Egazete


  • Pazar 22 ° / 6 ° Güneşli
  • Pazartesi 23 ° / 7 ° Güneşli
  • Salı 23 ° / 7 ° Güneşli

Ağrı

31.05.2020

  • İMSAK 02:45
  • GÜNEŞ 04:35
  • ÖĞLE 12:11
  • İKİNDİ 16:07
  • AKŞAM 19:36
  • YATSI 21:18
  • BIST 100

    105.520%0,15
  • DOLAR

    6,8138% 0,03
  • EURO

    7,5785% 0,41
  • GRAM ALTIN

    379,64% 0,85
  • ÇEYREK ALTIN

    626,406% 0,85


Anahtar Kelimeler: SİYASİ GÖÇLER…

SİYASİ GÖÇLER…

A. Çelik

Artık tüm siyasi mahallelerden bir göç hareketi başlamıştır. 31 Mart yerel seçimlerinde etkisini gösteren bu hareket ne beyin göçü ne de savaş göçüdür. Gönül göçü olarak niteleyebileceğimiz bu taşınmayı başlatanlar, kendilerine yeni bir yurt yeni bir mahalle aramaktadırlar.
Artık ideolojiler sorgulanmakta özelliklede siyasal islamın gerekliliği tartışılmakta ve bu tartışma toplumun din algısında da ciddi anlamda erozyona neden olmaktadır. Tıpkı küreselleşme süreci ile birlikte yok olmaya başlayan milliyetçilik örneğinde olduğu gibi. Yine bu süreçte konvansiyonel anlayışla Atatürkçülük ve laiklik merkezinde ayakta kalmaya çalışan sosyal demokrat anlayış ise evrilmediği sürece siyasal anlamda muhalefet etmekten öte bir anlam taşımayacak, toplumun önemli bir kesmini kuşatacak gönül hareketi,olma özelliğine kavuşmayacaktır. 
Geçtiğimiz hafta kısık seslede olsa dillendirilmeye çalışılan ve dahi pazarlıklara teşne tutulan başkanlık sistemindeki mevcut % 50 +1 uygulaması, önümüzdeki süreçte büyük partilerin küçük partiler tarafından esir alınmasının yolunu açacağa benziyor.
Siyaset artık matematikle entegre olmuş durumdadır. Artık her yeni oluşum 50 +1 lik yığının %1 ni elde etse bile anlam ifade edecektir. Micro ölçekli siyasetten nano boyutlu siyasete geçiş süreci geçmiste yaşadığımız küçük pazarlıklara rahmet okutacak mı yoksa? 
Küçük olmak güzel olduğu kadar önemli hale gelmiştir. "Small is beautiful" dan "Small is important" ta dönüşüm süreci. Ekonomik konjonktürde yaşadığımız krizle birlikte hayatiyet taşıyan ölçek ekonomileri ve küçülmenin siyasi arenadaki olası bir kriz öncesi karşılığı mı yoksa yaşadıklarımız?...