eylül 2017 - Cuma)
EVLERİMİZ ESKİDEN KERPİÇTENDİ… (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
ABDULLAH SEMETAY ve İYİLİK-DER… (04 Haziran 2017 - Pazar)
BUNLAR BİRER ÖRNEK!... (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
İKİ GÜZEL DOSTA SELAM OLSUN… (20 Nisan 2017 - Perşembe)
HER ŞEY DOSTANE OLMALI!... (02 Nisan 2017 - Pazar)
MENAJERLİ SANATÇILARA DEMEM ODUR Kİ… (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
MERVE VE HÜSEYİN´İN DÜĞÜNÜ… (09 Şubat 2017 - Perşembe)
DOSTLARIN YENİ YIL MESAJLARI… (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
19. YILIMIZA GİRERKEN… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
BU METİN´İ İYİ OKUMAK LAZIM… (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
DOĞUBAYAZIT´LININ DİK DURUŞU… (27 Eylül 2016 - Salı)
BAZILARI BUNLARI BİLMELİ… (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
MUSA TURAN´IN SELAMI VAR… (29 Temmuz 2016 - Cuma)
BAY-DER´İN BAŞINA GELENLER (02 Haziran 2016 - Perşembe)
BENİM METİN´LERİM... (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BAZILARINA BUNLARI ANLATMAK LAZIM... (03 Mart 2016 - Perşembe)
DİYADİN-DER (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
SİZİN, SİZDEN HABERİNİZ VAR MI?... (24 Aralık 2015 - Perşembe)
BAY-DER NELER EDER?... (27 Kasım 2015 - Cuma)
AĞRI`DAKİ İDARECİLERİ ELEŞTİRİRKEN... (28 Eylül 2015 - Pazartesi)
ARADA BİR DOĞUBAYAZIT´I YAD ETMEK... (27 Eylül 2015 - Pazar)
CEVAT İSSİ´DEN YANIT GECİKMEDİ… (12 Ağustos 2015 - Çarşamba)
DOĞUBAYAZIT´LI İŞ ADAMLARINA SESLENİŞ (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
DOĞUBAYAZIT VE İRAN (25 Temmuz 2015 - Cumartesi)
DOĞUBAYAZIT´TAN KOBANİ´YE UZANAN ELLER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BAY-DER İÇİN İFTAR VAKTİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
AĞRI´NIN AĞRILARI VAR!... (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
VİLAYETİMİZİ GERİ İSTİYORUZ (19 Haziran 2015 - Cuma)
BAY-DER´İN PİKNİĞİ ŞÖLENE DÖNÜŞTÜ, (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
BANKALAR KESİK ATIYOR (04 Haziran 2015 - Perşembe)
Sayfa:
E-Gazete -2-
SAYFA EDİTÖRÜ
RESMİ İLAN
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Ağri için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:36 07:20 12:20 14:45 17:03 18:34
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan gönül bir katı taşa benzer.

Yunus Emre
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM