Egazete


  • Perşembe 11 °C / 2 °C Güneşli
  • Cuma 13 °C / 5 °C Güneşli
  • Cumartesi 12 °C / 5 °C Parçalı bulutlu

Ağrı

24.10.2019

  • İMSAK 04:57
  • GÜNEŞ 06:20
  • ÖĞLE 11:57
  • İKİNDİ 14:55
  • AKŞAM 17:24
  • YATSI 18:42
  • BIST 100

    99.785%1,94
  • DOLAR

    5,7406% 0,11
  • EURO

    6,3959% 0,19
  • GRAM ALTIN

    274,82% -1,10
  • ÇEYREK ALTIN

    453,453% -1,10


Anahtar Kelimeler: HAYATI SIRTLAYAN İNSANLAR

HAYATI SIRTLAYAN İNSANLAR

Hamallar, taşınabilir yükleri, omuzda veya sırtta arkalık denilen bir kalın iple sırta tutturulmuş semer üzerinde ya da bir el arabasında ücret karşılığında taşıyan ve sadece bu iş ile geçinen kişilerdi eskiden.

     Hamallar, bir arkalık ile tek çalıştığı gibi, büyük piyasalarda yani hanlarda grup halinde de çalışırlar.

Hamallar hanlarda, pazarlarda bir taşıma, yükleme boşaltma işçiliği yapıyor ayrıca kısa mesafelere müşteri eşliğinde arkalıklarıyla garaja, kamyona, depoya, ambarlara, kadar yük taşıyorlar. Fakat günümüzde hamallık mesleğine olan ilgi yok denecek kadar azaldı ama kaybolmadı. Bu işi meslek edinen ve geçimlerini hamallık yaparak kazanan insanlar halen mevcut. Tabi ki insan gücünün yerini makineler aldı fakat eski geleneği sürdüren hal-i hazırda birçok hamal grupları var.

 Yük değil ekmek parası...

Başta çekingen davranan hamallar daha sonra bizi benimsediler ve konuşmaya başladılar. Abdullah Sarıdoğan; Adıyamanlı ve 30 senedir bu işi yapıyor.30 sene önce bu işe başlamış fakat şimdi zorunda olduğu için bu mesleği yapıyor.Abdullah ağabey:  “ Sabahın 7 sinde iş başı yapıyoruz.Yük olursa taşıyor sonra iş çıkana kadar oturuyoruz.Tüccarların işlerini yapıyoruz.Başka da bir şey yok ” diyor.                             
Hemen yan tarafında oturan Ramazan ağabeye söz verdiğimizde ise; “ Adıyamanlıyım bende.Daha önce kahve işlettim, pazarcılık yaptım, tezgahtarlık yaptım en son işlerim ters gidince mecburen hamallığa yöneldik.Çaresizliğin içindeyiz mecburen bu işi yapıyoruz ekmek parası…” diyor ve tam o sırada bir iş çıktığının haberini alıyoruz onlar sıra sıra iş yerindeki taşınacak eşyalara doğru ilerlerken bizde arkalarından ilerliyoruz. Bir yandan yük taşıyan bir yandan bizimle konuşan hamalların başında duran kahya Sabri ağabeyin yanına geliyor ve bu işin sıkıntılarını öğreniyoruz.

 “Bu işi bizden başkası yapmaz”

Sabri ağabey diğer çalışanlar gibi başkanlarından biraz çekinse de anlatmaya başlıyor:

“Bu piyasa da eskiden yoğun işler vardı.15 20 sene evvel bu hamallık işi iyiydi. 90’larda falan. Şimdi bitti. Büyük tekstil yerlerinin kurulması bizim işleri bozdu. Bu yüzden sektördekilerin çoğu bıraktı. Burada her bölge kendi içlerinde ayrılmış durumda kimse kimsenin çalışma alanına giremez. Kahya vardır işler onun üzerinden yürütülür. Mesela kahya işini düzgün yapmasın değiştirilir. Hamallar arasında da seçim vardır. Derneğimiz de var Yükçüler Esnaf derneğimiz var. Ama bu işin sıkıntısı artık işler gitti önceki gibi değil.

Buralar hep büfe baharatçı oldu. Gidin diyorlar terk edin burayı diyorlar. Bu hamallıkta çoğu Adıyamanlıdır. Adıyamanlılardan başka kim hamallık yapar. Biz Kürtlerin kafası çalışmıyor. Ondan hamallık yapıyoruz”

 Kadir amcayı unutmamak lazım…

“ 30 senedir hamalım. Mecburum. Aç kaldın mı hiç? Ekmek parası işte… Ne sigortamız var ne bir şeyimiz. Kimse demiyor ki sıkıntınız var mı yok mu? Sanki biz Türkiye devletinin vatandaşı değiliz. Devlet bize bakmıyor. Biriside demedi ki siz sigortalı çalışıyor musunuz? Biz de hiç bilemedik ki… Kahya kendini düşünür. Herkes kendini düşünür. Primleri ödeyemediğimiz için emekli de olamadık. Maddi sıkıntı var. Haftanın 6 günü çalışıyorum. Ara sıra gelmiyorum rahatsızım. Dizlerim ağrıyor. Gençlikte bir şey yok belli olmuyor da hastalıkta belli oluyor.”

Semerler

200 kiloluk bir yükü bu semerler sayesinde kaldırabiliyorsunuz. Belinizi tutuyor. Yük omuz kısmına bindiği için gücü iki kollarınızdan alıyorsunuz. Bel kısmına oturduğu için de çok ağırlık vermiyor, çok zorluk çekmiyorsunuz. Akşama kadar bu semerlerle çalışan hamallar semerlerle bir bütün. Üstlerinde oturuyorlar, dinleniyorlar, işe gidiyorlar.

   Askeriyedeki gibi rütbe rütbe bölünmüş( hamal, kalfa, başkan ) olan hamallık mesleğini Başkan dedikleri hepsinin en başı olan İrfan Bey’den dinledik. Sorularımızı cevaplayan İrfan Bey ile ufak bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbette:

 Bu mesleğin detaylarından biraz bahseder misiniz? 

Şimdi burada bir kahya vardır. Cumhurbaşkanı gibi. O kahya alt sokakta durur. Kahya arkalık yani yük almaz. Kahyanın da alt rütbesi vardır. Kademe kademedir. Kahya çift yevmiye alır. Hamal 50 lira alıyorsa kahya 100 lira alır. Mesela bir tane hamal kahyaya karşı geldi diyelim, ya da yanlış bir şey söylediğinde; kahya o gün hamalların tabiri ile yolsuz eder. Yani o gün para alamaz. Kahyanın böyle bir hakkı vardır.  Hamalların tabiri ile Kolbaşı denen biri belirlenir. O sokağın girdisini çıktısını o tutar. Akşama da parayı esnaftan o toplar. Hamallar ise yükleri taşınacak yerlere taşır. Aynı askeriyede rütbeler olduğu gibi bir sistem var bu meslekte. Burada emir-komuta zinciri var. Emire karşı itaatsizlik olmaz.  Genel olarak işler bu şekilde işler.

Peki çalışma şekli hamallar arasında nasıl işliyor? Nerelerde hamalların yerleri var?

Bir bozuk paraya benzeyen üstünde 7,5 yazan bir demir parçası vardır. Ona marka denir. O markayı hamal sabah 7 de alması lazım. Giriş fişi gibi bir şey. Onu saatinde alacak ki akşama onunla beraber para alabilsin. Bir de hamalların her hafta izin günleri vardır. Bir liste vardır. Her hafta değişir. Kimin hangi gün izinli olduğu bilinir. Hamallara ait yerler ise önceden Eminönünde çok vardı ama şimdi bizim yan tarafımızda Şekerci bölüğü var. Sultanhamam da var. Bunların devamı Gedikpaşa’da var . 3 tane bölük var burada. Burasının adı Mercan bölüğüdür. Aşağıdaki şekerci bölüğü ve Sultanhamam’daki bölüğüdür. Bizim işçilerimiz orada çalışamaz. Onların işçileri bizim bölgemizde çalışamaz. Herkesin yeri bellidir.

Hamallara kaldırdıkları yükler sorun olmuyor mu? Nasıl kaldırıyorlar? Sağlık sorunları nelerdir?

Ekmek parası ne yapsınlar ama orda bütün sıkıntı kemerde. Semer bütün yükü sırta dağıtıyor. Bu meslekte yükü dengeli kaldırmazsan bel fıtığı olursun. Çok hastalanıp yatan var hamallıkta. Gördüğünüz gibi zaten belli yaş aralığının üstünde olan amcalar var. O yüzden izin günleri oluyor.

Hangi şehirlerden hamallar var? Şu şehirde hamallar çok diye bir genelleme yapabilir miyiz?

Aslında garibanlar hamallık yapıyorlar ama genelde Adıyaman ve Malatya civarındaki insanlar bu işi yapıyor. Bunlar başka iş yapamazlar ki. Okumamışlar da çoğu dedesinden babasından kalma işleri sürdürüyor.

Hamalların arasında bir anlaşmazlık oluyor mu?

Mesela burada kahya seçimlerinde çok kavga olur. Bazen kavgalar o kadar büyür ki işin içine hamallık mafyaları bile girer. Çok büyük olaylar olur hatta adam dövmeler bile olur. Kahya seçildikten sonra her şey düzelir. Kahyanın eli cebindedir. ‘Ahmet sen oraya git, Mehmet sen buraya git ‘der akşama da parasını alır. İşin kaymağını kahya yer ama bütün prosedürleri de o halleder.  Ağzı laf yapan biri kahya olur. Hamallar konuşamıyorlar ki nasıl konuşsunlar. Ayarlamaları nasıl yapsınlar.

Önceki hamalcılık işi ile şimdiki hamalcılıkla arasında değişim oldu mu?

Tabi ki. Mesela Çarşılı Han var yukarıda. Zamanında bir adam çalışsın diye 100 bin lira 150 bin lira hava parası veriyorlardı hamallık yapsın diye. Almanya’da 20 sene çalışmışsın diyelim o zamanlar hamallık yapıyorsan burada 2 sene çalışsan yetiyordu zaten. Almanya’da kazandığını burada hamallıkla çıkartıyordun. Piyasa iyiydi 80’ler 90’larda.Herkesin yapacağı iş değil. Adamın başka işi gücü yok ki ne yapsın. İşi olsa hamallık yapar mı? Burası böyledir maalesef.

İşler ne durumda peki?

Önceki kadar iş alamıyoruz. Çünkü buradaki esnafın çoğu Güneşli ’ye, Bayrampaşa’ya, Zeytinburnu’na dağıldığı için buralar bitti. Burada yer yok, adamın deposu yok o yüzden dağılmak zorunda kaldı ama buradaki hamallar oralara gidip çalışamazlar.

İşyerlerinin taşındığı semtlerde yeni hamal piyasası oluştu mu?

Yapamazlar. Bunların taşıdığı yükü herkes taşıyamaz. 200m kot kumaşını bu adam 5.kattan aşağı taşıyarak indiriyor ya da yukarı çıkarıyor. Başka yerlerde vinç ile çıkarıyorlar. O yüzden oralarda hamalcılar olmadı.

Durum vaziyet bu…

Derleme: Yasemin Şenkol

Editör: Büşra Çelebiler