Egazete


  • Cuma 6 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cumartesi 5 ° / -3 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 2 ° / -3 ° Parçalı bulutlu

Ağrı

15.11.2019

  • İMSAK 05:18
  • GÜNEŞ 06:45
  • ÖĞLE 11:57
  • İKİNDİ 14:36
  • AKŞAM 17:00
  • YATSI 18:21
  • BIST 100

    104.741%0,93
  • DOLAR

    5,7494% 0,00
  • EURO

    6,3416% 0,01
  • GRAM ALTIN

    271,16% -0,24
  • ÇEYREK ALTIN

    447,414% -0,24


ŞEHİR GAZETECİLİĞİ DENİLEN MEDYA…

Lokal anlamda dar bir bölgede, şehirde, ilçede yapılan gazeteciliğe Yerel Gazetecilik denir.

Yerel Gazeteciliğin eski dildeki karşılığı Mahalli Basın olarak tanımlanırdı.

Ben bu iki tanımın dışında farklı bir logo kullandım “Şehir Gazeteciliği”

Şehir gazeteciliğin ülkemizdeki tarihsel süreci Cumhuriyet dönemiyle başlar.

Ülkemizin, geçmiş tarihinde mahalli gazetecilik vardı.

Özellikle Osmanlı duraklama gerileme, çöküş dönemlerinde İstanbul merkezli gazetecilik faaliyeti çok etkindi.

Bab-I Ali diye tanımlanan gazeteciliğimizin merkezinde İstanbul’dan Anadolu ya bir bakış söz konusuydu.

İstanbul ağırlıklı bu gazeteciliğin daha sonra İzmir, Ankara gibi önemli illerce örnek alış söz konusu olsa da asıl kaptan köşkü İstanbul’du.

Günümüz Türkiye’sinde İstanbul Türk gazeteciliğinin yürütüldüğü en önemli merkez olma özelliğini korumaktadır.

O dönemlerdeki tüm gazetelerin kent gazetecilik özelliklerine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bunun en önemli nedeni o yıllardaki iletişim ve haberleşme teknolojisin az gelişmiş olmasıdır.

Doğru dürüst telefon iletişiminin olmaması, Osmanlı coğrafyasının çok geniş, dar engebeli olması, ulaşımı sağlayacak makineleşmenin olmaması bu gazeteciliği mahalli basın olma noktasından öteye taşıyamıyordu.

Gazetecilik mesleğinde haberi anında kaynağında tespit etmek, tüm yönleriyle okura aktarmak ve okuyucuya gazeteyi en hızlı bir şekilde ulaştırmak şarttır ve gazeteciliğin gelişmesinin en temel göstergesi bu niteliktir.

Günümüz çağında ki İnternet denilen saniyelik bilgi alış verişini sağlama, o dönemde olmadığı için, basının gelişimi de çok ağır, hantal ve gecikmeli bir süreci yaşamak zorundaydı.

Matbaanın bulunuşuyla birlikte hızla büyüyen, gelişen gazetecilik, bu alandaki teknolojinin daha gelişmesiyle birlikte yüksek bir ivme kazandı.

Eski model gazetecilikte harfler belli bir sistematik içinde dizilerek metin oluşturulur, el yardımıyla tamamen mekanik yöntemlerle baskı yapılırdı.

Yine o dönemde basılan gazetelerin kâğıtları yüksek kalitede olmadığı için, eski gazeteleri elinize aldığınızda hem okumakta zorlanır hem göz çok yorulurdu.

Olaylarla ilgili fotoğraf yerleştirme ise mümkün olmadığı için konular genellikle elle çizilen çizimlerle yansıtılmaya çalışılırdı.

Ulusal basın bir kentteki her olayı, gelişmeyi aktarmaz.

Kentteki kanaat önderleri ulusal medyada etkin olarak seslerini duyuramaz.

Bu görevi mahalli basın yerine getirir.

Şehir gazeteciliğinde vatandaş kendi gündemini, gündelik hayatının olaylarını daha iyi takip etme şans bulur.

Ulusal medya o kentte olan, kendince önemli olayların bilgisini, yine kentteki gazetelerden alır.

Bugün kurulan ajanslar vasıtasıyla ulusal medya tüm illerden anında bilgi alabilmektedir.

ŞEHİR gazeteciliğinin en büyük zorluğu dar olanaklarla, kısıtlı vasıtalarla çalışmak durumunda kalmasıdır.

Matbaacılıktan gelen kısıtlı ekonomik imkânlarla gazeteci meslektaşlar kentteki gazetelerini yayınlamaktadırlar.

Ulusal reklâmdan katkı payı alamayan yerel basın, ancak ildeki kamu ilanlarıyla varlıklarını idame ettirebilmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kent gazeteciliğin en ağır koşullarda yapıldığını söylesek, abartmış olmayız.

Haberi her yönden araştırmak, araştırmacı gazetecilik yapmak, yöneticilerin hoşlanmayacağı konuların üzerine gitmek, hele hassas konularda fotoğraf almak bu bölgelerde gerçekten çok zordur.

Günümüzde internet gazeteciliği diye tanımlanan haberlerin çoğunun yalan yanlış bilgilerle yayınlanması ŞEHİR gazeteciliğin önemini bir kez daha arttırmaktadır.

ŞEHİR gazetelerin tümüne yakınının internette yayınlanması kent gazeteciliğinin hem okunma çapını büyütmekte hem başka illere göç etmiş insanların kendi kentleriyle ilgili olaylar konusunda habere ulaşmasını sağlama gibi önemli bir yararda söz konusudur.

Üzülerek belirtelim, bu bölgede okuma yazma oranının düşük olması, bölgenin ekonomik anlamda gelişmemiş olması, halkın ekonomik anlamda, gelirlerinin düşük olması bu gazeteleri hem madden hem madden gelişmesini önleyen önemli faktörlerdir.

Doğu ve Güneydoğu Bölgesindeki siyasiler ve bürokratların ŞEHİR gazetelerine ve kent gazetecilerine bakış açısı ne yazık ki olumlu ve saygın olmaktan uzaktır…

Dar imkânlarla, kısıtlı olanaklarla, zor şartlarda halkı bilgilendirmek gibi asil bir hizmet gören yerel gazeteler, gazeteciler, ulusal medyaya bakış kadar önemsenmez.

ŞEHİR gazeteciliğin sorunlarını, çağa uygun gelişimini sağlayacak imkânlarına nasıl ulaşacağını, anlatmak bu küçük köşeye sığmayacak kadar geniş kapsamlı bir konudur.

Asla unutulmasın ŞEHİR gazeteciliği bir kentin sosyalleşmesinde, gelişmesinde, insanların demokratik sisteme adaptasyonu noktasında çok önemli işlevlere sahiptir.

ŞEHİR gazeteciliği bir kentin yüzüdür.

Bu yüz ne kadar güzel görünürse kentin gelişimi, tanıtımı o denli güzel olacaktır.

Bu konuda en önemli görev kentin en büyük mülki amiri olan Vali,  Kaymakam ve Belediye Başkanlarına düşmektedir. (SEDAT ERİŞ)