Egazete


  • Pazartesi -1 ° / -13 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 0 ° / -13 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 1 ° / -12 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.547%0,28
  • DOLAR

    7,3812% -0,39
  • EURO

    8,9774% -0,50
  • GRAM ALTIN

    442,55% 0,16
  • Ç. ALTIN

    730,2075% 0,16


SAATLER NEDEN İLERİ-GERİ ALINIYOR?...

Saatler 29 Mart'ta 1 saat ileri alınacak

Saatler 29 Mart Pazar günü 03.00'ten itibaren bir saat ileri, 25 Ekim Pazar günü 04.00'ten itibaren de bir saat geri alınacak.

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatlerin yeniden ayarlanmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, saatler 29 Mart Pazar günü 03.00'ten itibaren bir saat ileri, 25 Ekim Pazar günü 04.00'ten itibaren de bir saat geri alınacak.

Saatler neden ileri ve geri alınıyor?

Peki aydınlatma, ısıtma, soğutma ve enerji tasarrufu açısından önem taşıyan bu uygulama nasıl ortaya çıktı?

İlk olarak 1784'de, Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar” özdeyişinin sahibi Amerikalı politikacı ve fizikçi Benjamin Franklin, Fransa'ya elçi olarak yollandığı sırada, Paris halkının mum israfını önlemesi ve gün ışığından daha çok yararlanması için imzasız bir mektup yayımladı

Mektupta getirilen öneriler arasında panjurları vergilemek, mumları karneye bağlamak ve insanları gün doğumu sırasında kilise çanları ve top ateşiyle beraber uyandırmak vardı.

1.Dünya Savaşı'nda uygulama başladı

Çağdaş yaz saati uygulaması ilk kez Yeni Zelandalı bir böcekbilimciGeorge Vernon Hudson tarafından önerildi. Vardiyalı bir işte çalışan Hudson, böcek toplamak için yeterli zaman bulamamaktaydı. 1895'te Wellington Felsefî Topluluğu'na bir bildiri yollayarak iki saatlik bir değişimi kapsayan yaz saati uygulamasını önerdi.

Çağdaşı İngiliz müteahhit William Willett de 1905'te kahvaltıdan önce çıktığı bir gezintide Londra'daki insanların pek çoğunun yaz günlerinin ilk saatlerinde uyuyor olduklarını keşfederek benzer bir uygulama tasarladı.

Türkiye'de 1940'ta başladı

Uygulama I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kömür kullanımından tasarruf etmek istemesiyle başladı. Daha sonraları Birleşik Krallık, müttefikleri ve Avrupa'da savaşta yer almayan birçok devlet bu uygulamayı benimsemeye başladı.

Türkiye'de ilk kez 1940'da uygulama resmen başladı. Ancak arada 16 yıllık bir askıya alma süreci oldu. 1972'den sonra uygulamaya aralıksız devam edildi.